5. Ceza Dairesi 2008/16006 E. , 2012/30 K. Zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetine dair, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 15/05/2007 gün ve 2007/55 Esas, 2007/187 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderi…
**5. Ceza Dairesi 2008/16006 E. , 2012/30 K.** **"İçtihat Metni"** Zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; atılı suçtan lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetine dair, Kartal 2. Ağır Ceza Mahkemesinden bozma üzerine verilen 15/05/2007 gün ve 2007/55 Esas, 2007/187 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer C.Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Pendik 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2003 günlü kararının üst C.Savcısı tarafından sanık aleyhine temyiz edilmesine karşın lehe temyiz edildiğinden bahisle kazanılmış hak olduğu kabul edilerek eksik ceza tayini ve buna bağlı olarak da tayin edilen cezanın ertelenmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 04.03.2008 tarih ve 6-47/43 sayılı Kararında da açıklandığı üzere uygulama yeri olmayan kazanılmış hak hükümlerinin yerel mahkemece uygulanmış olması sebebiyle ceza 5 ay 10 gün hapse kadar düşmüş ve 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinde düzenlenmiş bulunan "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanabilirlik sınırları içerisine girmiş ise de; sanığın sabit kabul edilen eyleminin asıl cezası 5 ay 10 gün olmayıp, 2 yıl 7 ay 7 gün olacağından; hükmolunması gereken ceza miktarı itibarıyla, CMK.nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak bulunmadığı anlaşılmıştır. Delillerle iddia ve savunma duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 10.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.