9. Ceza Dairesi 2021/8821 E. , 2023/3118 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayıl
**9. Ceza Dairesi 2021/8821 E. , 2023/3118 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜM : Mahkûmiyet Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2014/1529 Esas, 2015/953 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi üçüncü fıkrasının (b) bendi 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın tavrının taciz şeklinde yorumlanamayacağına, tek bir kişiye karşı hususi bir amaç taşımadığına, sanığın iş yerine ara sıra uğrayan biri olduğunu, mağdure ile alt-üst ilişkisi olmadığını,sanığın ticaret sicil gazetesinde her ne kadar şirket yetkilisi olsa da bu yetkinin işçiler üzerinde olmadığını, bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendindeki nitelikli halin oluşmayacağını, tanık ... ve tanık ...’nın sanık aleyhine beyanları olmadığını, tanık ...’in beyanına itibar edilemeyeceğini, bahsi geen olayı kurgusal olarak anlattığını, katılanın şikayetinden vazgeçtiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ... \*\*\* \*\*\* \*\*\* Ltd. Şti yetkilisi olduğu, şirketin bayan kıyafetlerinin satıldığı mağazasına her iş günü sabah saatlerinde uğradığı, 24.07.2014 tarihinde sanığın mağaza çalışanı katılan ...'nin yanına giderek "Çok güzelsin senden hoşlanıyorum, seni istiyorum, sana ... harçlığı vereceğim, bayramdan sonra ben bakacağım, seni bundan sonra kraliçeler gibi yaşatacağım" diyerek kolundan tutup saçlarını okşadığı, böylelikle sanığın katılana yönelik hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle sarkıntılık suçunu işlediği iddia, sanık savunması, katılan anlatımı, tanıklar anlatımı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın sübut bulan sarkıntılık suçundan suçu işleniş biçimi dikkate alınarak taktiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın eylemini hizmet ilişkisini sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle işlemesi sebebiyle cezasında artırıma gidilmesine karar verilerek hüküm kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2015 tarihli ve 2014/1529 Esas, 2015/953 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.