T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:13/06/2022 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ:04/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin …
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:13/06/2022 DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) GEREKÇE TARİHİ:04/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 10/04/2018 tarihinde yolun karşısına geçmek isteyen müvekkilinin, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve diğer davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın çarpması sonucu yaralandığını, Akdeniz Üniversitesi'nden alınan sağlık raporuna göre müvekkilinin bu kazadan dolayı %5 oranında özürlü kaldığının anlaşıldığını, 2 yıldan bu yana çalışamadığını, sigorta şirketine 23/09/2019 tarihinde yapılan müracaatın sonuçsuz kaldığını, 8 günlük ödeme süresinin 02/10/2019 de dolması sebebiyle bu tarihte sigorta şirketinin temerrüde düştüğünü, arabulucuya gidilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek; kazanç kaybı için 1.000,00 TL, çalışma gücü kaybı için 1.000,00 ve manevi zararına karşılık 50.000,00 TL tazminatın davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren yasal; davalı sigorta şirketinden (manevi tazminat hariç) temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin kusurunun olmadığını, kaza tespit tutanağına göre de müvekkilinin değil asıl davacının kusurlu olduğunu, ceza dosyasından alınan kusur raporunun dayanaksız ve somut olaya uygun olmadığını, talep edilen manevi tazminatın zenginleştirici nitelikte olduğu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvuru şartını yerine getirmediğini, zira maluliyet raporunun sunulmadığını, maluliyet durumunun ATK raporu ile belirlenmesi gerektiğini, süreçte Anayasa Mahkemesi'nce verilen iptal kararının somut uyuşmazlığa etkisinin olmayacağını, kazanç kaybının poliçe kapsamında olmadığı, müvekkilinin poliçe limiti ile ve sürücünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davacı için gelirinin tespitinde esas alınacak miktarın asgari ücret olabileceğini, müvekkilinden avans faizi talep edilemeyeceği gibi ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "…Hükme esas alınan ATK raporuna göre ... tarihinde meydana gelen kazadan dolayı davacı özürlülere verilecek sağlık kurulu raporu hakkındaki yönetmelik kapsamında çalışma gücünü % 4 oranında kaybetmiştir. Yine bu kazadan dolayı davacı 4 ayda iyileşebilecek şekilde yaralanmıştır. Hükme esas alınan ATK'nın kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde yaya geçişine öncelik vermeyen davalı % 75 oranında, araç trafiğini kontrol etmeden yola giren davacı ise % 25 oranında kusurludur. Bu kusur oranları çerçevesinde Yargıtay kararlarına uygun olarak aktüer bilirkişisi tarafından kaza tarihindeki gelir üzerinden kazanç kaybı hesaplaması yapılmış ve bu hesaplamaya göre davacının bu kazadan dolayı kazanç kaybının 4.352,82 TL olacağı anlaşılmıştır. Yine davacının çalışma gücü kaybının da 76.387,15 TL olacağı belirtilmiştir. Bu belirleme doğrultusunda davacı talep sonucunu arttırmış, gereken harcı da yatırmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan raporlar doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalıya yapılan müracaatın 24/09/2019 tarihinde ulaştığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketinin 8 günün sonu olan 02/10/2019 tarihi itibariyle temerrüde uğradığı anlaşılmış, davacı her ne kadar sigorta şirketinden avans faizi ile alacak talep etmiş ise de asıl ilişkinin sigorta şirketi ile değil davalı ... ile gerçekleşmiş olması karşısında yasal faize hükmetmek gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince, manevi tazminat beden bütünlüğü ihlal edilen davacının bu ihlalden dolayı duyduğu ızdırabı bir nebze olsun giderecek, olayın özellikleri, kusur durumu, yaralanmanın mahiyeti ve tarafların ekonomik-sosyal durumları dikkate alınarak zarar vereni fakirleştirmeyecek, zarar göreni de zenginleştirmeyecek ancak bir iç huzurunu da temin edecek şekilde olmalıdır. Buna göre davalının % 75 oranında kusurlu olması, tarafların ekonomik sosyal durumları ve yaralanmanın mahiyeti dikkate alınarak 20.000 TL manevi tazminata hükmetmenin uygun olacağı" gerekçesi ile "A-1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 10/04/2018 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı davacının maruz kaldığı kazanç kaybına karşılık 4.352,82-TL çalışma gücü kaybına karşılık 76.387,15-TL olmak üzere toplam 80.739,97-TL tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 02/10/2019, davalı ...'tan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-1-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL manevi tazminatın 10/04/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı ... vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın, davacı ...'in orta refüj üzerinde iken müvekkilinin aracını dikkate almadan ve ilk geçiş hakkını vermeden, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde taşıt yolundan geçmeye çalışması sonucu müvekkili ...'ın sevk ve idaresindeki araç ile davacıya çarpması şeklinde meydana geldiğini, bu nedenle tamamen davacının kendi kusurlu eylemleri ile meydana gelen kaza sebebiyle açılan davanın reddi gerektiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda hatalı şekilde müvekkilinin asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu raporun ve ... tarihli ek raporun ceza mahkemesindeki kusur raporuyla çeliştiğini, bu çelişkinin giderilmesinin gerektiğini, davacının engellilik oranlarına ilişkin ... tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ile diğer sağlık kurulu raporları arasında çelişkiler bulunduğunu ve Adli Tıp Üst Kurulundan rapor aldırılması taleplerinin yerel mahkemece hukuka aykırı şekilde değerlendirilmeye alınmadığını, son olarak alınan ... tarihli bilirkişi raporunun hatalı tespit edilen kusur ve iş göremezlik oranları ile davacının anaokulu öğretmeni olduğu yönündeki gerçeğe aykırı beyanı (kolluk araştırması ve SGK kayıtları davacının ev hanımı olduğunu göstermekte ve yerel mahkeme kararında da bu durumun belirtildiği) esas alınarak hatalı ve fahiş hesaplamalar içerdiğini, davacı tarafın aradan 2 yıl geçtikten sonra tazminat talebinde bulunmasının haksız olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı olan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerekirken yerel mahkemece hatalı bilirkişi raporlarının hükme esas alınması ile hüküm tesis edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut davada, 10/04/2018 tarihinde davalının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile, yolun sağında orta refüj üzerinden yola girip karşıya geçmek isteyen davacıya çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, davacının bu kaza nedeni ile geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talep ettiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu tarafından tanzim edilen ... tarihli rapor ile davacının ... tarihinde meydana gelen kazadan dolayı "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik" kapsamında çalışma gücünü % 4 oranında kaybettiği, tedavi süresinin ise 4 ay olduğunun belirlendiği, raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine uygun olduğu ve davacının yaralanmasına uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının ev hanımı olması nedeni ile hesap bilirkişisi tarafından aylık geliri asgari ücret olarak kabul edilerek, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenerek tazminat hesabı yapıldığı, raporun dosya kapsamına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu görülmekle hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın bu yöne ilişen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Somut davada, kaza tarihinde tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile davalının sürücüsü olduğu ... plaka sayılı aracın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı, davacı yayanın 2918 Karayolları Trafik Kanunu'na göre karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmemek kusurunu ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ceza dava dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu trafik kazasında davacının asli kusurlu olduğu, davalının ise tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan ... tarihli ve çelişki üzerine alınan ... tarihli raporlarda ise davalı sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'in %25 oranında kusurlu olduğuna kanaat edildiği görülmüştür. Bu haliyle dosya kapsamında kaza tespit tutanağı ile hem ceza hem hukuk mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporları arasında çelişki doğduğu açıktır. Bu durumda mahkemece, İstanbul Teknik Üniversitesi Trafik Kürsüsü'nde görevli uzman bilirkişi heyetinden, kaza tespit tutanağı, ceza dava dosyası kapsamındaki ifadeler ile dosya kapsamındaki tüm deliller üzerinde inceleme yapılmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette, mevcut kazada tarafların kusur durumunun oransal olarak belirleyen şekilde rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi yerinde görülmemiştir. O halde mahkemece yapılacak iş; ceza dava dosyası aslı dosya kapsamına alınarak, toplanan deiller, kaza tespit tutanağı ve yukarıda belirtilen kusur raporlarının da değerlendirilmesi suretiyle İTÜ öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetinden, kusur raporları arasındaki çelişkiyi giderici mahiyette kazanın oluş anını ve şeklini değerlendiren, kusur durumunu netlikle belirleyen, ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte rapor alınarak oluşacak sonuç dairesinde, usulü kazanılmış haklar gözetilerek karar verilmesinden ibarettir. Sonuç olarak yukarıda izah edilen sebeplerle, kaldırma nedeni dikkate alınarak sair istinaf istemleri incelenmeksizin davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalı ...'a İADESİNE, 5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi. 04/03/2026 ...