Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı borçlu şirketin aralarındaki ticari ilişki neticesinde doğmuş olan, davalı tarafın davacı şirket kayıtlarına ve faturaya dayanan borcuna bağlı olan alacağın tahsili amacı ile faturadan kaynaklanan ---- asıl alacak dayanak gösterilerek ----sayılı dosyası ile işlemiş faizi ile birliklikte toplamda ---- değerinde icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin --- tarihinde borçluya tebliğ edildiğini, borçlunun başlatılan icra takibine -----
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi...'ın konut kredisi kullandığını, kredi süresi içinde geçerli olmak üzere davalı şirketten 15/11/2011-15/11/2016 tarihlerini kapsar şekilde hayat sigortası yaptırıldığını, murisin 21/09/2013 tarihinde vefat ettiğini, davacılar tarafından sigorta bedelinin ödenmesi için davalı şirkete başvurulduğunu ancak davalı şirketin Hayat Sigortaları Genel Şartlarının C.2.2 maddesine istanaden beyan yükümlülüğünün kasten ihlal edildiği gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşme yapıldığı sırada murise böyle bir belgenin sunulmadığını, bu imzanın suç teşkil edecek şekilde sonradan atıldığını, sözleşme yapıldığı sırada murisin hasta olmadığını, ölüm nedeninin daha önce tedavi gördüğü hastalık değil de, kardiyonejik şok olduğunu, murisin yaşı dikkate alındığında bu hastalık nedeniyle ölümünün normal olduğunu belirterek sigortalı murisin beyan yükümlülüğünü kasıtlı olarak ihlal etmediğinin tespiti ile Bireysel Kredi Grup Hayat Sigortasında 2. yıl vefat teminatı olarak kararlaştırılan 13.500 TL'nin sigorta lehtarı olan yasal mirasçılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.SAVUNMA Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların aktif husumet ehliyetlerinin olmadığını, sigorta edilenin riziko gerçekleşince, sigorta bedelini talep hakkının, lehine sözleşme yapılan kişiye yani lehtara ait olduğunu, murisin ölümüne sebep olan hastalık veya durumun kalp kapak hastalığı ve kalp yetmezliği olduğunun ifade edildiğini, sigortalının bu rahatsızlığının, sözleşmenin yapılmamasını gerektiren durumlardan olduğunu, bu hastalık ile ölüm arasında illiyet bağı olduğunu, müvekkilinin sigorta bedelinde sorumlu tutulsa bile, bu sorumluluğun davacıya karşı en fazla borcu aşan kısım kadar olabileceğini belirterek lehtar banka şubesinden son borç miktarının ve davaya muvafakatinin bulunup bulunmadığının sorulmasını, muvafakatin bulunmaması halinde aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine, aksi takdirde müvekkil şirketin sorumlu olmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.