İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dini yayın yapan kanallarda yayınlanan, dini içerikli program ve reklamlarda oynadığını ve sunuculuk yaptığını, müvekkiline ait görsel içeriklerin Müvekkilinin izni ve haberi olmaksızın ... TV adlı kanalda yayınlandığını, iç…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1385 Esas KARAR NO : 2025/1802 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 08/06/2023 NUMARASI : 2020/35 E. - 2023/127 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dini yayın yapan kanallarda yayınlanan, dini içerikli program ve reklamlarda oynadığını ve sunuculuk yaptığını, müvekkiline ait görsel içeriklerin Müvekkilinin izni ve haberi olmaksızın ... TV adlı kanalda yayınlandığını, içeriklerin reklam amaçlı kullanıldığını, kanalın müstehcen yayınlar yapmış olmasının ve müvekkilinin görsel/işitsel kayıtlarını izinsiz kullanmasının FSEK kapsamında korunan haklarıyla birlikte aynı zamanda müvekkilinin itibarını ve kişilik haklarını da zedelediğini belirterek davalarının kabulü ile müvekkili ... için 50.000TL manevi tazminatın ve 1.000TL., FSEK m.68 uyarınca telif tazminatının videonun hukuka aykırı olarak kullandığı tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilinin FSEK kapsamında korunan haklarına davalı tarafından yapılan tecavüzün ref'ine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "İncelenen dosya kapsamı, bilirkişi raporu kayıt ve belgeler, sicil dosyaları, taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, dava, davacıya ait görüntülerin davalıya ait televizyon kanalında izinsiz olarak gösterildiği iddiasına dayalı maddi manevi tazminat ve tecavüzün ref'ine ilişkin olup, davacı tarafından davalının bir reklam filminde oynadığı görüntülerin davalıya ait ... TV isimli TV kanalında izinsiz olarak gösterildiği iddiasına dayandığı, mahkememizce davalı tarafça delil sunulmaması sebebiyle davacının sunmuş olduğu deliller toplanarak bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyetince sunulan 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacının reklam filminde oynadığı davalı televizyonda da gösterilerin bu reklam filmi olduğu, reklam filminin her TV kanalında gösterilebileceği reklam dışında herhangi bir görüntü veya kaydın tespit edilemediği bu sebeple hukuka aykırı bir kullanım olmadığı yönünde görüş bildirildiği, aldırılan ek raporda da aynı görüşün muhafaza edildiği buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davalı televizyonun 2017 yılı Ekim ayında kapandığı, davacı asilin reklam filminde oynadığı bu reklam filminin davalı televizyonda 21/02/2017 tarihi ile 06/03/2017 tarih aralığında gösterildiği, gösterilen kayıtlar bilirkişi heyetince incelendiğinde davacının bizzat yer aldığı reklam filmine ilişkin olduğu, bunun dışında herhangi bir FSEK hükümlerine aykırı görüntü veya kaydın olmadığı, reklam filmlerinin TV kanallarında gösterilmesi hususunun davacının mali ve manevi haklarının ihlali olarak değerlendirilemeyeceği, davalı televizyonda gösterilen reklam filminin hukuka uygun bir kullanım olduğu bu sebeple ispatlanamayan davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli, 2020/35 E. ve 2023/127 K. sayılı ilamıyla reddedilen davanın, davacının reklam filminde oynadığı görüntülerin davalı televizyonda 21.02.2017-06.03.2017 tarih aralığında gösterildiğini, bilirkişi raporunda bu kullanımın bir reklam filmi yayını olup hukuka aykırı bir kullanım olmadığı görüşünün bildirildiğini ve ek raporda da bu görüşün muhafaza edildiğini gerekçe göstererek davayı reddetmesi üzerine hazırlandığını, davacının, aynı ilk derece mahkemesinde, farklı bir şirkete karşı (...Radyo Anonim Şirketi) aynı sebep ve konudan açtığı 2020/36 Esas sayılı davanın ise 13.07.2023 tarihli duruşma zaptı ile kısmen kabulüne karar verildiğini, bu davada aldırılan bilirkişi raporunda davalının davacının izni olmaksızın fotoğraf ve videosunu kullanarak reklam yaptığını, bu şekilde mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini ve rayiç bedelin 5.000 TL olabileceğini belirtilmesi üzerine 5.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatın kabulüne karar verildiğini belirterek, aynı mahkemede farklı şirketlere karşı aynı sebepten açılan davalardan birinin kabul edilirken diğerinin hukuka aykırı ve dayanaktan yoksun bilirkişi raporu doğrultusunda reddedilmesinin çelişkili olduğunu ve haksızlığı gösterdiğini, yerel mahkemenin, itiraza uğrayan 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin reklam verenlerle anlaşma yaparak yayıncı sıfatıyla yayın yaptığının iddia edildiğini ancak dosyada bu yönde hiçbir bilgi ve belgenin bulunmadığını, davalı şirketin ispat yüküne rağmen davaya cevap bile vermediğini ve dolayısıyla bu varsayımlarla yapılan değerlendirmenin ve hükme esas alınmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu savunduğunu, özellikle Yargıtay içtihatlarına atıfta bulunarak, davacının bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazlar giderilmeksizin itiraza uğramış rapora değer verilerek karar verilmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini öne sürdüğünü, bilirkişi ek raporundaki davacının icrasının "basit ve icracı sanatçılık vasfı vermeye yeter derecede hususiyet barındırmadığı" yönündeki iddianın ve FSEK hükümlerinin uygulanamayacağı değerlendirmesinin de hukuka aykırı ve geçersiz olduğunu, zira müvekkilinin dini yayınlar yapan, tanınmış bir şahsiyet olduğunu ve reklam filmlerinin de FSEK kapsamında sinema eseri olarak korunduğunu müvekkiline ait eserin izinsiz yayınlanmasının FSEK m. 68'de düzenlenen "mali haklara tecavüz" hali olduğunu yineleyerek, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davasının görüntülerinin yayınlandığından söz etmenin mümkün olmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan görüntülerin noter tasdikli olmadığını ve zaman damgasının bulunmadığını da gözetildiğinde delil vasfı bulunmadığını, aksi düşünülse dahi davacının FSEK m. 86 ve TMK m. 24. Vd uyarınca yapılan değerlendirmede dahi bilirkişi incelemesi ile de davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddi kararının yerinde olduğunu savunarak istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davacıya ait görsel içeriklerin davacı şirkete ait Bedir Televizyonunda gösterilmesi iddiasıyla maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 09/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davacı her ne kadar reklamlarda yer alan görüntülerinin kendisinden izinsiz olarak davalı televizyonunda kullanıldığını ileri sürmüş ise de söz konusu reklamın davalı tarafça davacıdan alınmaksızın oluşturulan bir reklam olmadığı, davacının daha önce çekimi yapılan reklama katılıp bir reklam filmi çektiği ve bu görüntülerin de başka TV kanalları ile davalı kanalında reklam şeklinde yayınlandığının görüldüğü, dosyadaki bilgi ve belgeler ve görüntülerden söz konusu reklam davalı tarafça oluşturulmamış olup davalı daha önce oluşturulan bu görüntülerin reklam verenlerle yapılan anlaşma çerçevesinde yayıncısı konumunda olduğu bu çerçevede her TV kanalının reklamı yayınlamadan önce davacıdan izin almasının gerekmediği ve bu çerçevede davacının iddia ettiği şekliyle hak ihlalinin söz konusu olabilmesi için söz konusu görüntülerin davalı tarafça oluşturulan görüntüler olmasının ispatlamasının gerektiği" belirtilmiştir. 13/08/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda özetle;" Davacı her ne kadar reklamlarda yer alan görüntülerinin kendisinden izinsiz olarak davalı televizyonunda kullanıldığını ileri sürmüş ise de söz konusu reklamın davalı tarafça davacıdan izin alınmaksızın oluşturulan bir reklam olmadığı, davacının daha önce çekimi yapılan reklama katılıp bir reklam filmi çektiği ve bu görüntülerin de başka TV kanalları ile davalı kanalında reklam şeklinde yayınlandığının görüldüğü, dosyadaki bilgi ve belgeler ve görüntülerden söz konusu reklam davalı tarafça oluşturulmamış olup davalı daha önce oluşturulan bu görüntülerin reklam verenlerle yapılan anlaşma çerçevesinde yayıncısı konumunda olduğu bu çerçevede her TV kanalının reklamı yayınlamadan önce davacıdan izin almasının gerekmediği ve bu çerçevede davacının iddia ettiği şekliyle hak ihlalinin söz konusu olabilmesi için söz konusu görüntülerin davalı tarafça oluşturulan görüntüler olmasının ispatlamasının gerektiği" belirtilmiştir.5846 sayılı Kanunun 76/2 maddesine göre; "Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder." Düzenlemesi yer almaktadır. Mahkemece RTÜK'e yazılan müzekkereye verilen cevapta; davacının görüntülerini içeren reklamın, davalı kanalında farklı tarih ve saatlerde birden fazla yayınlandığının bildirildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafça, FSEK 68. Madde gereğince telif tazminatı ve FSEK 70. Madde gereğince manevi tazminat talep edildiği, HMK 31. Madde gereğince mahkeme hakiminin davayı aydınlatma yükümlülüğü bulunduğu, bu kapsamda hakimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, davaya konu reklam filminin içeriği ve davacının görsel içeriklerinin davalı tarafça izinsiz kullanıldığı ileri sürülmekle, mahkemece davacı tarafa talebinin açıklattırılarak davacı tarafın reklam filminde ne şekilde mali hak sahibi olduğunun ve haklarının ne şekilde izinsiz olarak kullanıldığının açıklattırılması, daha sonra RTÜK yazı cevabı da değerlendirilerek ispat yükünün hangi tarafta olduğu tespit edildikten sonra, gerekirse denetime elverişli ve taraf itirazlarını değerlendirecek şekilde ek rapor alınarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih, 2020/35 E. 2023/127 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025