18. Hukuk Dairesi 2014/4636 E. , 2014/9893 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2013 NUMARASI : 2012/386-2013/54 Dava dilekçesinde, velayeti annede olan küçüğün soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı N.. M.. tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava d…
**18. Hukuk Dairesi 2014/4636 E. , 2014/9893 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 12/02/2013 NUMARASI : 2012/386-2013/54 Dava dilekçesinde, velayeti annede olan küçüğün soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı N.. M.. tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı A.. M..'den olma N. M.'in soyadının annenin soyadı olan "Aslan" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı A.. M..'in evliliklerinden soyadının değiştirilmesi istenen 01.10.2002 doğumlu N. M.in dünyaya geldiği, anne ve babanın Ankara 9. Aile Mahkemesi'nin 24.09.2007 gün 2007/962-940 sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece davalı baba ile çocuk Nazlı Mengel arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, Nazlı'nın velayetinin davacı anne N.. A..'a bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 336. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.