11. Hukuk Dairesi 2009/1664 E. , 2010/7449 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2007/306 - 2008/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2009/1664 E. , 2010/7449 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bolu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.04.2008 tarih ve 2007/306 - 2008/126 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının sahibi olduğu şirketin hisselerini müvekkiline devir ettiğini, devre konu bu şirketin kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, rücu amaçlı olarak başlatılan icra takibinin itirazla durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 inkar tazminatı hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının, dava dışı şirketteki hisselerini davacıya devir ettiği, anılan şirketin kredi borcunun bulunduğu, uyuşmazlığa konu bu borcun hisse devir tarihi olan 10.11.2006 gününden önce oluştuğu, davacının bu borcu ödediği, devir sözleşmesine göre davalının sorumlu olduğu, alacağın likit bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve 2.293.32 YTL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar dava dışı limitet şirketin hisselerinin devrine ilişkin sözleşmeler taraflar arasında yapılmamış ise de davacının, davalının yaptığı hisse devir sözleşmesi uyarınca ödemesi gereken borcu kendisinin ödediğini iddia etmiş olmasına, bu davanın vekaletsiz iş görme hükümlerine göre açılmış bir dava niteliğinde bulunduğunun kabulünün gerekmesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, dava dışı limitet şirketin hisselerinin devri sözleşmesi uyarınca davalının sorumlu olduğu kredi borcunun davacı tarafından ödendiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Somut olayda davalının, dava dışı ... Ltd.Şti’ndeki hisselerini 10.11.2006 tarihinde diğer ortak ... ile birlikte dava dışı ... ile ...’ya devir ettikleri, sözleşmelerde davalı ortak ile dava dışı diğer ortağın ayrı ayrı hisseleri devre konu şirketin devir tarihine kadar tüm borçlarının kendilerine ait olduğunu, devirden sonra devir alanlara ait bulunduğunu kabul ettikleri anlaşılmaktadır. Davacı şirket vekili, hisseleri devre konu şirketin devirden önce adına açılan artı kredi hesabından devir tarihinden önce kullanılan kredi borcunu müvekkilinin ödediğini ileri sürmüştür. Davalı, anılan kredi hesabına 20.11.2006 ve 16.11.2006 tarihinde toplam 5.000.00 YTL ödeme yapıldığını ve kredi borcunun kapatıldığını savunmuştur. Mahkemece, dava dışı banka tarafından gönderilen ekstreye göre düzenlenmiş bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak, hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadığı gibi temel alınan bilirkişi raporu da karar vermeye elverişli değildir. Dava dışı bankanın icra dosyasına sunulan yazısından uyuşmazlığa konu hesabın sonradan sahibinin davacı şirket olarak düzeltildiği açıklanmıştır. Ancak, söz konusu hesabın önceden kime ait olduğu, bu değişikliğin ne zaman ve nasıl yapıldığı araştırılmamıştır. Ayrıca, hisse devir tarihi olan 10.11.2006 günü itibariyle hesaptaki borç durumu, bu tarihten önce ve sonra kullanılan kredilerin miktarı, nasıl ve kim tarafından kullanıldığı, ödemelerin kim tarafından ve nasıl yapıldığı hususları üzerinde de durulmamıştır. Bu durum karşısında, aralarında hukukçu ve bankacının bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, dava dışı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılıp, uyuşmazlığa konu hesabın kim adına açıldığı, bu hesaptan nasıl tasarruf edildiği, 10.11.2006 tarihi itibariyle borç durumu, öncesinde ve sonrasında kredi kullanılıp kullanmadığı, kim tarafından ve nasıl kullanıldığı, varsa ödemelerin nasıl yapıldığı hususlarında denetime uygun rapor alınarak ve hisse devir sözleşmesi hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı ve yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.