2. Hukuk Dairesi 2024/3948 E. , 2025/1351 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1374 E., 2024/292 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2021/201 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yolu ile İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karş…
**2. Hukuk Dairesi 2024/3948 E. , 2025/1351 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1374 E., 2024/292 K. DAVA TÜRÜ : Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Aile Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2021/201 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından katılma yolu ile İlk Derece Mahkemesinin ilk kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun süresinde olduğu ve incelenmesi gerektiği, kusur belirlemesi, ortak çocuk lehine hükmedilen tedbir ve iştirak nafakası ile kendisi lehine hükmedilen tedbir nafakası ve manevî tazminat miktarları, yoksulluk nafakasına hükmedilmemesi, ziynet alacağı davasının reddi, evlilik birliği içerisinde edinilen altınların bedeline ilişkin davanın açılmamış sayılması kararı, aleyhe hükmedilen yargılama masrafları yönünden; davalı erkek vekili tarafından ise kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddî, manevî tazminat ve miktarları, yargılama masrafları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre İlk Derece Mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. İstinaf başvurusunun reddi hâlinde Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı, sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ilk kararına karşı davacı kadın tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince süreden reddine karar verilmiş olup, verilen bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. İlk Derece Mahkemesin 13.04.2021 tarihli son kararında da belirtildiği üzere, "Davacıya düğünde takılan 3 adet bileziğin bedelinin davalıdan tahsiline ilişkin talebinin reddine, (ziynet alacağının reddine ilişkin dava kesinleşmesi nedeniyle)" ayrıca ziynet alacağı davası yönünden talebin reddine karar verilmesi sonuca etkili değildir. Davacı kadının ziynet alacağı davası yönünden verilen karar kesinleşmiş bulunduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı ziynet alacağı davası yönünden temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davacı kadın vekilinin ziynet alacağı davası yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. 2.Dosya içeriğine göre, temyize konu davacı kadının evlilik birliği içerisinde edinilen altınların bedeli, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca kesinlik sınırı olarak belirlenen 378.290,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı kadın vekilinin evlilik birliği içerisinde edinilen altınların bedeli hakkında verilen karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Taraf vekillerinin boşanma ve fer'îleri yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava tarihinden sonra gerçekleştiği anlaşılan "davacının kız kardeşinin davalının annesine şiddet uygulaması ve davacının davalının kullanmakta olduğu servis minibüsünü taşlaması" vakıalarının davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, yine davacı kadının annesinin "kızımı ezdirmem" gibi sözlerinin vakıa olarak davacı kadına kusur olarak yüklenemeyeceği, bununla birlikte davacı kadın tarafından İlk Derece Mahkemesinin 26.06.2018 tarihli ilk kararı istinaf edilmediğinden, kaldırma kararından sonra verilen hükümle davalı erkeğe "bağımsız konut açmama ve davacı kadına fiziksel şiddet uygulama" kusurlarının yüklenemeyeceği, tarafların gerçekleşen ve kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre yine de davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı kadın vekilinin, ziynet alacağı davasına yönelik temyiz dilekçesinin istinaf edilmeyen yön temyiz edilemeyeceğinden REDDİNE, 2.Davacı kadın vekilinin, evlilik birliği içerisinde edinilen altınların bedeli yönünden temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 3.Erkek vekilinin tüm, kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.