11. Hukuk Dairesi 2023/2904 E. , 2024/5736 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/886 Esas, 2023/552 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/174 E., 2018/1144 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunu
**11. Hukuk Dairesi 2023/2904 E. , 2024/5736 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/886 Esas, 2023/552 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/174 E., 2018/1144 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi ile davacı arasında müvekkiline ait taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile kıymetlerin sigorta teminatı kapsamına alınmasına ilişkin olarak 27.02.2015 tarihinde hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, akabinde müvekkiline ait makinelerin makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında sigortalandığını, davacının Kırka Bor İşletme Müdürlüğü'nde bulunan dekanter santrifüjler ile bowlun makinelerinin de bu poliçe teminatı kapsamında kaldığını, 14.08.2015, 09.12.2015, 07.11.2015 tarihlerinde bu makinelerin bakım için üretici firma Alfa Laval'a gönderildiğini ve hasar tespitleri yapıldığını, zararın ödenmesi için sigortacıya yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, hasarın ve meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında olduğunu ileri sürerek toplam 876.568,26 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;hasarların iş makinasının mutat kullanımına bağlı olarak dekantör ünitesinin normal işlemesi ve mutat kullanımına bağlı aşınma, eskime ve yıpranmaya bağlı meydana gelen, olağan ve beklenir hususlar olduğunun tespitinin yapıldığını, hasarlandığı iddia olunan makinenin poliçe teminatı kapsamında olduğunun öncelikle ispatlanması gerektiğini ve taleplerin makina kırılması sigortası genel şartları uyarınca poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile işbu dava ile talep edilen miktarın fahiş olduğunu, davacının faiz talebi ve türünün kabul edilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında taraflar arasında davacı idareye ait taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile kıymetlerin bina, bina müteviyatı, makine, teçhizat, emtia vb. değerlerin sigorta teminatı kapsamına alınmasına ilişkin hizmet alım sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme ile davacı idareye ait makinelerin makine kırılma sigortası güvencesi altına alındığı, davacı idarenin Kırka Bor İşletme Müdürlüğü'nde bulunan 5024141, 5024138 ve 5024137 seri numaralı dekantör santrifüjler ile 5025331 seri numaralı bowl da meydana gelen kırılma ve hasarların teminat kapsamında kaldığı iddiası ile zararın giderilmesinin talep edildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davaya konu dekantörlerin parçalarının ve tamirat masraflarının sözleşme kapsamında olduğu, ancak çıkan hasarların makine kırılma sigorta sözleşme hükümlerine göre teminat kapsamı dışında bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu zararın ekspertiz sürecinde teminat kapsamında değerlendirildiğini, davalı tarafça itiraz edilmediğini ve davalı vekilince sunulan dilekçelerde de zararın eksper raporunda teminat kapsamı içinde değerlendirildiğinin belirtildiğini, üretici firma tarafından 30 yıl ekonomik ömür biçilen makinelerin bilirkişi heyeti tarafından 10 yıl dolmadan eskimiş olduğu tespitinin afaki nitelik taşıdığını, dava konusu hasarların ani ve beklenmedik nitelik taşımasına karşın bilirkişi heyetince eskime olarak değerlendirildiğini, heyet raporunun eksper raporunun tekrarından öteye geçemediğini, ekspertiz incelemesine ilişkin itirazlarının değerlendirilmeye dahi alınmadığını, bu makinelerde aşınma beklenen kısımların önceden öngörüldüğünü ve bu kısımların bilindiğini, meydana gelen hasarların aşınmanın beklendiği kısımlarda ve şekillerde değil farklı yerlerde meydana geldiğini, bilirkişi heyetinin bu yöndeki itirazlarını da karşılamadığını, makinelerde rutin bakım periyotlarına riayet edilmesine rağmen hasar yaşanmasının da olağan dışı durumlar olarak sigorta temini kapsamında olması gereken hasarlar olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın, zararın makine kırılması sigortası teminatı kapsamı içerisinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği noktasında toplandığını, ne zararın miktarının ne de zarara uğrayan makinelerin sözleşme ile sigorta teminatı kapsamına alınıp alınmadığı konusunda ihtilaf bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sigorta sözleşmesine konu makinelerde meydana gelen hasarın sigorta teminatı kapsamında olduğunu, zararın ani ve beklenmedik şekilde gerçekleştiğini, bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu ve mahkemece hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları teknik itirazların değerlendirilmediğini, üretici firma tarafından 30 yıl ekonomik ömür biçilen makinelerin bilirkişi heyeti tarafından 10 yıl dolmadan eskimiş olduğuna dair tespit yapıldığını, makinelerin düzenli olarak servis bakımlarının yapıldığını, servis kayıtlarının dosyaya sunulduğunu, bilirkişi raporunun eksper raporunun tekrarından ibaret olduğunu, davacının ekspertiz raporuna karşı yaptığı itirazların dikkate dahi alınmadığını, dekanter santrifüjlerde söz konusu hasarların benzerlerinin daha önce yaşandığını ve aynı sigorta şirketine ait daha önceki poliçelerde bu hasarın teminat kapsamında olduğu kabul edilirken son ekspertiz raporlarında ve bilirkişi raporlarında hasarın mutad kullanım sonucu meydana geldiğinin beliritlmesinin çelişkili olduğunu, dekanterlerde mutad aşınma değil kırılma meydana geldiğini, bu kırılmalarda ani ve beklenmedik nitelik arz ettiğinden teminat kapsamı dahilinde olduğunu, bilirkişi heyetinin aşınma kanaatini teknik olarak açıklayamadığını, denetime ve hüküm kuramaya elverişli teknik bir rapor tanzim edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 11 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1401 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.