9. Ceza Dairesi 2024/106 E. , 2024/2353 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1772 E., 2023/1586 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin b
**9. Ceza Dairesi 2024/106 E. , 2024/2353 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1772 E., 2023/1586 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesinini birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2023 tarihli ve 2023/21 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dair verilen kararın sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkumiyet hükmünün hatalı olduğunu, mağdurun beyanlarının çelişkili ve yalan olduğunu, mağdurun anlatımında yer almamasına rağmen Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının da hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasına ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında en üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, alt sınırdan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna, cezada indirim yapılmaması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294 üncü maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289 uncu maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurularının esastan reddine dair kurulan hükme yönelik sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmekle kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 19.09.2023 tarihli ve 2023/1772 Esas, 2023/1586 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2024 tarihinde karar verildi.