6. Hukuk Dairesi 2013/11087 E. , 2014/3488 K. MAHKEMESİ : Şavşat Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2012 NUMARASI : 2011/319-2012/175 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili i…
**6. Hukuk Dairesi 2013/11087 E. , 2014/3488 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Şavşat Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 06/07/2012 NUMARASI : 2011/319-2012/175 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira parasının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İcra takibinde ve davada dayanılan, hükme esas alınan 14/02/2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kiralanan Yeniköy mahallesi no:9 adresindeki dükkan olup, aylık 100 TL kira bedeli ile Ş.. B.. tarafından davalıya işyeri olarak kullanılmak üzere kiralanmıştır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 5. maddesinde “iki ay arka arkaya kiranın yatmaması kiracı tarafından hiçbir talepte bulunulmadan tek taraflı kiralananın feshi ve mevcut işyerinin feshi sayılacaktır” şeklinde düzenleme mevcuttur. Davacı tarafından Şavşat İcra Müdürlüğünün 2010/173 sayılı dosyası ile 15/09/2010 tarihinde başlatılan icra takibinde aylık 110 TL den 2008 yılının Mayıs Haziran, Temmuz ve Ağustos ayları kira alacakları ile aylık 121 TL den 2008 yılının Eylül ayı ila 2010 yılının Ağustos ayları arasındaki kira alacakları toplamı olan 3344 TL kira alacağı, 984,60 TL gecikme zammı ve 702 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 5.030,60 TL alacağın tahsili istenmiştir. Ödeme emrinin 24/09/2010 tarihinde tebliği üzerine davalı 28/09/2010 tarihli dilekçesi ile icra takibine itirazında, işyerini 2007 yılının Kasım ayında terkederek kiracılığının sona erdiğini, taşınmazı başkasının kullandığını belirtmiştir. İtirazın iptaline yönelik açılan işbu davada da, davalı vekili, 2008 yılı mart ayına kadar ödenmeyen kiranın bulunmadığını, 2008 yılı mart ayında kiralananın tahliye edildiğini, sözleşmenin 5. maddesine göre 2 ay kira ödenmemesinin sözleşmenin feshi sebebi sayıldığını, bu madde gereğince 2008 yılı mart ayından itibaren kira yatmaz ise 2 ay sonra üst üste kira yatmamış olacağından sözleşmenin kendiliğinden son bulacağını, kiralananın bir başkası tarafından ayakkabı deposu olarak kullanıldığını savunmuştur. Mahkemece sözleşmenin 5. maddesi gereğince, 2008 yılı Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin arka arkaya iki kez kira borcu ödenmediği, bu durumda ise Haziran ayından itibaren kira sözleşmesinin son bulduğu belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile 2008 yılı Mayıs ve Haziran ayına ilişkin kira alacakları toğlamı olan 220,00 TL üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesi gereğince kiralanan dükkan, işyeri olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmıştır. Kiralananın sözleşmede açıklanan niteliğine göre dava tarihinde yürürlükte olan 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun’a tabi olduğu anlaşılmaktadır. Bu Yasanın 11. maddesine göre kiracı kira süresinin bitmesinden en az onbeş gün önce kiralananı tahliye edeceğini yazı ile bildirmediği takdirde sözleşme aynı şartlarla bir yıl uzatılmış sayılır. Her ne kadar sözleşmenin özel şartlar 5. maddesinde kira parasının 2 ay arka arkaya yatmaması halinde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedilmiş sayılacağı kararlaştırılmış ise de, kiralananın niteliğine göre anılan sözleşme hükmü geçersizdir. Öte yandan kira sözleşmesi kiraya veren tarafından da feshedilmemiş, davalı kiracı tarafından da süre sonunda kiralananın tahliye ve teslim edildiğine dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Kira sözleşmesi ancak, tarafların karşılıklı rızası, ya bir yargı kararı ya da kiralananın yok olması ile sona erebilir. Kiralananın tahliye ve teslim edildiğine ilişkin bir yazılı delil ibraz edilemediğine göre, kira süresinin sona ermesinden sonra da davalının kullanımında olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece icra takibinde talep edilen kira alacakları ve ferileri bakımından sözleşme hükümlerine göre alacak miktarı belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, kira sözleşmesinin sona erdiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.