T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/12/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:20/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:12/12/2025 DAVANIN KONUSU:Konkordatonun Feshi GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:20/02/2026 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalıların Mahkemenin ... E. sayılı dosyası ile konkordato mehil verilmesi talebinde bulunduklarını ve taleplerinin kabul edildiğini, ancak konkordato tasdik edildikten sonra borçluların, konkordato şartlarını ihlal ederek konkordatoda öngörülmüş olan tarihte ödemesi gereken taksitleri müvekkiline ödemediğini belirterek konkordato projesi kapsamında müvekkiline ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun konkordato komiserine sorulmasına, davalılar tarafından ihlal edilen konkordatonun müvekkili bakımından feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; "Davacı, konkordatonun feshi istemi ile dava açmıştır. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran, daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden, bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Davalı şirketler konkordatonun tasdiki istemi ile dava açmış ve Mahkememizin 12/03/2025 tarih ... E. ... K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın istinafı üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 20/10/2025 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararı ile Mahkememizin 12/03/2025 tarih ve ... E. ... K. sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize iade edilmiş yargılamaya ... Esas üzerinden devam olunmakla derdest bir dosyada alacaklının bu şekilde konkordatonun feshini istemekte hukuki menfaati bulunmamaktadır. Davalı şirketler hakkında talep edilen konkordatonun tasdiki istemli davanın derdest olması, davacının, işbu davayı açmasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesi uyarınca hukuki yararın olmaması, hukuki yararın da anılan kanunun 114/h. maddesi uyarınca dava şartı olması nedenleri ile davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114/h ve 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların konkordato projesinin tasdik edildiğini, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki proje gereği 05.05.2025 tarihinden itibaren ödemelere başlanılmasının kararlaştırıldığını, ancak konkordato tasdik edildikten sonra borçluların, konkordato şartlarını ihlâl ederek konkordato hükmünde kararlaştırılan vadelendirmelerde ödemesi gereken taksitleri ödemediğinden talep eden alacaklı yönünden konkordatonun kısmen feshinin talep edildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... sayılı kararı ile "(...)konkordato kararına iliskin aynı mahkemenin ... E. ... K. sayılı kararı kararının kesinleşmediği(...)" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olsa da İcra ve İflas Kanunu'nun konkordatonun kısmen feshi başlıklı 308/e-1 maddesine göre proje kapsamında belirlenen vadelerde taksit ödemesi yapılmayan veya eksik ödenen alacaklı konkordatonun kendisi yönünden feshini isteyebileceğini, fesih talebinde bulunabilmek için tasdik kararının kesinleşmesine de gerek bulunmadığını, davalının konkordatoya tabi borcunu ödeme takvimine uymaksızın ödemesi sonuca etkili olmadığı gibi dava açıldıktan sonra yapılan ödemelerin de davayı konusuz bırakmayacağını, somut olayda, davalıların tasdik edilen proje kapsamında belirlenen tarihlerde vadesine uygun şekilde taksit ödemelerini yapmadığını, gerçekte borçluların tasdik edilen konkordatoya göre; davalılardan ... Turizm İşletmecilik ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 2025 yılı Ekim ve Kasım aylarına ilişkin aylık ödemesi gereken 31.000,00 TL olmak üzere toplam 62.000,00 TL ödenmesi gerekirken bu paranın ödenmediğini, diğer davalı ... Otomotiv Turizm ve Ticaret Limited Şirketi tarafından 2025 yılı Ekim ve Kasım aylarına ilişkin aylık ödemesi gereken 113.666,67 TL olmak üzere toplam 227.333,34 TL ödenmesi gerekirken bu paranın ödenmediğini, ilgili mevzuatta konkordatonun kısmen feshi balıklı 308/e maddesi uyarınca konkordatonun tümden feshi için verilen kararın kesinleşmesi gerekse de alacaklının kendisi yönünden kısmen feshini talep etmesi durumunda kararın kesinleşmesinin aranmayacağını, konkordatonun kısmen feshini düzenleyen 308/e maddesinde, tamamen feshi düzenleyen 308/f maddesinin aksine “tasdik kararının kesinleşmesini” öngörmemiş olması, mahkeme kararının tasdikten sonra ödeme takvimini başlatması, ödemelerin aksatılması halinde vekil eden alacaklının “kısmen fesih talep etmesinin” haklı olması ve konkordato tasdik kararına aynen uyma zorunluluğunun bulunması dikkate alınarak; taksit ödemelerinin tasdik kararının kesinleşmesinden sonra başlamadığı durumlarda konkordatonunun kısmen feshinin tasdik kararı kesinleşmeden talep edilebileceği kabul edilerek İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Konkordatonun kısmen feshi 2004 sayılı İİK'nın 308/e maddesinde; "Kendisine karşı konkordato projesi uyarınca ifada bulunulmayan her alacaklı konkordato uyarınca kazanmış olduğu yeni hakları muhafaza etmekle birlikte konkordatoyu tasdik eden mahkemeye başvurarak kendisi hakkında konkordatoyu feshettirebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Dosya kapsamına göre; Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı dava dosyasında davalı şirketler ... Turizm İşletmecilik ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... Otomotiv Turizm Ve Ticaret Limited Şirketi hakkında konkordatonun tasdikine karar verildiği, işbu kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 20/10/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilerek dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere İlk Derece Mahkemesi'ne gönderildiği, böylelikle konkordato davasının halen derdest olduğu ve konkordatonun tasdiki kararının İlk Derece Mahkemesi'nin karar tarihi itibari ile kesinleşmediği anlaşılmıştır. Konkordatonun kısmen feshinin talep edilebilmesi için öncelikle belirli şartların gerçekleşmesi gerekir. Konkordatonun bir alacaklısı yönünden (yani kısmen) feshinden söz edebilmek için öncelikle tasdik edilmiş bir konkordatonun (projesinin) bulunması gerektiğinde tereddüt edilemez. Bu tasdik edilen projenin aynı zamanda kesinleşmiş olması gerekir. Yani konkordatonun tasdik kararının kesinleşmemiş olması durumunda kısmi fesih için gereken şartların oluştuğundan bahsedilemez. (Aynı yönde Yargıtay 6. HD'nin 03/02/2026 tarih ve 2025/4064 Esas 2026/374 Karar; 01/02/2024 tarih ve 2023/4162 Esas 2024/470 Karar; 23/11/2022 tarih ve 2022/825 Esas 2022/5420 Karar sayılı ilamları). 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının kısmen feshini talep ettiği konkordato projesinin istinaf incelemesi sonucunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 20/10/2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kaldırıldığı, henüz tasdik kararı kesinleşmemiş bir konkordato alacaklısının, mahkemenin hükmünde ödemelere kararın kesinleşmesinden önce başlanacağı açıkça karara bağlanmış olsa bile, ödemenin zamanında ve gereği gibi yapılmadığından bahisle konkordatonun feshi istemi ile mahkemeye başvuramayacağı, alacaklının bu şekilde konkordatonun feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmış olmakla Yerel Mahkemece konkordatonun kısmen feshinin şartları oluşmadığından bahisle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 bendi ve İİK'nın 308/e bendi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 20/02/2026 ...