Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; Bu Kanunda, Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yay
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında düzenlenmiş olan ---- arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre müvekkile karşı davalı tarafından sorumlulukların zamanında yerine getirilmemesi sebebi ile oluşan maddi ve kazanç kayıplarının bulunduğunu, bu sebeple de inşaatın teslim süresinin de uzamasına sebep olduğunu, davalı tarafından gerekli edimler yerine getirilmediğini, müvekkil şirketçe ilgili inşaata ilişkin kaba inşaat kaba inşaat uzun yıllar önce bitirildiğini, davalının edimini yerine getirmemesi sebebiyle devam eden işler de yapılmadığını, müvekkil şirketi inşaatın geç teslimi konusunda sorumlu gibi göstermeye yönelik çabalar sonucu müvekkil şirket ekonomik sıkıntılar yaşadıklarını, inşaat'ın %90'ından fazlasını bitirmiş olmasına rağmen satışı yapılan tapular devredilemediği için bakiye ödemeleri de alamadığımızdan kaynaklı olarak müvekkil şirketin davalı ve sözleşmenin diğer tarafları tarafından mağdur edildiğini, müvekkil şirketçe şifahi görüşmeler neticesinde her seferinde edimler yerine getirildiği taktirde inşaat işi bitirileceği belirtilmiş olmasına rağmen davalı ve diğer sözleşme tarafları edimlerini yerine getirmediğinden müvekkilce de inşaat bitirilemediğini, inşaata ilişkin davalıya ve diğer sözleşme taraflarına senetler verilmiş olup davalıya verilen senet de takibe konu olan senet olup müvekkilince herhangi bir borç bulunmadığını, kötü niyetli davalı tarafça üzerine düşen edimleri yerine getirmemelerine rağmen müvekkilinden senet bedelini tahsil etmek istediğini, kabul anlamına gelmemek üzere ayrıca davalı tarafça müvekkile karşı herhangi bir şekilde ihtarname, protesto vs gönderilmemiş ve alacak muaccel hale getirilmediğini, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti yanında takibe konu senedin de müvekkilimize iade edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin senedine ilişkin bir hakkı bulunmamasına rağmen kötü niyetli olarak tahsil etmek ile tehdit etmekte olduğundan dolayı senet bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrar etmiştir.