9. Ceza Dairesi 2024/8355 E. , 2025/856 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/14189 Esas, 2024/3150 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2024 tarihli ve 9-2023/126567 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın çocuğun niteli
**9. Ceza Dairesi 2024/8355 E. , 2025/856 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/14189 Esas, 2024/3150 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.10.2024 tarihli ve 9-2023/126567 sayılı itirazı üzerine dava dosyası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ İlk Derece Mahkemesi tarafından sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesi'nce vaki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine, temyiz edilen kararın Dairemizce bozulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, istinaf kararının onanması gerektiği görüşü ile itiraz kanun yoluna başvurmuştur. II. GEREKÇE Olayın intikal şekli, mağdurun aşamalardaki çelişkili ve olay yerinde kendisi ile birlikte bulunan amcasının anlatımlarıyla da örtüşmeyen beyanları, mağdurun iddialarını ilk olarak anlattığı annesinin ifadeleri, sanığın istikrarlı inkar ve savunması, mağdurun darp, cebir iddiasının doktor raporu, cinsel saldırı iddiasının muayene ve DNA analiz raporları ile doğrulanmaması, olay yeri kamera görüntü raporları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle, mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak bozulmasına karar verildiğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itirazı yerinde bulunmamıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 04.04.2024 tarihli ve 2023/14189 Esas, 2024/3150 Karar sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşü olan, “çocuğun nitelikli cinsel istismarı” suçundan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile esastan reddi kararının “olayın intikal şekli, mağdurun aşamalarda çelişkili ve babası ile amcasının anlatımları ile örtüşmeyen beyanları, sanığın istikrarlı inkar ve savunması, mağdurun iddiasının darp ve cebir, DNA analiz raporu ile doğrulanmaması, olay yeri görüntü raporları ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunduğundan” kararın bozulmasına ilişkin Dairemiz Sayın Heyetinin çoğunluk görüşüne katılmıyor, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazlarının kabulü ile kararın onanması gerektiğini düşünüyorum. Katılmama gerekçelerim ise; Adli görüşmecinin alınan ifadesinde; Mağdurun alınan beyanlarının spontane olduğunu, ön görüşmede alınan beyanlarla adli görüşmede alınan bilgilerin uyumlu, tutarlı ve güvenilir olduğunun belirtilmesi, Mağdur çocuğun yapılan iç beden muayenesi neticesinde düzenlenen raporda, anüs çevresinde hiperami saat 11 yönünde fissür görüntü, saat 11 ve 2 yönünde ekimozlu alan görüldüğü, muayeneden 2 adet anal sürüntü örneklerinin alınıp teslim edildiğini ve livatanın maddi delillerinin bulunduğunun belirtilmesi, Bilgi sahibi mağdur çocuğun amcası ... alınan ifadesinde ..., kendisi ve yeğeni ...’nin hiç ayrılmadığı belirttiği, sanık ..., mağdur çocukla hiç yalnız kalmadığını savunduğu, ancak mağdur çocuk annesine, amcam su almak için çıktı dediği, görüntü kayıtlarında bir kişinin evden kısa süreliğine çıktığının tespit edildiği, sanığa sorulduğunda bu kişinin komşu olduğunu tanık ...’ın olmadığını beyan etmesi, ancak komşunun eve girerken tespiti olmadığı, sanığın olay günü hava yağışlı olmadığını, yerlerin kuru olduğunu söylediği, mağdurun beyanında suça konu yerde çamur olduğunu belirtmesi, tanık amca ...’ın da olay yerinde yağan yağmur nedeniyle çamur olduğunu söylemesi, mağdur çocuk ve annesinin sanığa iftira atmasını gerektirir aralarında husumet bulunmaması, mağdurun yaşı nedeniyle beyanları arasında çelişkinin oluşabileceği, Adli Tıp raporu ile mağdur çocuğun beyanlarının uyuşması, Adli görüşmeci beyanında, olaydan sonra çocuğun gece uykularında sıçramalar, sayıklamalar, dokunulmaya karşı hassasiyet, altına kaçırma ve yalnız kalmaya karşı korku gibi sorunlu davranışların geliştiği, olaydan olumsuz etkilendiği bilgisinin verilmesi, babanın oğlunun kabızlık sorunu problemi olduğunu, bununla ilgili hastaneye götürdüklerini beyan ettiği ancak götürdüklerini iddia ettiği hastanenin cevabi yazısında, mağdur adına herhangi bir kayda rastlanılmadığının bildirilmesi, sanığın üst aramasında sanıkta cinsel gücü arttırıcı hap bulunması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiği vicdani kanaati ile ilk derecenin kararı hakkındaki BAM kararı ile esastan red kararı verilmesinin uygun olduğunu, kararın onanması gerektiğini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazlarının yerinde olduğunu düşündüğümden beraate yönelik bozma kararına katılmıyorum.