(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/541 E. , 2007/349 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 20, 21, 168 parsel sayılı 9817.53, 6929.70, 1284068.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 20 ve 21 parsellerin zilyetliğinin 1990 yılında terk e
**(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2007/541 E. , 2007/349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasında kadastro tesbitinden doğan dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Kadastro sırasında 101 ada 20, 21, 168 parsel sayılı 9817.53, 6929.70, 1284068.18 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan, 20 ve 21 parsellerin zilyetliğinin 1990 yılında terk edilmesi nedeniyle ham toprak vasfı ile 168 parsel ise Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., yasal süresi içinde 101 ada 20, 21 parsellerin tamamı ile 168 parselin bir kısmı için irsen ve taksimen intikal ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile çekişme konusu 101 ada 20, 21 parseller ile 168 parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde “B” harfi ile gösterdiği 1326.55 metrekarelik kısmının davacı ... ... adına, 168 parselin kalan 1282741.63 metrekarelik kısmının davalı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1-Çekişmeli 101 ada 168 parselin temyize konu bölümünün tarım arazisi niteliğinde bulunduğu, taşınmaz başında yapılan keşif, uygulama, uzman bilirkişi raporları ve toplanan tüm delillerden 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği anlaşıldığına göre Hazine’nin temyiz itirazlarının reddi ile bu parsel hakkındaki hükmün ONANMASINA, 2-Dava konusu 101 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin Hazine’nin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bu parseller hakkında davanın kabulü ile Hazine adına olan tesbitin iptali ile davacı adına tesbit ve tescile karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar çekişmeli parsellerin tarım arazisi niteliğinde bulunduğunu bu yerlerin davacıya babasından kaldığını davacı ve babasının taşınmazlar üzerinde 40 yıllık zilyetliklerinin olduğunu, meyve bahçesi ve bağ olarak kullanıldıklarını üzerinde bulunan ağılın da halen kullanıldığını bildirmişlerdir. Ancak Zirai Bilirkişi 14.09.2006 tarihli raporunda tarımsal faaliyetin 20 parselde 2006 yılında, 21 parselde ise 1-2 yıl önce başladığını, taşınmazlar üzerinde yabancı ot türü bitkiler ve çalılık bulunduğunu, uzun yıllardır tarımsal faaliyetin gerçekleşmediğini açıklamıştır. Çelişik rapor ve beyanlara göre hüküm kurulması isabetsizdir. Doğru sonuca ulaşabilmek için taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak bilirkişi ve tanıklar dinlenmeli, Ziraat Bilirkişisinden yeniden rapor alınmalı, ayrıca mahkemenin gözlemi de göz önünde bulundurularak çelişki giderildikten sonra bir karar verilmelidir. Açıklanan nedenlerle Hazine’nin 20 ve 21 sayılı parsellere yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu parseller yönünde BOZULMASINA, 26.2.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.