4. Hukuk Dairesi 2009/12456 E. , 2010/7575 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/10/2007 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra
**4. Hukuk Dairesi 2009/12456 E. , 2010/7575 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve ... aleyhine 23/10/2007 gününde verilen dilekçe ile yaralamalı trafik kazasından ... manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20/11/2008 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz olunmuştur. Dava konusu olay, yaya olarak karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacıya, davalıların sahibi ve sürücüsü olduğu aracın çarpması nedeniyle meydana gelmiştir. Ceza yargılamasında davacının birinci derecede, davalı sürücünün ise ikinci derecede kusurlu olduklarına ilişkin rapor alınmış ise de ceza davasının henüz sonuçlanmadığı anlaşılmaktadır. Yerel mahkemece Adli Tıp Kurumu’ndan alınan 24.09.2008 günlü raporda; davacının, yol kenarına park etmiş olan araçlar arasından kontrolsüz olarak yola çıkmış olması durumunda tam kusurlu, çıkış eğimli yolda görüş alanı kapalı bulunan davalı sürücünün kusursuz olduğu; yol kenarına park etmiş araç bulunmaması durumunda ise davacının %75, davalı sürücünün %25 oranlarda kusurlu oldukları yönünde, seçenekli görüş bildirilmiş; yerel mahkemece ikinci seçenek benimsenerek karar verilmiştir. Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince ceza mahkemesinin belirleyeceği maddi olgular hukuk yargıcı yönünden de bağlayıcıdır. Dava konusu olayın özelliği nedeniyle ceza mahkemesindeki davanın sonucu beklenmeli ve ondan sonra tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeyerek, yerinde olmayan gerekçeyle, yazılı biçimde karar verilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 23/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.