DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1792 E. , 2024/482 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1792 Karar No : 2024/482 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/12/2022 tarih ve E:2019/5744, K:2022/7056 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Noterler Birliği tarafından yayımlanan 12/06/…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1792 E. , 2024/482 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1792 Karar No : 2024/482 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/12/2022 tarih ve E:2019/5744, K:2022/7056 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Türkiye Noterler Birliği tarafından yayımlanan 12/06/2019 tarih ve 2019/11 sayılı Genelge'nin 5/1. maddesinin ve buna paralel olarak uygulanmaya konulmuş NBS 12.5.8 kodundaki tek tip personel sözleşmesi örneğinin 6. maddesindeki "Noterlik ücret tarifesinde geçen yol ücreti talebinde bulunamaz." ibaresinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti:Danıştay Sekizinci Dairesinin 01/12/2022 tarih ve E:2019/5744, K:2022/7056 sayılı kararıyla; 1512 sayılı Noterlik Kanunu’nun “Boşalan noterliğin vekaleten yönetimi” başlıklı 33. maddesi, “Sözleşme yapma zorunluğu” başlıklı 45. maddesi, “İş mevzuatı hükümlerinin uygulanması” başlıklı 48. maddesi, “Görevin daire dışında yapılması” başlıklı 83. maddesi, “Ücret tarifesi” başlıklı 112. maddesi, Türkiye Noterler Birliğinin görevleri” başlıklı 166/11. maddesi, Noterlik Kanunu Yönetmeliği'nin “Noterlik görevinin yürütülmesi” başlıklı 77. maddesi, “Noter vekillerinin denetimi, ücretleri, görev ve yetkileri” başlıklı 133. maddesi ile 2019 yılı Noterlik Ücret tarifesi'nin “Yol ödeneği” başlıklı 11. maddesine yer verilerek; Türkiye Noterler Birliği tarafından yayımlanan 12/06/2019 tarih ve 2019/11 sayılı Genelge'nin 5/1. maddesinin iptali istemi yönünden; Anılan Genelge'nin 5/1. maddesinin, "Personelin sözleşmesinde yol ödeneği ödenmez hükmü mevcut ve önceki noter zamanında yol ödeneği ödendiğine dair belge de bulunmamakta ise personele hiçbir şekilde vekalet döneminde de yol ödeneği ödenmemesine" şeklinde olduğu, Anayasa'nın 124. maddesinde, kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceğinin düzenlendiği, bu düzenlemenin, idarenin özerk ve türev düzenleme yetkisinin anayasal dayanağını oluşturduğu, Anayasa'da düzenleyici işlem olarak sadece yönetmelikler belirtilmiş ise de idarenin düzenleme yetkisinin bununla sınırlı olmadığı, idarelerin, değişik adlar altında da (genelge, tamim, sirküler vb.) düzenleyici işlemler yapmakta oldukları, ancak bu düzenlemeler arasında "normlar hiyerarşisi" olarak adlandırılan bir ilişkinin bulunduğu, Normlar hiyerarşisi olarak bilinen temel hukuk ilkesine göre, normlar arasında altlık ve üstlük ilişkisi söz konusu olduğu ve her norm geçerliliğini bir üst hukuk normundan aldığı, başka bir anlatımla normlar hiyerarşisinin, her türlü normun hiyerarşik olarak bir sıra dahilinde sıralanması ve birbirine bağlı olması anlamına geldiği; bunun doğal sonucu olarak da, hiyerarşik sıralamada daha altta yer alan bir normun, kendisinden üstte bulunan norma aykırı hükümler içeremeyeceği, bir başka deyişle alt norm niteliğindeki düzenleyici işlemlerin, bir hakkın kullanımını üst normda öngörülmeyen bir şekilde daraltamayacağı veya kısıtlayamayacağı; dolayısıyla, düzenleyici bir işlemi olan genelgenin de kendinden önce gelen Kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı düzenlemeler getiremeyeceği, Bu açıklamalar ışığında, dava konusu uyuşmazlığın, 1512 sayılı Kanun’un 33. maddesi gereğince boşalan noterliklerin vekaleten yönetimi sırasında, daire dışında yapılan işlemlerden elde edilen yol ödeneklerinin imzaya yetkili noter personeline veya noter vekiline ödenip ödenmemesi hususundan kaynaklandığı, Boşalan noterliğin vekaleten yönetiminin düzenlendiği 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33. maddesi irdelendiğinde, vekaleten noterliği yürüten görevliye, kendi aylık ve ücretinden az olmamak üzere, noter odası tarafından tayin olunacak ücretin noterlik gelirinden ödeneceği ve bu ücretin noterliğin aylık safi gelirinin yarısından fazla olamayacağı; bunun yanı sıra noterliğin aylık gayri safi gelirinden noterlik aidatı, vekilin ücreti, noterliğin diğer giderleri ayrıldıktan sonra kalanına vekilin daire dışında bizzat yapacağı işlemlerden alınacak yol ödeneğinin de dahil edilerek en geç müteakip ayın on beşine kadar vekil tarafından Türkiye Noterler Birliğine gönderileceğinin anlaşıldığı, bir başka deyişle, anılan düzenlemede, yol ödeneğinin noterlik gelirine eklenerek Birliğe gönderileceği, noterliği vekaleten yürüten görevliye ödenecek ücretin de kendi aylık veya ücretinden az olmamak üzere noter odası tarafından tayin olunan ve noterlik gelirinden ödenecek olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, Kamu hizmetinin aksamaması amacıyla noterliğin vekaleten yönetilmesine dair düzenleme yapılıp noterin birçok yetkisi vekile tanınmış ise de mevzuatta noter tarafından alınan yol ödeneği, noterlik hissesi gibi sair diğer ücretlerin vekile ait olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı, noterliğin vekaleten yönetilmesi karşısında ilgiliye sadece noter odası tarafından Noterlik Kanunu uyarınca belirlenen, alt ve üst sınıra riayet edilerek takdir edilen sabit tutar ödenmekte olduğu ve noterlik gelirinin Türkiye Noterler Birliğine gönderildiği, noterliğin vekaleten yönetilmesi ve notere ait yetkilerin vekile tanınması kamu hizmeti mahiyetinde olan noterlik faaliyetinin aksamasını engellemeye yönelik bir düzenleme olduğu, noterliğin vekaleten yönetildiği dönemde elde edilen gelirin Türkiye Noterler Birliğine gönderilecek olmasının, noter vekilinin noterlik faaliyetini kendi adına ve hesabına yürütmediğini, yol ödeneklerinin de noterliğin gelirlerinden olduğunu gösterdiği, Dava konusu Genelge hükmünün, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 33. maddesinde yer alan hukuk normunda belirtilen kuralı daralatacak veya genişletecek nitelikte düzenlemeler içermediği gibi anılan üst hukuk normuna paralel düzenlemeler içerdiği görüldüğünden, üst hukuk normlarına aykırılık taşımadığı, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olduğu, NBS 12.5.8 kodundaki tek tip personel sözleşmesi örneğinin 6. maddesindeki "Noterlik ücret tarifesinde geçen yol ücreti talebinde bulunamaz." ibaresinin iptali istemi yönünden; “Türkiye Noterler Birliğinin görevleri” başlıklı 166/11. maddesinde, noterlerle katip ve hizmetliler arasında yapılacak sözleşmeler için tek tip sözleşme örneği hazırlamanın Türkiye Noterler Birliğinin görevleri arasında düzenlendiği, yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, bu yetkiye dayanılarak hazırlanan ve dava konusu 2019/11 sayılı Genelge'nin 5/1. maddesine paralel olarak uygulanmaya konulmuş olan sözleşme örneğinin 6. maddesindeki "Noterlik ücret tarifesinde geçen yol ücreti talebinde bulunamaz." ibaresi yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kanun'un imzaya yetkili katibe bir yol ödeneği ödenmesini öngörmesine rağmen sözleşme ile bu hakkın ellerinden alındığı, nitekim tip sözleşmede yer alan düzenleme nedeniyle iş mevzuatına tabi olarak çalışan katiplere, sözleşmede yer alan bu hüküm yazılı olarak sözleşmenin imzalanması şartının zorla dayatıldığı, ayrıca söz konusu uygulamanın kamunun zararına da neden olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 01/12/2022 tarih ve E:2019/5744, K:2022/7056 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.