T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/322 - 2025/1639 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/322 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.12.2023 NUMARASI : 2023/9 Esas 2023/803 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/322 - 2025/1639 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/322 KARAR NO : 2025/1639 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21.12.2023 NUMARASI : 2023/9 Esas 2023/803 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 18.12.2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.01.2026 İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.09.2021 tarihinde, davacı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile kaza mahalli olan Yapracık Mahallesi 3250.Caddeye geldiğinde, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın sağ şeride uygunsuz şekilde park etmesinden dolayı davacının duramayarak bu araca çarptığını ve yaralandığını, belirterek HMK’nın 107. Maddesi uyarınca geçici ve sürekli işgöremezlik zararı olarak 100.000,00 TL maddi tazminat ile 100,00 TL bakıcı giderinin kaza tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ... (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesi ile talebini, geçici işgöremezlik tazminatı için 3.391,08 TL’ye, sürekli işgöremezlik tazminatı için 254.696,87 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 23.09.2021 tarihinde meydana gelen kazaya plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğini iddia etmişse de bununla ilgili kolluk, ifade tutanağı, kamera kaydı, tanık beyanı vs. gibi deliller bulunmadığını, iddiaları kabul etmediklerini, trafik kazasının meydana gelmesindeki kusur oranın tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, davacının başka bir araç ile temas etmeden de tek taraflı kaza ile aynı zararı görebileceğini, davalının temerrüt koşulları oluşmadığından faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda; dosyadaki bilgi ve belgelere, alınan bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davacının %60, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %40 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü tarafından tanzim edilen raporda, davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyetinin %9 oranında, tıbbi iyileşme süresinin 3 ay olduğunun, bakıcı ihtiyacının bulunmadığının belirlendiği, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik zararının hesaplanması yönünden aktüer bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 254.696,87-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 3.391,08-TL geçici iş göremezlik tazminatının 07.12.2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte (davalının sigorta teminatı ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakıcı giderine yönelik davacının talebinin reddine, karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporu ve hesap raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının, kazaya sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın neden olduğunu kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiasını ispat edemediğini, aktüerya hesabında %1.8 teknik faiz yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, geçici işgöremezlik zararının teminat kapsamında olmadığını, davacının koruyucu tertibatı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Davacı vekili, davacı idaresindeki motosikletin, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen sağ şeride uygunsuz şekilde park etmiş araca çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatıri ve bakıcı gideri talep etmiştir. 1-5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine göre; Güvence Hesabı, a) Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için, b) Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için, c) Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi ya da iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar için, ç) Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar için başvurulabileceği düzenlenmiştir. Sigortacılık Kanununun 14. Maddesine dayanılarak çıkarılan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi uyarınca, rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar ... talep edilebilir. Dava konusu kazaya ilişkin olarak olaydan sonra kaza tespit tutanağı düzenlenmediği, jandarma tarafından düzenlenen 23.09.2021 tarihli olay yeri ve görgü tutanağında olay yerinde davacı ... idaresindeki motosikletin yerde yatık vaziyette hasarlı olduğunun görüldüğü, ambulansta yaralı olarak bulunan davacıya kazanın oluş şekli sorulduğunda, sağ şeridin ortasında ön tarafında seyir halinde olup olmadığını anlayamadığı plakası tespit edilemeyen ... marka bir aracı gördüğünü, arka lambalarının yanmadığını, aracın sol arka kasasına omuz kısmı ile çarptığını ve düştüğünü beyan ettiği görülmüş olup mahkemece hükme esas alınan kusur raporunda, davacının beyanlarına göre karşı araç olan ... marka aracın arka ışık donanımları çalışmıyor vaziyette yol üzerinde durması neticesinde meydana gelen kazanın oluşumunda %40 oranında kusurlu olduğunun, davacının ise önleyici tedbirler almayarak ön tarafında bulunan araçla yeterli ve güvenli bir mesafe bırakmadan aracının hızını takip mesafesi kurallarına aykırı olarak seyrettiği, mevcut hızı ile önündeki aracı takip ettiği aracının hızını yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun olarak ayarlamadığı, yola gereken dikkatini vermeden hızını yol ve trafiğin gerektirdiği şartlara göre ayarlamadığı belirtilerek %60 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de, raporun dosyadaki bilgi ve belgelerle uyumlu olmadığı, karşı aracın seyir halinde mi yoksa park halinde mi olup olmadığının, arka lambalarının yanıp yanmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, raporun yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, Adli Tıp Kurumu veya Karayolları Genel Müdürlüğünden emekli makine mühendisi bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan, olay yeri görgü ve tespit tutanağı, davacının kaza sonrası ifadesi, kazanın oluş şekli ve dosyadaki tüm belgeler ayrıntılı şekilde incelenip değerlendirilerek karşı aracın arka lambalarının yanıp yanmadığının, park halinde mi yoksa seyir halinde mi olduğunun tespit edilmesi ve buna göre kazanın meydana gelmesinde kusur oranının belirlenmesi yönünden ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Somut olayda, mahkemece, davacının dava konusu kazadan kaynaklanan maluliyeti yönünden hükme esas alınan Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı raporunun, davadan önce davacının başvurusu üzerine tanzim edildiği, yargılama aşamasında yeni bir rapor alınmadığı, davalı tarafın davacının maluliyetine yönelik itirazlarının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları getirtildikten sonra Adli Tıp Kurumu veya üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümlerinden, davacı fiziken muayene edilerek son durumunun tespit edilmesi, davacının dava konusu yaralanmasına ilişkin tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde ömür boyu kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi ve buna göre daimi maluliyet oranı ve iyileşme süresinin tespit edilmesi için ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, HMK’nın 355. maddesi gereğince, istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar yönünden yapılan inceleme sonunda; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine, 6-Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/5402 esasına yatırılan 455.000,00 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 7-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.