1. Hukuk Dairesi 2009/4344 E. , 2009/5347 K. "" MAHKEMESİ : ÇİVRİL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 31/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı D...'nun çekişme konusu 6 adet taşınmazdaki paylarını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara temlik ettiğini ileri sürerek payı oranında iptal-tescil, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkeme…
**1. Hukuk Dairesi 2009/4344 E. , 2009/5347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ÇİVRİL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ, TARİHİ : 31/10/2007 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakanı D...'nun çekişme konusu 6 adet taşınmazdaki paylarını mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalılara temlik ettiğini ileri sürerek payı oranında iptal-tescil, olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir. Davalılar, mal kaçırmanın söz konusu olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal-tescil, olmazsa tenkis isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre; miras bırakan D...'nun çekişme konusu taşınmazlardaki malik olduğu paylarını vekil kıldığı M... aracılığı ile ayrı ayrı davalılara satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir. Davacı, mirasbırakanın davalılara yapmış olduğu pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Bilindiği üzere;uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.