Hukuk Genel Kurulu 2006/1-331 E. , 2006/314 K. "" MAHKEMESİ : Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/10/2005 Taraflar arasındaki “tapu iptali terkin“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.7.2004 gün ve 2000/677 E. 2004/630 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.12.2004 gün ve 2004/13763 E. 2004/14213 K. sayılı ilamı ile, (.…
**Hukuk Genel Kurulu 2006/1-331 E. , 2006/314 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 26/10/2005 Taraflar arasındaki “tapu iptali terkin“ davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.7.2004 gün ve 2000/677 E. 2004/630 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 22.12.2004 gün ve 2004/13763 E. 2004/14213 K. sayılı ilamı ile, (...Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazların bir bölümünün 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca yapılan inceleme sonucu saptanan kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşıldığına göre, değinilen taşınmazlara yönelik davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, dava kısmen kabulle sonuçlandığı halde, red ve kabul oranı gözetilmek suretiyle davacı yararına yargılama gideri ve avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken, bu hususun düşünülmemiş olması doğru değildir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir. TEMYİZ EDEN: Maliye Hazinesi vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, tapu iptal ve terkin istemine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; 3621 sayılı Kanunun 9. maddesi gereğince idare tarafından kıyı kenar çizgisi belirlenmiş olup; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan 2452 ve 2350 parsel sayılı taşınmazların kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığını ileri sürerek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile kıyı olarak kamuya terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine ilişkin idari işlemin davalıya bildirilmemesi nedeniyle itiraz edemediğini ve dava konusu taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir.. Mahkemenin; “dava konusu taşınmazların niteliğine yönelik olarak davalının devleti yanılgıya düşürecek kasıtlı davranışı bulunmayıp, taşınmazların kıyı vasfında olup olmadığının tespitinin teknik inceleme gerektirdiği; bu itibarla davalının, davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmakla yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağı” gerekçesiyle; “Dava konusu 2452 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kısmen kabulüne; dava konusu 2350 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın reddine; Yargılama giderlerinin davacı Hazine üzerinde bırakılmasına” dair verdiği karar, Özel Daire’ce yukarıda yazılı gerekçeyle bozulmuş; Yerel Mahkeme önceki gerekçesini tekrarla direnme kararı vermiştir. Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; davacı yararına yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasındadır.