15. Ceza Dairesi 2012/15171 E. , 2014/5910 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, serg…
**15. Ceza Dairesi 2012/15171 E. , 2014/5910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Serbest muhasebeci mali müşavir yanında ücretli olarak çalışan katılanın, muhasebe işlerinin gereği olarak belirli zamanlarda sanık ...'ın işlettiği ve diğer sanık ...'in de ortağı bulunduğu ... isimli lokantaya geldiğinde, sanık ... ile yaptığı sohbetleri sırasında, resmi bir kurumda işe yerleşmek istediğini sürekli dile getirdiği, sanık ...'ın, katılana, sanık ...'in MİT lojmanlarında ikamet ettiğini, İçişleri Bakanlığında çalışıyor olduğunu, Devlet Demir Yolları Kurumunda memur alımının yapılacağını, sanık ...'in anılan kurumda kontenjanının bulunduğunu, kendisini de anılan kurumda işe yerleştirebileceğine dair yalan söyleyerek katılanı bu duruma inandırdıktan sonra sanık ... ile katılanı tanıştırdığı; sanık ...'in, katılana; "ben birçok insanı işe yerleştirdim, seni de Devlet Demir Yollarında memur olarak kesin yerleştiririm" şeklinde söyleyerek işe yerleştirme işlemleri karşılığında katılan ile 10.000 TL paraya anlaşan ve 4.000 TL parayı da peşin olarak alan sanık ...'in, 2009 yılı şubat ayında atamasının yapılacağını katılana söylediği, bir süre Sonra katılana atamayı yapacak olan başkanın şehir dışında olduğunu, sözde işe yerleştirme işleminin Nisan ayında tamamlanacağını belirttiği ve bir süre sonra katılanı telefon ile arayarak atamasının yapıldığını, 4.000 TL daha parayı getirmesini söylediği, katılanın, adresini bilmediği bir yerde bulunan büroya giderek sanık ... ile buluştuğu, burada aynı zamanda başkan olarak tanıtılan; ancak soruşturma kapsamında kimliği tespit edilmeyen başka bir kişinin daha bulunduğu, sanık ...'in, katılana, Devlet Demir Yollarında işe girişinin tamamlandığına dair bir yazı göstererek katılandan 4000 TL parayı ikinci defa aldığı; ancak yaptığı araştırmadan sonra anılan kurumda işe yerleşemediğini öğrenen katılanın, tekrar sanık ...'in yanına geldiği, sanık ...'in, katılana, 2009 Haziran ayında İl Özel İdaresi Kurumunda işe başlayacağını belirterek sözde bu işi halledecek olan sanık ... ile katılanı tanıştırdığı, sanık ...'ın katılana başta anlaşılan fiyatın az olduğunu anılan kurumda işe yerleşebilmesi için 10.000 dolar para vermesi gerektiğini söylediği, katılanın bu teklifi kabul ettiği, sanığın, haziran ayındaki KPSS sınavına internetten başvuru yapmasını ve başvurusuna ilişkin evrakları getirmesini katılandan istediği, katılanın başvurusunu internet üzerinden yaptıktan sonra başvurusuna ilişkin belgeleri sanık ...'a teslim ettiği; ancak sonuçlar açıklandığında herhangi bir işe yerleşemediğini anladığı, sanık ...'ın, katılana telefon ile irtibat kurarak, ÖSYM'den tanıdıkları olduğunu bir araya geleceklerini onlara hediye alacağını belirtip, katılandan bir miktar para istediği; katılanın istenilen parayı sanık ...'a vermediğinden sanık ...'ın haksız menfaat temin edemediği, bu şekilde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde işe yerleştireceklerinden bahisle katılanı kandırarak haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda; Oluşa, sanıkların savunmalarına, katılanın aşamalardaki beyanlarına, tanıkların anlatımlarına ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların, katılana iş bulacağı vaadinde bulunarak sözde yapacağı işlemler karşılığında katılandan 8000 TL para alarak haksız menfaat temin etmeleri şeklinde gerçekleştirdikleri sabit görülen eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanık ... ile ilgili olarak kurulan hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 43/1, 52/2. maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 37 gün adli para cezası karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere 740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 43. maddesi gereğince cezasından 1/4 oranında arttırım yapılarak sanığın 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2. maddeleri gereğince verilen 6 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere sonuç olarak 120.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde yazılması, sanık ... ile ilgili olarak kurulan hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 30 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2. maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere sonuç olarak 100.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde yazılması, sanık ... ile ilgili olarak kurulan hükümde yer alan ''5237 sayılı TCK'nın 157/1, 35/2, 52/2. maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 15 gün adli para cezası karşılığı, aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL 'den olmak üzere 300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ifadelerinin yerine ''5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 35/2. maddesi gereğince cezasından yarı oranında indirim yapılarak sanığın 2 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanunun 52/2. maddeleri gereğince verilen 2 gün adli para cezası karşılığı günlüğü 20.00 TL'den olmak üzere sonuç olarak 40.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde yazılması, suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 31.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.