1. Hukuk Dairesi 2006/9537 E. , 2006/11464 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanın .parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması öncesindeki parselde bulunan payını, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini ileri sürüp, davalı adına olan kaydın iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, Bilal haricindeki davacılar dava…
**1. Hukuk Dairesi 2006/9537 E. , 2006/11464 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 19/04/2006 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanın .parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması öncesindeki parselde bulunan payını, mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak davalıya devrettiğini ileri sürüp, davalı adına olan kaydın iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, Bilal haricindeki davacılar davalarını atiye bırakmışlardır. Davalı, satış işleminin gerçek olduğunu, murisin satış bedelini, davacı B..’e aldığı eve katkı olarak verdiğini belirtip davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın her iki tarafa pay verdiği gerekçesi ile davacı Bilal’in davasının reddine, diğer davacıların davasının açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı B...tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi’nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, öncesi 1909 ada ...parsel olan 30413 ada 6 sayılı imar parselinin kayden tarafların miras bırakanına ait iken murisin bu yeri 25.09.1987 tarihinde davalı oğlu K... S...’ya satış suretiyle temlik ettiği onun da 25.09.1997 tarihinde dava dışı A..T...’a sattığı 21.9.1998 tarihinde tekrar ondan geri aldığı anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlar, davalı ise miras bırakanın temlikte paylaştırma amacı güttüğünü savunmuş, mahkemece bu savunmaya değer verilmiştir. Bilindiği üzere, Uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.