12. Ceza Dairesi 2014/19036 E. , 2014/25737 K. Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın TCK’nın 23. maddesi yolu ile 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaa…
**12. Ceza Dairesi 2014/19036 E. , 2014/25737 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : TCK'nın TCK’nın 23. maddesi yolu ile 85/1, 62. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin beraata ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 16/12/2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Ölenin olay yerinde bulunan baltayı alarak sanığın üzerine yürüyerek şüpheliye vurduğu, şüphelinin de sopayla ölene vurması sonrası ölenin kendi evine doğru giderken yolda rahatsızlanarak kalp krizinden öldüğü olayda, sanığın sadece basit tıbbi müdahalelik yaralamadan sorumlu olması gerektiğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz. Basit tıbbi müdahalelik yaralama sonrası oluşan ölümle ilgili olarak mevcut görüşleri kısaca özetleyecek olursak; 1-Mağdurdaki rahatsızlığın sanık tarafından bilinmemesi halinde taksir, bilinmesi halinde bilinçli taksirle öldürme (m.85/1) suçu oluşur. (Yargıtay’ın hemen hemen yerleşmiş uygulaması bu yöndedir. Aynı görüşte olanlar, ...., ... ve ..., ... ve ..., ...) 2-Kanun koyucu TCK’nın 86/2.maddesi kapsamındaki bir yaralama sonucu ölümün oluşmayacağını öngörmüştür. Fail ölümden sorumlu tutulamaz. Sadece TCK 86/2 kapsamındaki kasten yaralamadan sorumludur. Kanunilik ilkesi ihlal edilmemeli. (... ve arkadaşları) 3-Neticenin faile objektif olarak isnat edilip edilemeyeceği araştırılmalı. Bu araştırma sonunda neticenin failin eseri olduğu söylendiği takdirde taksire ilişkin değerlendirme yapılmalıdır. Şayet basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek yaralama sonucu meydana gelen ölüm neticesi failin fiilinin eseri değilse, failin hükmedemeyeceği, tamamen atipik bir netice olarak ortaya çıkmışsa, bu netice faile objektif olarak isnat edilemez. Eğer illiyet bağı kurulabiliyorsa kasten yaralama (m.86) ve taksirle öldürme (m.85) suçları oluşacağından, fikri içtima hükümlerine göre failin sorumluluğu belirlenmelidir (İlhan Üzülmez) Bizce burada üçlü bir ayırıma gidilerek sorunun çözülmesi gerekir; Şöyle ki: a-Kasten yaralama suçunu başlatanın fail olmadığı hallerde kişi bir nevi savunma refleksi ile karşısındakinin saldırısını defetmek için muhatabın vücuduna acı verme kastıyla hareket ettiği durumlarda, basit tıbbi müdahalelik bir yaralama sonrası ölüm meydana gelmişse, faili sadece kastından yani basit tıbbi müdahalelik yaralamadan (TCK, m.86/2) sorumlu tutmak gerekir. b-Kasten yaralama suçunu başlatanın fail olması halinde ise; failin amacı başkasının vücuduna sadece basit tıbbi müdahalelik bir yaralamada bulunma olsa bile, modern zamanın oluşturduğu hayat ortamında, insanların bu gibi basit etkiler sonrası öldükleri artık her insan tarafından öngörülebildiğinden, faili taksirle öldürme suçundan (TCK, m.85/1) sorumlu tutmak gerekir. c-Kasten yaralama suçu fail veya ölen tarafından başlatılsa bile, failin ölendeki ölüm sonucunu doğurabilecek rahatsızlığı-hastalığı bilmesi halinde bu durumda fail dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması sonucu oluşan ölümden, bilinçli taksirle öldürme (TCK, m.85/1, 22/3) suçundan sorumlu tutmak gerekir. Dosyaya konu olaya baktığımızda, her ne kadar sanık eline sopa alıp ölene vurmak istemişse de, ölen ele geçirdiği balta ile sanığın başına vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekildi yaraladığı, sanığın da bundan sonra sopa ile ölene vurduğu, yaralanmanın basit tıbbi müdahalelik bir yaralanma olduğu, sanığın ölende mevcut kalp rahatsızlığını bildiğine dair bir bilgi olmadığı ve bu haliyle ölenin başlattığı kavga sonrası ölmesi ile sonuçlanan olayda, sanığın taksirinin bulunmadığı, sanığın sadece TCK’nın 86/2.maddesindeki basit tıbbi müdahalelik yaralamadan cezalandırılması gerektiğini düşündüğümüzden, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.