18. Ceza Dairesi 2016/14482 E. , 2016/15986 K. "" Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheli ... Müşteri Hizmetleri hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/01/2016 tarihli ve 2015/39322 soruşturma, 2016/1369 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii ... 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 03/03/2016 tarihli ve 2016/838 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yarar…
**18. Ceza Dairesi 2016/14482 E. , 2016/15986 K.** **"İçtihat Metni"** Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheli ... Müşteri Hizmetleri hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 25/01/2016 tarihli ve 2015/39322 soruşturma, 2016/1369 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii ... 7.Sulh Ceza Hakimliğinin 03/03/2016 tarihli ve 2016/838 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/06/2016 gün ve 233452 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, müşteki ifadesinde şüpheliye borcu olmadığını, gerekirse icraya verin demesine rağmen kendisinin, eşinin ve kızının sürekli aranarak ve mesaj çekilerek rahatsız edildiğini belirttiği, bu hususta bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmesi karşısında, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır.