8. Hukuk Dairesi 2021/563 E. , 2021/3300 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı ... Belediyesi yönünden davanın tefrikine, davalı .... Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekili ile davalı .... Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından te
**8. Hukuk Dairesi 2021/563 E. , 2021/3300 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Önlenmesi, Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davalı ... Belediyesi yönünden davanın tefrikine, davalı .... Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı ... Belediyesi vekili ile davalı .... Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı Hazine vekili, 203 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit gördüğünü, 203 parselin doğu kısmının Belediye Başkanlığı tarafından ağaçlandırıldığını ve halkın kullanımına açıldığını, bir kısmının ise taşlık ve kayalık vaziyette kaldığını, parsel içerisine kuzeyden güneye doğru yol açıldığını, taşınmaz içerisine belediye tarafından çeşme yapıldığını, diğer davalı ... Otel İşletmecileri tarafından ise parselin 570 m2 lik kısmına lokanta ve müştemilatının yapıldığını, 135 m2 lik kısmına üstü kapalı kafeterya, 330 m2 lik kısmına anti tiyatro, 31 m2 lik kısmına betonarme bina, 50 m2 lik kısmına kafeterya ve 9348 m2 lik kısmının ise çimlendirildiği ve üzerine çiçek ekildiği ve yürüyüş yolu yapıldığını, davalıların müdahalelerinde hiçbir haklı ve yasal dayanaklarının bulunmadığını belirterek, davalıların 203 nolu parsele vaki müdahalelerinin önlenmesini ve taşınmaz üzerine oluşturulan muhdesatların kaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Şirket vekili, davacı Hazinenin taşınmazla ilgili olarak kendilerinden her yıl ecrimisil aldığını, yapılan yapılar için Turizm Bakanlığından turizm işletme belgesi verildiğini, taşınmazın mülkiyeti ile ilgili Erdemli Kadastro Mahkemesinin 1991/13 Esas sayılı dosyasında hukuki ihtilaf bulunduğunu, bu nedenle bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, adı geçen parsel deniz kıyısında bulunması ve toprağının elverişli olması nedeniyle belediye tarafından civarın güzelleştirilmesi amacıyla ağaçlandırma yapıldığını, ancak bir kısım ağaçların da doğal olarak yetiştiğini, ayrıca yoldan sahile inişin kolaylaşması için bir zamanlar yol açıldığını ve ücretsiz kullanıma açık çeşme yaptırıldığının doğru olduğunu, bu iyi niyetin müdahale olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin 19.07.2007 tarihli kararıyla, davanın kısmen kabulüne, 203 nolu taşınmaza davalıların müdahalelerinin men’ine, kal talebinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı ve davalı .... Ltd. Şti vekili tarafından temyiz edilmiş, Yerel Mahkemenin kararı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2017 tarihli ve 2015/12984 Esas, 2017/3164 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır. Davalı ... vekilinin süresi içerisinde karar düzeltme isteğinde bulunması üzerine Dairenin 26.02.2008 tarihli ve 2007/11515 Esas, 2008/2248 Karar sayılı ilamıyla Kadastro Mahkemesinde dava konusu taşınmazın mülkiyetine yönelik davanın davacı Hazine'nin taraf sıfatını etkileyeceğinden sonucunun beklenmesi gerektiği gerekçesiyle onama kaldırılarak hüküm bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda 02.07.2020 tarihli kararla, davalı ... yönünden dosyanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına, diğer davalı yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Hüküm, davacı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı .... Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, müdahalenin önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelediğinde, Hazine adına tespit gören 203 parsel sayılı taşınmazın Erdemli Kadastro Mahkemesi'nin 2009/44 Esas, 2009/222 Karar sayılı ilamı ile ''203 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile; fen bilirkişisi Erhan Karabıyık tarafından düzenlenen 24.04.2007 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 515,76 m2, B harfi ile gösterilen 1592 m2’lik kısımların taşlık, çalılık vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, D harfi ile gösterilen 177,49 m2 ve E harfi ile gösterilen 487,52 m2’lik kısımların kıyı kenarı olarak kabulü ile kıyı kenarı içinde kalan yerler olarak haritasına işlenmesine, C harfi ile gösterilen 37815,69 m2’lik kısmın arsa, piknik sahası, limon bahçesi, özel gezinti, yürüyüş ve eğlence, bina, özel oto park, çocuk parkı, futbol sahası, hayvanat bahçesi vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline'' karar verildiği, kararın 28.02.2011 tarihinde kesinleştiği, 203 parsel sayılı taşınmazın tapuda 37.815,69 m2 arsa, piknik sahası, limon bahçesi, özel gezinti, yürüş ve eğlence, bina özel oto park, çocuk parkı, futbol sahası ve hayvanat bahçesi niteliğinde 11.04.2011 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, davacı Hazine'nin dava dilekçesinde sadece tapuda Kadastro Mahkemesi kararıyla oluşan 203 parsel sayılı taşınmaza yönelik değil, adına tespit gören yani taşlık, çalılık vasfı olan ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısım yönünden de müdahalenin önlenmesi ve kal isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, yazılı şekilde karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporlarında dava dilekçesinde davalılar tarafından müdahale edildiği iddia edilen yerler ve kali istenen yapıların tam olarak hangi kısımda olduğunun (203 parsel sayılı taşınmaz ve taşlık, çalılık vasfı olan ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan kısımlar dahil), imar barışı kapsamında düzenlenen yapı kayıt belgelerindeki yapıların dava dilekçesinde belirtilen yapılar olup olmadığının ve dava dilekçesinde talep edilen yerler dışından davalılar tarafından farklı yer ve şekilde kullanımlar olup olmadığının net bir şekilde belirlenmediği, raporlar arasında çelişkiler olduğu ve çelişkiler giderilmeden karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, yukarda açıklanan hususlar göz önünde bulundurularak çelişkiler giderilecek şekilde yeniden mahalinde inceleme yapılarak krokide de detaylı gösterilecek şekilde bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. SONUÇ: Davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları yukarıda gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davacı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin diğer, davalı Şirket vekilinin tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.