8. Ceza Dairesi 2023/2669 E. , 2023/10248 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1067 E. 2016/152 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı kaldırılarak hükümlerin bozulmasına karar verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 12.06.2023 tarihli ve 2020/5922 Esas, 2023/4511…
**8. Ceza Dairesi 2023/2669 E. , 2023/10248 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/1067 E. 2016/152 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi yaptırmamak için direnme, hükümlü veya tutuklunun kaçması HÜKÜMLER : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama kararı kaldırılarak hükümlerin bozulmasına karar verilmesi İTİRAZA KONU KARAR : Onama İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay (8). Ceza Dairesinin, 12.06.2023 tarihli ve 2020/5922 Esas, 2023/4511 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2023 tarihli ve 14-2016/182520 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.07.2023 tarihli itiraz başvurusunun, sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, görevi yaptırmamak için direnme ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu görülmüştür. I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yasal unsurları oluşan suçların tipikliği açısından görevi yaptırmamak için direnme suçu ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu arasında ve ayrıca görevi yaptırmamak için direnme suçu ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu arasında zamansal ve mekânsal birliktelik gösteren cebir ve tehdit fiilleri kısmen çakışmak / kesişmek suretiyle birbirini tamamlayıcı fonksiyon icra etmekte ve böylece suçların icra hareketleri kısmi ayniyet göstermektedir. Bu nedenle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci ve 292 nci maddelerinde düzenlenen suçlar ile aynı Kanun'un 265 inci ve 109 uncu maddelerinde düzenlenen suçlar bakımından farklı neviden fikri içtima söz konusu olmaktadır. Buna göre 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu ve 292 nci maddelerinde düzenlenen suçların haksızlık içeriğinin aynı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen suçun haksızlık içeriğini de kapsaması nedeniyle, görevi yaptırmamak için direnme suçundan sanıklara ayrıca ceza verilmemelidir. Ancak bu durum 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu ve 292 nci maddeleri uyarınca sanıklar hakkında hüküm kurulurken göz önünde tutularak yaptırımlar belirlenmemesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Oluşa ve dosya kapsamına göre, infaz koruma memuru olan katılanların görevleri gereği akşam sayımını yapmak ve koğuş bahçe kapısını kapatmak için 1. koğuşa ait malta kapısını açtıkları sırada, sanıkların ellerindeki bıçakla katılanların üzerlerine saldırmak suretiyle görevlerini yapmaya engel oldukları anlaşılmıştır. Sanıklar, katılanlarla yaşadıkları boğuşma sırasında katılanlardan cezaevi anahtarlarını vermelerini istemiş, alamayacaklarını anlayınca onları cezaevi personelinin mutfak olarak kullandığı bölüme götürerek çamaşır ipi ile ellerini ve ayaklarını bağlamaya çalışmışlar, katılanları tekme ve kafa atmak suretiyle darp etmeye devam etmişler, anahtarları alamayacaklarını anlayan sanıklar koğuş bahçesine yönelmişlerdir. Katılan ..., firar girişiminde bulunan sanıklara engel olmak için arkalarından gitmek istediğinde, bu durumu fark eden sanık ... katılana engel olmak için onu durdurmaya çalışmış ve inceleme dışı sanık ...'ın ardından o da bahçe bölümüne geçmiştir. Katılanlar sanık ...'un elindeki bıçakla malta kısmında tek başına kaldığını görünce onu etkisiz hale getirmek istemişler, sanık elindeki bıçakla direnmeye devam etmesine rağmen katılanlar sanığı yakalayarak mutfağın demir kapısına kelepçelemişlerdir. Son olarak inceleme dışı sanık ... çıkmış olduğu çatıdan cezaevine çağrılan Cumhuriyet savcısının ikna çabaları neticesinde inmeyi kabul etmiş, diğer sanıklar da sakinleşerek koğuşlarına geçmişlerdir. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "Görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; infaz koruma memuru olan katılanların görevleri gereği akşam sayımını yapmak ve koğuş bahçe kapısını kapatmak için 1. koğuşa ait malta kapısını açtıkları sırada, sanıklar ellerindeki bıçakla katılanlara saldırmışlar ve görevlerini yapmalarına engel olmuşlar, ardından sanıklar cezaevinden firar etmek maksadıyla katılanlardan almak istedikleri cezaevi anahtarlarını elde edemeyeceklerini anlayınca onları personel mutfağı olarak kullanılan kısma götürüp, ellerini ve ayaklarını bağlamaya çalıştıkları sırada, katılanların direnerek disiplini sağlamak adına sanıkları etkisiz hale getirmek istemeleri üzerine kafa ve tekme atarak onlara engel olmaya devam etmişlerdir. Son olarak anahtarları elde edemeyen sanık ... koğuş bahçesine yönelerek, cezaevi çatısına çıkmayı başarmış, sanık ... Yiğit ise katılan ...'ı durdurarak yine görevini yapmasına engel olmuştur. Buna göre, sanıklar hükümlü veya tutuklunun kaçması ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bağımsız olarak, infaz koruma memuru olan katılanların, sayım yapmak, kapıları kontrol etmek, cezaevinde disiplini sağlamak ve firar girişiminde bulunan, taşkınlık yapan, görevli personele fiili saldırıda bulunan hükümlülere engel olmak şeklindeki görevlerini yaptırmamak için direndiklerinin anlaşılması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 12.06.2023 tarih ve 2020/5922 Esas, 2023/4511 Karar sayılı kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.