13. Hukuk Dairesi 2016/10722 E. , 2016/18330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile aralarında doğrudan temin yoluyla tıbbi malzeme alım satım ilişkisi olduğunu, 16 adet fatura karşılığı davalıya tıbbi malzeme teslim
**13. Hukuk Dairesi 2016/10722 E. , 2016/18330 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile aralarında doğrudan temin yoluyla tıbbi malzeme alım satım ilişkisi olduğunu, 16 adet fatura karşılığı davalıya tıbbi malzeme teslim ettiğini ancak davalının bu faturalardan doğan 70.572,30 TL borcunu ödemediğini, bu borcun davalıdan faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını da savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmede Antalya mahkemelerinin yetkili olacağının yazılı olması, sözleşmenin Antalyada yapılmış olması ve davalının ikametgahının Antalyada olması nedenleriyle mahkemenin yetkisizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için sözleşmenin ifa edildiği veya davalı ya da vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir, sözü edilen bu düzenlemeler özel yetkiye ilişkindir. Davacı, davasını özel veya genel yetkili mahkemelerden herhangi birinde açabilir. Dava konusu olayda davacı, sözleşme ve faturalardan doğan alacağının tahsili istemli olarak eldeki davayı açmıştır. Başka bir ifade ile sözleşmeden kaynaklanan para alacağının tahsilini talep etmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 89. maddesinin 1. fıkrasına göre sözleşmeden doğan para borcu, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa, alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Alacaklı, bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip başlatıp, dava açabilir. Dava konusu olayda alacaklı davacı para alacağının ödetilmesi için ikametgahı olan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesinde alacak davasını açmıştır. Ankara mahkemeleri sözleşmeden doğan para alacağının tahsili amacıyla açılan dava yönünden yetkilidirler. Kaldı ki taraflar arasında imzalanmış yazılı bir sözleşmede bulunmamaktadır.Bu nedenle mahkemece, davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esasına girilip taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.