14. Hukuk Dairesi 2011/8895 E. , 2011/11770 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2009 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar…
**14. Hukuk Dairesi 2011/8895 E. , 2011/11770 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.01.2009 gününde verilen dilekçe ile eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.01.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı arsa sahibi, davalı yüklenici ile aralarında düzenlenen 04.03.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca teslimin yapıya iskan (oturma) raporu alındığında yapılmış sayılacağını, daha önce 16.01.2007 tarihine kadar olan gecikme bedelinin davalıdan istendiğini ve hüküm altına alındığını, bu tarihten iskan raporunun alındığı 25.01.2007 tarihine kadar 9 günlük gecikme daha olduğunu, bundan ötürü 840,00 TL kira yoksunluğu zararı, sözleşme uyarınca binaya doğalgaz bağlantısı yapma yükü davalıya ait olduğundan yerine getirilmemesi sebebiyle namına ifa ettirildiğini, bu kalemden 1.708,00 TL alacaklı bulunduğunu, yine sözleşmeye göre iskan ruhsatının alındığı tarihe kadar her türlü vergiyi yüklenicinin ödemesi gerektiğini, 1.400,00 TL vergi borcunun kendisi tarafından ödendiğini ileri sürerek 3.948,00 TL alacağın da davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.04.2009 tarihli ıslah dilekçesinde kira alacağını 3.800,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı, davacının istemlerinin zamanaşımına uğradığını, aynı konuda Ankara 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/28 esasında açılan dava bulunduğunu, o davanın derdest olduğunu, davacının diğer istemlerinin sözleşmeye aykırı olduğunu, üzerine düşen tüm vergileri de ödediğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 3.800,00 TL yoksun kalınan kira zararının, 1.398,24 TL davacı tarafından ödenen emlak vergisinin, 1.708,00 TL doğalgaz bağlantı gideri olmak üzere toplam 6.906,24 TL’nin 3.946,24 TL’sine 15.01.2009 tarihinden, 2.960,00 TL’sine ise 06.05.2010 tarihinden yürütülecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 04.03.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin içeriği ve imzaları çekişmeli değildir. Gerçekten anılan sözleşmenin 7.maddesinde yapının teslimi, iskanın alınması koşuluna bağlanmıştır. Yapıya iskan (oturma) ruhsatının alındığı tarih 25.01.2007’dir. Diğer taraftan, sözleşmenin 5/c maddesi uyarınca binaya doğalgaz bağlanmasının yükleniciye ait olduğu kararlaştırılmış, ancak anılan hükümde abonman ücretiyle sayaç bedeli ayrık tutulmuştur. Sözleşmenin 5/a maddesinde ise iskan ruhsatı alınıncaya kadar her türlü verginin yüklenici tarafından ödeneceği kabul edilmiştir. 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/28 esasında kayıtlı olup Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen davada; davacının, davanın açıldığı 24.01.2007 tarihinden iskan ruhsatının sözleşmeye göre alınması gereken 07.11.2006 tarihinden iskan ruhsatının alındığı 25.01.2007 tarihine kadar gecikme sebebiyle kira mahrumiyeti zararının dava konusu yapıldığı, mahkemece de 79 güne karşılık bilirkişinin belirlediği 6.442,00 TL kira alacağına hükmedildiği görülmektedir. Burada öncelikle, davacı arsa sahibinin gecikme sebebiyle bu davada da kira tazminatı talep edip edemeyeceği hususu üzerinde durulması gerekir. Gerçekten, taraflar arasındaki sözleşmede yapının teslimi iskan koşuluna bağlandığından, yapıya iskan (oturma) ruhsatı 25.01.2007 tarihinde alındığından, yukarıda belirtilen dava ile davacıya bu tarihe kadar olan gecikme tazminatı alacağı verildiğinden, eldeki davada davacı bu tarihten sonrası için gecikme tazminatı isteyemez. Bu nedenle mahkemece, ıslah yoluyla 3.800,00 TL olarak istenen gecikme tazminatı alacağının reddi yerine hüküm altına alınması doğru olmamıştır. Sözleşmede yapıya doğalgaz bağlantılarının yüklenici tarafından yapılacağı kararlaştırılmış olmakla birlikte, abonman ücreti ile sayaç bedelinin bağımsız bölüm sahiplerine ait bulunacağı kararlaştırıldığından, bu yön üzerinde durulmalı, bilirkişinin davacının dosyaya sunmuş olduğu ödeme makbuzu kapsamında abonman ücreti ve sayaç bedelinin bulunup bulunmadığı araştırılarak bu kalem istek hakkında sonucuna uygun bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan davacı, 21.11.2007 ve 14.11.2007 tarihli makbuzlarla binanın emlak vergilerini ödediğini ileri sürerek bunun da davalı yükleniciden tahsilini talep etmiştir. İncelenen makbuzlarda verginin 2006-2007 yılları arasındaki döneme ait olarak yatırıldığı görülmektedir. Sözleşmenin 5/a maddesinde yüklenicinin vergilerden sorumluluğu, iskanın alındığı 25.01.2007 tarihine kadar kabul edildiğinden, yüklenici bu tarihten sonraki vergilerden sorumlu tutulamaz. Bu nedenle de dayanak makbuzların 25.01.2007 tarihinden sonraki dönemleri kapsayıp kapsamadığı ilgili vergi dairesinden sorulmalı, bu tarihten sonraki dönemleri kapsayan istek bölümü reddolunmalıdır. Mahkemece, bu hususta da yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan isteğin yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 10.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.