3. Hukuk Dairesi 2021/8649 E. , 2022/2238 K. "" MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19.HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yar…
**3. Hukuk Dairesi 2021/8649 E. , 2022/2238 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 19.HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : KOCAELİ 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı kurumun 11/02/2016 tarihli yazısı ile 2012 yılı Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokolün (5.3.5.) maddesi dayanak gösterilerek hakkında toplam 13.702,70 TL cezai şart uygulandığını ve uyarıldığını, kurum zararı olarak da aynı protokolün (4.3.6.) maddesi uyarınca 1.370,27 TL'nin tahsil edileceğinin bildirildiğini, davaya konu reçetelerde bulunması gereken asgari şartların tamamının mevcut olup, reçete arkasındaki isim ve imzaların hasta veya yakınına ait olup olmadığını tespit edemeyeceğini, kaldı ki kimlik kontrol etme yükümlülüğünün de bulunmadığını, davalı kurum işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kurum işleminin iptalini talep etmiştir. Davalı; davaya konu kurum işleminin yasal mevzuat ve sözleşme hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince; davaya konu sahte reçetelerin kuruma fatura edilmesinde davacı eczacının kastının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile kurum işleminin iptaline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge adliye mahkemesince; davaya konu sahte reçetelerin üçüncü kişilerce düzenlendiği, reçete muhteviyatı ilaçların da kurum sigortalısı ya da yakını dışındaki kişilere teslim edildiği, davacı eczacının kimlik kontrol yükümlülüğünü yerine getirmediği, davalı kurum işleminin taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak; davanın reddine dair verilen karar, davacının temyizi üzerine; Dairece verilen 09/11/2020 tarihli ve 2020/1005 E. - 2020/6248 K. Sayılı kararla; (1) numaralı bentle davacının sair temyiz itirazları reddedildikten sonra, (2) numaralı bentle; "...bölge adliye mahkemesince; davaya konu işlemin tesisinde ifadesi esas alınan hasta ...'nın tanık sıfatıyla dinlenmesi ve 2016 yılı protokolü de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırıdır..." gerekçesiyle bozulmuştur.