8. Ceza Dairesi 2024/12423 E. , 2024/3762 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1740 E. 2022/2372 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı m…
**8. Ceza Dairesi 2024/12423 E. , 2024/3762 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1740 E. 2022/2372 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkraları uyarınca dava açılmıştır. 2. Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.04.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; 1. Ceza yerine tedavi uygulanmasını, 2. Lehe hükümlerin uygulanmasını talep ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1. Dava konusu olay, sanığın birden fazla kez kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkindir. 2. 18.01.2020 tarihinde durumundan şüphelenilen sanıktan 5 adet hap ve bir miktar esrar maddesi ele geçirilmesi olayına ilişkin alınan doktor raporunda, sanığın idrarında amfetamin, metamfetamin ve kannabinoid etken maddesinin pozitif olduğunun tespit edildiği ve kriminal rapora göre net ağırlığı 4.7 gram kenevir bitkisinden 3 gram toz esrar elde edilebileceği, 5 adet kapsülün pregabalin içerdiği, antiepileptik etkide bir madde olduğu, yeşil reçete ile verilmesi gereken ilaçlar listesinde olduğu, bu ilaçların doktor kontrolü altında kullanılan ve suistimali sonucu alışkanlık ve bağımlılığa yol açan ilaçlardan olduğu, 2313 sayılı Kanun kapsamında sayılan maddelerden olmadığı belirlenmiştir. 3. 07.05.2020 tarihinde kolluk ekiplerince \*\* \*\*\* plakalı Afyonkarahisar ilinden Uşak iline doğru hareket halinde bulunan ve sanığın da içerisinde yolcu olarak bulunduğu aracın durdurulması neticesinde aracın ön sağ koltuk altında siyah renkli poşet içerisinde bir miktar esrar maddesinin ele geçirildiği, 5 gramlık şahit numune üzerinde yapılan incelemede hint keneviri bitkisi olduğu, 2.5 gram toz esrar elde edilebileceği, sanığın doktor raporunda idrarında amfetamin, metamfetamin etken maddesi bulunduğunun tespit edildiği belirlenmiştir. 4. 26.05.2020 tarihinde durumundan şüphe edilmesi üzerine durdurulan sanığın üzerinden 7 adet sentetik ecza hapının ele geçirilmesi olayına ilişkin alınan doktor raporunda, sanığın idrarında amfetamin, metamfetamin ve kannabinoid etken maddesinin pozitif olduğunun tespit edildiği, kriminal rapora göre 7 adet kapsülün pregabalin içerdiği, antiepileptik etkide bir madde olduğu, yeşil reçete ile verilmesi gereken ilaçlar listesinde olduğu, bu ilaçların doktor kontrolü altında kullanılan ve suistimali sonucu alışkanlık ve bağımlılığa yol açan ilaçlardan olduğu, 2313 sayılı Kanun kapsamında sayılan maddelerden olmadığı belirlenmiştir. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; İlk derece mahkemesince, yüksek bağımlılık yaratan sentetik uyuşturucu bağımlılığından kaynaklanan ve somut olarak adli sicil kaydına yansıyan hale göre meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı gözetilerek sanık hakkında sabit olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya kullanmak suçundan ceza tayin edilirken üst sınırın tercih edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatiyle sanığın eylem sayısı ve yoğunluğu da gözetilerek zincirleme suç hükümleri uyarınca takdiren yarı oranda cezası artırılmak suretiyle sanığın 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, somut olaya uygun düşmeyen gerekçe ile üst sınırdan ceza tayin edilip sübuta eren eylem sayısı dikkate alınmadan zincirleme suç hükümleri açısından da üst sınırdan 1/2 oranında artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayininin usul ve yasaya uygun görülmediği belirtilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın aynı uygulama maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı açılan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı olduğundan bahisle, inceleme konusu eylemleri nedeniyle doğrudan 10.06.2020 ve 19.08.2020 tarihli iddianamelerle kamu davaları açıldığının belirtildiği ancak, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği, tebliği ya da kesinleşme tarihine ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmediği, bu evrakın incelenen dosya arasında bulunmadığı ya da kamu davasının ertelenmesi kararına ilişkin inceleme tutanağının da dosya arasında yer almadığı anlaşılmakla; Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinden, söz konusu dosyanın/dosyaların aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde dosya içine konulup, incelenen 18.01.2020, 07.05.2020 ve 26.05.2020 tarihli eylemler yönünden 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği doğrudan dava açma koşulunun bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 13.09.2022 tarihli ve 2021/1740 Esas, 2022/2372 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.05.2024 tarihinde karar verildi.