T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/651 KARAR NO : 2025/1646 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2022 NUMARASI : 2021/655 E. - 2022/1199 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2025 İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.12.2022 tarih 2021/655 E. - 2022/1199 K. sayılı kararın Da…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/651 KARAR NO : 2025/1646 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2022 NUMARASI : 2021/655 E. - 2022/1199 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 20.11.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20.11.2025 İzmir 5.Asliye Ticaret Mahkemesinin 15.12.2022 tarih 2021/655 E. - 2022/1199 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ..... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, davacıya ait yabancı plakalı araç ile davalıların, sürücüsü, maliki ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının aracının zarar gördüğünü, aracın yurt dışındaki tamir masrafının 7.619,50 Euro olduğunu, tespit aracında meydana gelen zararın tespiti için alınması zorunlu bilirkişi raporunun tanzimi için davacı tarafından 1048.63 Euro ödeme yapıldığını, davalıların oluşan zararı karşılamak ile yükümlü olduğunu, başvuru üzerine sigorta şirketi tarafından 7.305.04-TL ödeme yapıldığını, bu miktarın ödeme tarihideki kur karşılığının 767,90-Euro olduğunu, zararın tam olarak karşılanmadığını, belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile toplam zararın kaza tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan tahsiline, ekspertiz bilirkişi ücreti ve tercümesi için ödenen giderlerin ise yargılama giderlerine dâhil edlmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı .... A.Ş. vekili, davaya konu tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın uyuşmazlığa konu kaza sebebiyle sigorta şirketine başvurusu sonrası hasarın tespiti amacıyla sigorta eksperit tayin edilerek rapor alındığını ve parça tutarının KDV dahil 2.089,45-TL, işçilik tutarının KDV dahil 5.215,60-TL olmak üzere tespit edilen toplam 7.305,05-TL üzerinden davacı tarafa hasar ödemesi yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça talep edilen hasar bedelinin Almanya şartlarına göre ve Euro üzerinden hesaplanan iskontosuz, fahiş bir miktar olduğunu ve somut olaya uygun olmadığını, ayrıca ekspertiz ücret raporunun da kabulünün mümkün olmadığını, davalı aracın şirkete sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve teminat limitinin 39.000,00-TL sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, yetkili mahkemelerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davaya konu iddia edilen kazanın meydana gelmesinde davalı ve ....şoförü ....'ın kusurunun bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak kalemlerinin fahiş olduğunu, dava konusu aracın sürücüsüne davanın ihbar edilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ..... tarafından mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş ise de davalılar arasında trafik sigortacısının da yer aldığı, 2918 sayılı Yasanın 110. maddesi uyarınca davalı sigorta şirketinin Bölge Müdürlüğü'nün mahkemenin yetki alanında yer aldığı, dava konusu trafik kazasının 21/09/2019 tarihinde meydana geldiği, eylem cezayı gerektiren bir fiilden doğmadığından KTK’nun 109/1. Maddesi uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un Geçici 1. maddesinin 1. Fıkrasının a bendi dikkate alındığında zamanaşımı süresi 13/03/2020 tarihi itibariyle durduğu, 2480 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile durma 16/06/2020 tarihine kadar devam ettiği, durma tarihi itibariyle kalan zamanaşımı süresi 1 yıl 6 ay 8 gün gün olup, kalan sürenin 16/06/2020 tarihi itibariyle işlemeye başladığı, Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 15. Bendi uyarınca arabuluculuk bürosuna başvuru tarihi olan 17/08/2021 tarihi itibariyle zamanaşımı süresi durduğu, durma tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmasına 4 ay 7 gün kaldığı, son tutanağın düzenlendiği 20/09/2021 tarihinden itibaren kalan 4 ay 7 günlük süre işlemeye devam ettiği, eldeki davanın ise zamanaşımı süresi dolmadan önce 29/09/2021 tarihinde açıldığı, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesiyle sigortalı davalı....ne ait .... plakalı belediye otobüsünü kullanan dava dışı sürücü ....'ın aynı istikamete orta şerit üzerinde seyir halinde bulunan davacının sevk ve idaresindeki ...... plakalı sayılı aracın sol ön çamurluk kısımlarına çarpması neticesinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalıların işleteni ve ZMMS sigortacısı olduğu aracın dava dışı sürücüsü .....'ın olayın oluşumunda % 100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araçta yedek parça, boya ve işçilik olmak üzere 7.350,00 Euro tutarında zarar oluştuğu, söz konusu aracın tamirinin ekonomik olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından davacıya 17.12.2020 tarihinde 7.305,04 TL (17.12.2020 tarihinde geçerli TC Merkez Bankası Efektif satış kuru 1 Euro= 9,5130TL olduğundan 767,90 Euro ödeme yaptığından davacının bakiye zararının 7.350 Euro - 767,90 Euro=6.582,10 Euro olduğu, davalı sigorta şirketinin .... plaka sayılı aracı kaza tarihini de kapsayacak şekilde 02/07/2019-02/07/2020 tarihleri arasında ZMMS (trafik) poliçesiyle araç başına maddi hasar bedeli 39.000,00-TL limitle sigortaladığından KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarından davalı sigorta şirketinin limitle sorumlu olduğu, davalı sigorta şirketinin kısmi ödeme tarihi olan 17.12.2020 tarihinde temerrüde düştüğü, davalı işletenin ise ihtar ve ihbara gerek olmaksızın haksız fiilin gerçekleştiği 24.09.2019 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü, ancak davacı talebinin 24.09.2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi olduğu, davacının Almanya'da 02.11.2019 tarihli ekspertiz raporu nedeniyle sarfettiği 1.048,63 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme tarihindeki Merkez.Bankası Efektif Satış Kuru üzerinden TL karşılığının yargılama giderleri kısmında değerlendirilmesi gerektiği, belirtilerek; talep ile bağlı olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ......vekili, her ne kadar dosya kapsamına sunulan bilirkişinin raporunda ihbar olunan sürücü .....'ın dava konusu kazanın meydana gelmesinde etken olduğu belirtilmişse de raporun hukuka aykırı olduğunu, kazanın davacının tedbirsiz ve özensiz davranışları ile gerçekleştğini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, davacının kazayı, hasarı ve alacak kalemlerini somut ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, davacının davasını ispat edebilecek delillerin dosyada mevcut olmadığını, bilirkişi tarafından hesaplanan tutarların son derece fahiş olup, hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı......A.Ş. vekili, davaya konu tazminat talebi zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, kararda yeterli gerekçeye yer verilmediğini sigorta şirketi tarafından yeterli ödeme yapıldığını, davalının sorumluluğu kalmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davaya konu araçtaki hasar miktarının 6.582,10-Euro olduğu değerlendirilse de sigorta şirketinin bakiye hasar yönünden sorumlu olduğunun iddia edildiği bir miktarın belirlenmesi kabul edilemez nitelikte olduğunu sigortalı araç sürücüsüne atfedilen tam kusurun somut olaya aykırı olduğunu, kusur durumlarının tespiti adına adli tıp kurumundan rapor alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, hasar bedeli hesapları yönünden genel şartların uygulanması gerektiğini,bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada iskonto uygulandığını, kdv hariç olarak hesaplanacak tazminat bedeli üzerinden hüküm kurulması gerektiğini, davacı tarafça almanya'da tanzim ettirilen ekspertiz raporu için talep edilen ücretin yargılama giderleri arasında sayılarak davalıdan, karar tarihindeki efektif satış kuru karşılığı türk lirası olarak tahsiline karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu,temerrüt tarihinden itibaren işleyecek şekilde değişken faize hükmedilmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi ile davalıların istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne, karar verilmiştir. 1.Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile davacının aracında oluşan maddi zarardan davalı sigorta şirketi, işleten sıfatına haiz sigortalı araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumlu oldukları amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K. ) 3.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, davacı tarafından davalı sigorta şirketine başvurunun yapılmış olmasına, davalı tarafında bu başvuruya ilişkin ödeme yapılmasına, kaldı ki savunulan belgedeki eksikliğin yargılama sırasında da tamamlanabilecek olmasına göre eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının usule uygun olmadığı açıktır.(Yargıtay 4. HD'nın 08/03/2022 tarih ve 2021/11206 E. - 2022/4208 K.) 4.7226 sayılı Kanun, 6325 sayılı Kanun ve 7036 sayılı Kanun'un zamanlaşımının durmasına ilişkin amir hükümleri gereğince Covid-19 salgın hastalığı nedeni ile 13.03.2020-15.06.2020 tarihleri arasında 95 gün ( Yargıtay 4. HD'nin 12.06.2023 tarih ve 2022/3302 2023/7770 ), arabuluculuk süreci nedeniyle 17.08.2021-20.09.2021 tarihleri arasında 35 gün ( Yargıtay 6. HD'nin 16.05.2024 tarih ve 2023/4026 E. 2024/1590 K.) olmak üzere toplam 130 gün süre boyunca duran zamananaşımı sürenin eklenmesi ile eldeki davada zamanaşımı süresinin 29.01.2022 tarihinde dolacak olacak olmasına, bu karşın davacı tarafından zamanaşımı süresinin bitiminin son günü olan 29.09.2021 tarihininde dava açılmasına göre davanın zamanaşımı süresinde açılması nedeniyle, davalının zamanaşımı defi yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. 5. Davacının Almanya'da ikamet edip, geçici olarak Türkiye'ye getirdiği aracının trafik kazası sonucunda hasara uğradığı, davacının aracının onarımını Türkiye'de yapması konusunda zorlanamayacağı, aracını Türkiye'de veya ikamet ettiği ülkede tamir ettirmek konusunda seçimlik hakka sahip olduğu, araç sahibinin bu seçimlik hakkını ikamet ettiği ülkede tamir ettirme yönünde kullanması durumunda, yurt dışı tamirine dair gerçek hasar bedelinin tespit edilerek bu bedelin Türk Lirası karşılığının tazminine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay HGK'nun 24.06.2015 tarih ve 2014/17-28 E. - 2015/1745 K.) 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nin 17.05.2018 tarih ve 2015/8003 E. - 2018/5155 K.) Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanun'un "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a maddesinde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir. 6.Sigorta şirketi poliçeden kaynaklanan tazmin borcunu yerine getirirken gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğundan, aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yide zarar görene ödemek zorundadır. (Yargıtay 17 HD'nın 05.06.2014 tarih ve 2014/9038 E. - 2014/9078 K. ) Motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen zararlardan dolayı sorumluluk zarar görenin uğradığı gerçek zarar ile sınırlıdır. BK’nun 42. (6102 sayılı Kanun 50. Md.) 6762 sayılı TTK'nın 1283. ( 6102 sayılı TTK'nın 1427 vd ) maddeleri gereğince sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup motorlu aracın neden olduğu zarar nedeniyle meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. Gerçek zarar, zarar gören şeyin eski hale getirilebilmesi için gereken onarım ve işçilik giderlerini kapsar. Davalı sigorta şirketi gerçek zarardan sorumlu olup araç hiç tamir edilmemiş olsaydı dahi zarar gören kişinin gerçek zararına göre tazminat miktarı hesaplanması gerekmektedir. Zira, zarar görenin çıkma ve eşdeğer parçalarla aracı tamir etmesi beklenemeyeceği gibi gerçek zarar ancak aracın onarımında tamamen orijinal parçalar kullanılmak suretiyle karşılanır. Hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma vb nedenlerle yedek parça ve işçilik bedellerinin değerinde indirim yapılmaksızın meydana gelen gerçek zarar giderilmelidir. ( Yargıtay 17 HD'nın 15.12.2011 tarih 2011/4075 E. 2011/12321 K., 28.03.2016 tarih 2015/17481 E. 2016/3833 K., 04.04.2016 tarih 2015/14700 E. 2016/4229 K., 17.03.2014 tarih 2014/4531 E. 2014/3704 K.) 7.Davalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, taraflara kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur değerlendirilmesi yapılarak, kazaya karışan davacı araç sürücüsünün kusursuz, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise asli ve tam kusurlu, olduğu belirlenmek suretiyle davacının yurt dışı araç hasar bedelinin tespitinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. 8.Sigorta şirketi, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumludur ve kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigorta şirketi tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bir başka ifade ile zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunda ispat külfeti üzerinde davalı sigorta şirketindedir. Sigorta şirketinin, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığını somut deliller ile ispat etmesi gerekir. Eldeki dava dosyasına konu somut olayda, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge olan kaza tespit tutanağı içeriği ile sigorta şirketi tarafından sunulan deliller ve hasar dosyası kapsamında zararın poliçe kapsamı dışında kaldığı hususunun davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilemediğinin anlaşılması karşısında, davalı işleten ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin davacının oluşan gerçek zararından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. 9.Ekspertiz gideri yargılama giderlerinden olup yargılama giderlerine eklenerek davanın kabul ve red oranına göre karar verilmesi gerekir.( Yargıtay 17. HD'nın 21.10.2019 tarih ve 2017/1822 E.- 2019/9723 K. ) Yine, davacı tarafça Almanya'da yazılan ekspertiz masrafının karar tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. karşılığının yargılama giderine eklenerek davanın kabul red oranına göre taraflar arasında paylaştırılması gerekir.(Yargıtay 17. HD'nın05.03.2015 tarih ve 2014/24135 E.- 2015/3870 K., 22.12.2014 tarih ve 2014/21991 E. 2014/19194 K.) 10.Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; dava açılmadan önce davalıya usulüne uygun başvuru yapılmasına, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacının aracında oluşan zarar dolayısıyla hasar tazminatına hak kazanmasınına, kusur ve hasarın olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, araçtaki hasarın kaza ile uyumlu ve zararın gerçekçi olmasına, gerçek zarar ilkesi gereğince sigorta şirketinin aracın onarımı yapılsın yada yapılmasın onarıma ilişkin fatura olsun yada olmasın hasar bedeli üzerinden hesaplanan KDV'yi de zarar görene ödemek zorunda olmasına, zarar kalemlerinin anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şekli ve dosya kapsamına uygun olarak tespit edilmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktarın ödediği tarihteki kur karşılığı Euro'ya çevrilmek sureti ile hasar bedelinden mahsup edilmesine, maddi tazminat yönünden işletenler ile ZMMS poliçesi kapsamında sigorta şirketinin birlikte sorumluluğunun söz konusu olmasına, davalı sigorta şirketi yönünden limiti aşmayacak şekilde dava değerini oluşturan hasar bedeli yönünden yabancı para alacağının fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı üzerinden davalının sorumluluğu cihetine gidilmesine, poliçe limiti aşan miktar yönünden ise davalı işletenin sorumlu tutulmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tazminata talep ile bağlı olmak üzere yabancı para alacağına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden 3095 sayılı Kanun gereğince faiz yürütülmesine, ekspertiz ücretinin karar tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden yargılama giderine dahil edilmesine,davalıların zamanaşımı definin yerinde olmamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalıların istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ......yönünden istinaf karar harcı olan 4.652,48-TL'den peşin alınan 1.163,12-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.489,36-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı ..... A.Ş.yönünden istinaf karar harcı olan 2.664,09-TL'den peşin alınan 665,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.999,09-TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 20.11.2025 oy birliğiyle karar verildi.