11. Hukuk Dairesi 2014/1889 E. , 2014/5376 K. "" Taraflar arasında görülen davada verilen 11/12/2012 gün ve 2012/210-2012/211sayılı kararı onayan Daire’nin 19.09.2013 gün ve 2013/11214 - 2013/16157 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b…
**11. Hukuk Dairesi 2014/1889 E. , 2014/5376 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen davada verilen 11/12/2012 gün ve 2012/210-2012/211sayılı kararı onayan Daire’nin 19.09.2013 gün ve 2013/11214 - 2013/16157 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davalının kötüniyetle elde ettiği endüstriyel tasarım tescil belgesine dayanarak yaptığı haksız şikayet nedeniyle, müvekkilinin ürettiği yağmur oluk borularının duvara bağlantısına yarayan ve üretimde kullandığı kalıplara el konulduğunu, müvekkili hakkında ceza davaları açıldığını, ancak daha sonra davalının tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, keza müvekkilinin hakkında açılan ceza davalarından beraat ettiğini, bu süreçte müvekkilinin maddi kayıplara uğradığını, üretim yapmasının engellendiğini, ticari itibarının zedelendiğini, el koyma tarihinden ilk tazminat davasının açıldığı 29.12.2005 tarihine kadar olan zararların sayılı dosyasında dava konusu edildiğini ve taleplerinin kabul edildiğini, ancak söz konusu davanın açıldığı tarihten sonra da müvekkilinin zararının devam ettiğini, zira beraat kararları kesinleşmediğinden üretime başlanılamadığını, öte yandan ceza davalarında kendisini savunma durumunda kalan müvekkilinin avukatlık ücreti ödemesi nedeniyle de zarar gördüğünü ileri sürerek, müvekkilinin ödemek durumunda kaldığı 12.250 TL avukatlık ücreti ile ıslahen 13.274,10 TL zararın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, özel avukatlık ücretinin talep edilemeyeceğini, hukuken korunan bir hakkın kullanılmasının kötüniyet olarak kabul edilemeyeceğini, sayılı dosyasında verilen kararın temyiz aşamasında olduğunu, davacının ara vermeksizin üretimine devam ettiğini, ortada bir zararın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tescilli tasarımına dayanarak üçüncü kişilere karşı yasaklayıcı eylemlere girişmesinin, tasarım tescilli olduğu sürece yasal bir hakkının kullanılması olup tazminat hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 19.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır. Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.