Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2302 E. , 2024/3219 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2302 Karar No : 2024/3219 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri /... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava …
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2302 E. , 2024/3219 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2302 Karar No : 2024/3219 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müşaviri /... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada yaralanması sonucu maruz kaldığını ileri sürdüğü zararların tazmini istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların karşılığında, şimdilik 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesi ile 3.255,14 TL) maddi tazminatın olay tarihinden itibaren, 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, olayın bir terör saldırısı olduğu, canlı bomba ile gerçekleştirilen patlama olaylarının çok sayıda vatandaşın ölümüne ve yaralanmasına sebep olduğu göz önüne alındığında, olay nedeniyle yaralanan davacının yaşadığı elem ve üzüntü sebebiyle oluşan zararının sosyal risk ilkesi uyarınca karşılanması gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kabulü ile 3.255,14 TL maddi tazminatın davalı idareye başvuru yapıldığı 07/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru yapıldığı 07/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, maddi ve manevi tazminat isteminin zımnen reddine ilişkin işlemin iptali isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/1225, K:2022/2883 sayılı bozma kararına uyularak davalı idarenin/idarelerin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra meydana gelen ve idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı terör olaylarının, anılan Kanun kapsamında değerlendirilmesi ve maddi zararlara ilişkin tazminat miktarlarının da 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf isteminin reddine, davalı idarenin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata yönelik kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat istemi yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıya 3.916,88 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, kabul edilen maddi tazminat üzerinden 3.916,88 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, ret edilen maddi tazminat üzerinden 3.916,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, tazminat miktarının hizmet kusuru bulunduğunun kabulü ile belirlenmesi gerektiği, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği iddialarıyla; davalı idare tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davacı tarafından davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Tarafların temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava, 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde yaşanan iki büyük patlamada yaralanması sonucu maruz kaldığını ileri sürdüğü zararların tazmini istemiyle davacı tarafından yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile oluştuğu ileri sürülen maddi ve manevi zararların karşılığında, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren, 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek kanuni faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. Çukurova Üniversitesi ...Fakültesi ... Anabilim Dalının... tarih ve ... sayılı Sağlık Kurulu Raporunda, davacıda meydana gelen yaralanmanın meslekte kazanma gücü oluşturmadığı, olay sebebiyle meydana gelen yaralanma neticesinde geçici iş göremezlik için öngörülen sürenin 75 gün olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 09/11/2018 tarihli hesaba ilişkin bilirkişi raporunda Çukurova Üniversitesi ... Fakültesi ... Anabilim Dalının raporu dikkate alınarak davacının maddi zararı 3.255,14 TL olarak hesap edilmiş, 15/01/2019 tarihinde kayıtlara giren miktar artırım dilekçesi ile 1.000,00 TL olan maddi tazminat istemi rapor doğrultusunda artırılarak 3.255,14 TL'ye çıkarılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi uyarınca Mahkemelerce davacının istem sonucu hakkında karar verilmesi gerekmektedir. Söz konusu ilke gereği hakimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, yalnızca hukukilik denetimine bağlı olarak talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan Mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Taleple bağlılık ilkesi, medenî usul hukukunda yer alan ve yargılamaya hâkim olan ilkelerden bir tanesi olup hâkimin, tarafların talepleriyle bağlı olduğunu, talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremeyeceğini; ancak duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceğini ifade eder. Her ne kadar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nda "taleple bağlılık" ilkesine açıkça veya 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na atıfta bulunulmak suretiyle yer verilmemiş ise de; Danıştay dairelerinin ittifakla kabul ettiği yerleşik içtihatlarla, taleple bağlılık ilkesi idari yargılama hukukunda da uygulanmaktadır. Bu bağlamda, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, bu istemi genişletecek biçimde bir karar veremeyeceği açıktır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesinin, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmadığı, 5233 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik uyarınca maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki değerlendirmeleri Dairemizce de yerinde görülmüştür. Bununla birlikte hükmedilen maddi tazminatın miktarı yönünden değerlendirmeye geçilmelidir. Yukarıda yer verilen açıklamalar dikkate alındığında, Bölge İdare Mahkemesince, davacının maddi tazminat talebi 15/01/2019 tarihinde kayıtlara giren miktar artırım dilekçesi ile artırılmış haliyle 3.255,14 TL olmasına karşın davacının talebinden daha fazla olan 3.916,88 TL maddi tazminata hükmedilmesinde ve maddi tazminat istemi yönünden reddedilen kısım olmamasına rağmen reddedilen maddi tazminat istemi bulunduğu varsayımı ile bu kısım yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinde taleple bağlılık ilkesine ve usul hükümlerine uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, maddi tazminat istemine özgü olarak devam eden yargılamada verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Tarafların temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/09/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.