22. Hukuk Dairesi 2011/2013 E. , 2011/5694 K. "" MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/05/2011 Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin temizlik hizmetlerinde çalıştığını, davalı işyerine ....Belediyesi Başkanlığı tarafından işe alındığını, müvekkilinin asıl işvereninin .... Belediyesi olduğunu, müteahhitler değişmesine rağmen yaptığı iş ve koşulların değişmediğini, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe …
**22. Hukuk Dairesi 2011/2013 E. , 2011/5694 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İş Mahkemesi TARİHİ : 12/05/2011 Davacı vekili, müvekkilinin davalı belediyenin temizlik hizmetlerinde çalıştığını, davalı işyerine ....Belediyesi Başkanlığı tarafından işe alındığını, müvekkilinin asıl işvereninin .... Belediyesi olduğunu, müteahhitler değişmesine rağmen yaptığı iş ve koşulların değişmediğini, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir. Davalı belediye vekili, davacının müvekkili ile alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğuna yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yapılan ihalelerin 5393 sayılı Belediye Kanununun 67.maddesine uygun olduğunu, belediyenin 5747 sayılı yasa gereği yeniden yapılanma sürecine girdiğini, 5747 sayılı yasa ile oluşturulan ... Belediyesinin 29.03.2009 tarihinde fiilen kurulduğunu, menkul, gayrimenkul mallar, alacaklar ve borçlar ile çalışanların paylaştırıldığını, bu sebeple müvekkili belediyenin gelirlerinde azalma olduğunu, bölünmeden dolayı kendi personelinin yapacağı iş alanının kalmaması sebebi ile istihdam sorunu ortaya çıktığını, bu sebeple taşeron firmalara yaptırılan birçok işin kendi personeli tarafından yürütülebilir hale geldiğini, davacının alt işverenin işçisi olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı şirket vekili, davacının aslında belediyenin işçisi olduğunu, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, yönetim hakkının belediyede olduğunu, daha önce şirket hakkında açılan benzer davaların husumet nedeniyle reddine karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece verilen kararın Yargıtay 9.Hukuk Dairesi Başkanlığının 01.03.2010 gün ve 2010/2313 Esas, 2010/5030 Karar sayılı ilamı ile “……….Mevcut olgulara göre geçerli ve muvazaaya dayanmayan bir asıl işveren-alt işverenlik sözleşmesi bulunmaktadır. Mahkemece asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu sonucuna varılarak davacının davalı belediyeye ait işyerine iadesi doğru olmamıştır. Dosya içeriğine göre daha önceki ihale sözleşmelerin muvazaalı olduğuna ilişkin verilmiş olan yargı kararları nedeni ile davacının gerçek işverenin kim olduğu konusunda yanıldığı anlaşılmaktadır. Davacının husumet tevcihinde yanılması nedeniyle, davasını gerçek işvereni olan alt işverene yöneltmesi için süre verilmeli, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmelidir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.