11. Hukuk Dairesi 2019/64 E. , 2020/4493 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.07.2018 tarih ve 2016/36-2018/523 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. …
**11. Hukuk Dairesi 2019/64 E. , 2020/4493 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 12.07.2018 tarih ve 2016/36-2018/523 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 27.10.2020 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket temsilcileri tarafından parasını istediği an geri alabileceği ve yüksek oranda kâr verileceği vaadiyle müvekkilinden 45.000 DEM tahsil edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete ortak olma iradesinin bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilinin ortak olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 47.456,57 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacının davalı şirketin ortağı olduğunu, anonim şirket ortaklarının sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden "hisse senedi talep formu" ve "hisse devir kabul sözleşmesi" adlı belgeler ile yüksek kâr ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden ötürü davacının vaki zararından haksız fiil hükümleri çerçevesinde müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 45.000,00 DM (23.008,13 Euro) karşılığı 47.456,57 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1- Dava, davalı ile geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığı için davalı şirket ortağı olmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir.