Başvuru, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, yargılama esnasında ileri sürülen iddiaların Derece Mahkemeleri tarafından verilen kararlarda değerlendirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, Mahkemece hatalı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle açılan davada yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, yargılama esnasında ileri sürülen iddiaların Derece Mahkemeleri tarafından verilen kararlarda değerlendirilmemesi nedeniyle gerekçeli karar hakkının, Mahkemece hatalı karar verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 8/9/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu aleyhine sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini talebiyle 26/11/2009 tarihinde dava açılmıştır. Dava, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2009/177 sayılı dosyasına kaydedilmiştir. Mahkemece 25/2/2010 tarihli karar ile E.2009/177 sayılı dava dosyasının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinin E.2009/170 sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılamanın E.2009/170 sayılı dosya üzerinden devam etmesine karar verilmiştir. Başvurucu, zamanaşımı defi ile görev itirazında bulunmuş, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesince 13/4/2010 tarihli ara kararı ile zamanaşımı definin tüm deliller toplandıktan sonra değerlendirilmesine karar verilmiştir. Görev itirazı, her iki tarafın da tacir ve davanın ticari bir alacağın tahsil edilememesinden kaynaklanan bir tazminat davası olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Başvurucu vekili tarafından 20/12/2012 tarihli duruşmada bilirkişi raporuna itiraz edilmiş, Mahkemece yeniden bilirkişi raporu alınması gerekip gerekmeyeceğine ilişkin olarak dosyanın incelemeye alınmasına karar verilmiştir. 21/3/2013 tarihli duruşmada başvurucu vekilinin sunduğu mazeret dilekçesine ilişkin olarak Mahkemece başvurucu vekilinin son kez mazeretli sayılmasına karar verilmiş ve mazeret nedeniyle duruşma 11/6/2013 tarihine ertelenmiştir. Mahkeme 11/6/2013 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "... Taraf delilleri toplanmış olup, toplanan delillerle davada ve birleşen davada davacılar açmış bulundukları dava ile davalı Aba Eksport Giyim San. ve Tic. Ltd. Şti'nin sahte ve muhteviyatı itibari ile yanıltıcı belge kullanması nedeni ile vergi dairesinden KDV iadesini alamadıklarını belirterek, KDV iadesini alamamaktan kaynaklanan zarar, çalıştığı firmalarla ticaretin yitirilmesinden kaynaklanan kanazç kaybı ve davalıya ait işyerinde yapılan masraf ve taşınma giderleri olmak üzere maddi ve şirket ad ve unvanının zedelenmesi nedeni ile de manevi tazminat talebinde bulundukları, toplanan delillerle davacıların vergi dairelerinden KDV iadesinin alınmamasından doğan zararlarının mevcut olduğu, bunun da davalı şirketle olan ticari ilişkileri bulunması nedeni ile davalı şirketin vergi dairesince sakıncalı listesine alınmasından kaynaklandığı, davalı şirketle ticari ilişkilerinin bulunması nedeni ile kendi KDV iadelerinin de yapılmadığı ve davacı Ambalaj San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nin talep edilen dönem itibari ile 162,08 TL, birleşen davanın davacısı S. Ambalaj San. ve Tic. A.Ş.'nin 526,10 TL tutarında KDV iadesinden dolayı davalıdan alacak talep edebilecekleri, davacıların KDV iadelerinin ödenmeme nedeninin gelen cevabi yazılarla davalının sahte belge kullanan konumunda olması nedeni ile bu durumun oluştuğu toplanan delillerle sabit olmuş, Mahkememizce de; davacı davalarının KDV iadesi alacağı yönünden taleple bağlı kalınarak kabulü cihetine gidilmiştir. Her ne kadar davacılar mahrum kalınan kar ve ticaret yapılan firmaların kendilerinden alış yapmamaları nedeni ile uğradıkları zararın da tespiti ile bu yönde de tazminat talebinde bulunmuşsalar da ve ayrıca şirketlerinin uğradığı itibar kaybı ile manevi tazminat talebinde bulunmuşsalar da, kar kaybı ve diğer maddi kayıplarına yönelik taleplerinin dosyada mevcut delillerle kanıtlanamamış olması karşısında, Mahkememizce diğer maddi zararlara yönelik taleplerin reddi cihetine gidilmiştir. Her ne kadar davacılar şirket ad ve unvanının zedelenmesi nedeni ile manevi tazminat talebinde bulunmuşsalar da, şartları oluşmayan manevi tazminat taleplerinin de reddi cihetine gidilmiştir. Ayrıca tahliye gideri de talep edilmişse de, kira aktinin bitiminde kiralananın boşaltılması nedeni ile tahliye giderinin istenmesi söz konusu olamayacağı gibi, erken tahliyede de davada oluşan şartlarda değerlendirildiğinde davacıların bu yönde talepde bulunmaları mümkün değildir, bu nedenle davacıların tahliye gideri yönündeki taleplerinin de reddi cihetine gidilmiştir." Yargıtay Hukuk Dairesi 19/11/2013 tarihli ilamı ile dosya kapsamını ve toplanan delilleri dikkate alarak, delillerin Mahkemece takdir edilerek karar verildiği ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle kararı onanmıştır. Karar düzeltme talebi, aynı Dairenin 3/7/2014 tarihli ilamı ile reddedilmiştir. Anılan ilam başvurucuya 11/8/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.