11. Hukuk Dairesi 2023/2829 E. , 2024/5566 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2850 Esas, 2023/340 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : Anse Mermer USA, LLC vekili Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... Doğal Taş Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... İHBAR OLUNAN : ... ... Lojistik A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.03.2015 HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman
**11. Hukuk Dairesi 2023/2829 E. , 2024/5566 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2850 Esas, 2023/340 Karar ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : Anse Mermer USA, LLC vekili Avukat ... ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... Doğal Taş Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili Avukat ... İHBAR OLUNAN : ... ... Lojistik A.Ş. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 17.03.2015 HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2015/297 E., 2020/124 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. İhbar olunan ... A.Ş vekilinin istinaf talebine yönelik olarak mahkemece, ilgilinin istinaf kanun yoluna başvurma hakkı olmadığından bahisle talebin reddine dair ek karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, ek kararın ihbar olunan ... A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ek karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, karara karşı davacı istinaf başvurusunun vekalet ücretine yönelik olarak kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili ve duruşma istemi olmaksızın ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.07.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Doğal Taş Dış. Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan ... Mermer USA, LLC 'nin USA’da yerleşik ve Türkiye'den mermer ithalatı yapan bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirketler arasında 17 konteyner mermer alım-satımı konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, anlaşma uyarınca davalılar tarafından 17 konteyner mermerin Mersin Limanından ... Limanına gönderildiğini, gönderilen mermerlerin satış bedeli olarak davalılardan ... ... Dış Ticaret Ltd. Şti. hesabına 98.6921,85 USD havale yapıldığını, ... Limanında USA Gümrük ve Sınır Koruma İç Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan kontrollerde mermerlerin paketli olduğu paletlerde böcek ve haşereye rastlanıldığını, bu nedenle sözleşme konusu emtianın gümrükten hiç içeri alınmadığını ve iade edildiğini, sözleşme konusu mermerlerle ilgili olarak müvekkilinin de ... Gözetme ve Analiz Hizmetleri AŞ. isimli bağımsız test kuruluşundan rapor aldığını, bu ... de emtianın açık renk mi koyu renk mi olduğu konusunda rapor aldırdığını, bu rapora göre emtianın ayıplı olduğunu ve sözleşmedeki koşulları taşımadığını, emtianın gümrük mevzuatına aykırı paketlenmesi ve sözleşme ile belirlenen özellikleri taşımaması nedeniyle ayıplı olduğunu, görünüşte bakıldığında müvekkili ile davalılardan ... ... Ltd. Şti. ile sözleşme yapıldığını, ancak her iki davalı şirket arasında organik bağ bulunduğunu, davalıların tamamen birlikte hareket ettiklerini, taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle müvekkili tarafından mermerlerin Mersin'den USA’ya taşınması için ... ... Lojistik AŞ isimli lojistik firmasına 31.675,00 USD, Kıyama isimli gümrük firmasına 30.546,40 USD, ... Gözetme ve Analiz Hizmetlerine 472,00 USD, ... Limanındaki taşıma ve depolama işlemleri için 13.240,00 USD ödeme yapıldığını, buna sözleşme bedeli olan 98.621,85 USD ilave edildiğinde toplam 174.555,25 USD karşılığı 458.975,57 TL zararlarının bulunduğunu ileri sürerek toplam 458.975,57 TL tazminatın ödeme gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte aralarında organik bağ bulunan davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, asıl davaya konu olay nedeniyle müvekkilinin döviz kurlarındaki aşırı artış, emtianın zamanında ve ayıpsız olarak teslim edileceği inancıyla davacının üçüncü şahıslarla yaptığı sözleşmeler neticesinde ödeyeceği tazminat ve ödenen sözleşme bedeli ile diğer giderlerin iade edilmemesi nedeniyle aradan geçen uzun zaman içinde bu meblağın kullanamamasından kaynaklı munzam zararlarının bulunduğunu beyan ederek şimdilik 150.000,00 TL munzam zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı ... Doğal Taş Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ihracatın gerçekleşmesi açısından üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirdiğini, dava konusu satış işleminde FOB (Free on Board -gemiye bordasında masrafsız teslim) yönteminin benimsendiğini, deniz aşırı sözleşmelerde kullanılan bu satış yönteminde, malın gemiye yüklenmesi ile satıcının sorumluluğunun sona erdiğini, malın gemiye yüklenmesinden sonra tüm sorumluluğun alıcıya ait olduğunu, Fob satışlarda uygulanacak olan İNCOTERMS 2010 kurallarına göre satıcının alıcıya karşı taşıma sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi yapmak gibi yükümlülüklerinin olmadığını, müvekkilinin ISPM 15 (Bitki Sağlığı İçin Uluslaşası standartlar) kurallarının gerektirdiği bütün işlemleri yaptığını, bu kurallara göre ambalajlarla ilgili olarak ısıl işlem yada fümügasyon işlemlerinden birinin yapılması yeterli olmasına rağmen emtia ambalajlarına her iki işlemin de tatbik edildiğini, ısıl işlemi yapan firmaların ilgili bakanlığın öngördüğü belge, izin ve donanıma sahip olduğunu, emtianın yükleme limanına sözleşme ve gümrük mevzuatına uygun bir şekilde teslim edildiğini, bu konuda düzenlenen fümügasyon belgesinde de bu durumun kayıt altına alındığını, mermer paletlerindeki böceklenmenin hasar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, hasarın elverişsiz koşullarda taşımadan kaynaklandığını, bu durumun taşıyıcı firmanın sorumluğunda olduğunu, emtianın sözleşmede kararlaştırılan vasıfları taşımadığı ve ayıplı olduğu iddiası ile ilgili olarak kendilerine dava tarihine kadar herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, emtianın standartlara uygun olduğunu, husumetin müvekkil şirkete değil taşıyıcıya yöneltilmesi gerektiğini, ihracata konu emtiaların gemi bordasında teslim edilmiş olması ile birlikte iş bu davanın altı aylık zamanaşımı süresinden sonra ikame edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Asıl davada davalı ...-... Maden ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti. temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; davacı ile diğer davalı arasındaki sözleşmenin tarafı olmadıklarını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığını bu nedenle haklarında açılmış olan davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, ayrıca kendilerine ayıp konusunda herhangi bir ihbarda bulunulmadığını savunarak davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen davada davalılar vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde, asıl davadaki savunmalarını tekrar ederek müvekkillerinin bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek ayıba karşı tekeffül hükümlerine, gerekse sözleşmeye aykırılığa dayalı olarak tazminat talebinde bulunacak tarafın öncelikle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 223 ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 23 üncü maddeleri uyarınca usulüne uygun olarak ihbar ve ihtarda bulunması da gerektiği, taraflar arasındaki elektronik yazışmalara göre USA Gümrük ve Sınır Koruma İç Güvenlik Bakanlığı'nın iade kararının 22 Ekim 2014 tarihinde gerek davacı gerekse davacı adına gümrük işlemlerini yapan Kıyama İsimli firma tarafından davalılara ihbar edildiği, bu nedenle davalıların zamanaşımı savunmasına itibar edilmediği, diğer yandan ihraç edilen 17 konteyner mermerin sadece 11 tanesinin iade edildiği, 6 tanesinin iade edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, bu durumda davacının satılanı tam olarak iade ettiğinden de bahsedilemeyeceği, uluslararası ticarette kullanılan ahşap ambalaj malzemelerinin ISPM-15 standartlarına uygun olması gerektiği, ISPM-15 standartları ise Uluslararası Bitki Sağlığı Konvansiyonu (IPPC) tarafından, bitki sağlığı önlemleri için belirlenen, zararlı organizmaların ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile taşınması ve yayılmasını önlemek üzere belirlenen kurallar bütünü olduğu, ülkemizde ISPM-15 işaretlemesinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilen işletmeler tarafından bakanlıkça çıkarılan yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı, dava konusu ihracat işleminin yapıldığı tarihte 04.12.2011 tarih ve 28132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulmasına Dair Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu, söz konusu yönetmeliğe göre; Uluslararası Ticarette kullanılan ahşap ambalaj malzemeleri ile ilgili ısıl işlem ve ISPM-15 işaretlemesinin ancak bakanlık tarafından izin verilen firmalar tarafından yapılabildiği, somut olayda ihracatta kullanılan ahşap ambalaj malzemelerin, dava dışı YGS Orman Ürünleri Ambalaj İnş. Nakliye ve San. Tic. A.Ş. tarafından imal edilerek ısıl işleme tabi tutultuğu, firmanın ısıl işlem yapma konusunda izni bulunduğu, bu firma tarafından kesilen faturaların incelenmesinde ise faturaların arka kısmına Ahşap Malzemelerin Isıl İşleme Tabi Tutulmasına ve İşaretlenmesine Dair Yönetmeliğe uygun olarak yapılan ısıl işlem değerlerinin ve bilgisayar çıktılarının ilave edildiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından ahşap ambalaj malzemelerinin kabuklu olduğu ve bunun sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği iddia edilmekle birlikte, 04.12.2011 tarih ve 28132 sayılı resmi gazetede yayımlanan Ahşap Ambalaj Malzemelerinin Isıl İşleme Tabi Tutulmasına Dair Yönetmeliğin 6/a. maddesinin mefhumu muhalifine nazaran ısıl işlemden geçmiş (HT) ahşap malzemelerde genişliği 3 cm'den, alanı 50 cm2'den az kabuk bulunabileceği, diğer yandan davalıların yasal bir zorunluluk bulunmamasına rağmen ahşap ambalaj malzemeleri ile ilgili olarak fümügasyon işlemi de yaptırdıkları, ihracata konu konteynerlerin tamamı 24 saat süre ile metil bromid ile fümügasyona tabi tutulduğu, fümügasyon işlemini yapan M&B İlaç Pazarlama Tic. Ltd. Şti.’nin izninin bulunmaması sadece idari yaptırıma tabi olup, davalıların fümügasyon yaptırma zorunluluğunun bulunmaması da nazara alındığında bu durumun sonuca etkisi bulunmadığı, davalıların ihracat yükünde böceklenme riskine karşı ısıl işlem ve fümügasyon yaptırdığı sabit olup yükün paletleriyle bir bütün olarak ve sağlam olarak gönderilmesi için gerekli önlemleri aldıkları, bu aşamadan sonra emtianın küpeşteye teslim edildiği, ihracata ilişkin gümrük beyannameleri ile faturalarda açıkça FOB teslim şeklinin kararlaştırılmış olduğu, FOB teslim şeklinde, satıcının satış konusu emtiayı alıcı tarafından tayin edilen gemiye teslim ederek borcunu ifa etmiş sayıldığı, satılan malın geminin bordasını aşması anına kadar ki masraf ve rizikolardan satıcının sorumlu olduğu, bundan sonraki hasar ve yararın ise alıcıya ait olduğu, konşimentolarda FCL/FCL ile konteynerin gönderici tarafından mühürlendiği kaydının bulunduğu, bu kayıt malların konteynere yüklenmesi, istifi, sayımı, konteynerin mühürlenmesi, konteynerin taşımaya elverişliliğinin denetimi gibi hususların gönderenin sorumluluğunda olduğuna dair karine teşkil ettiği, taşıyan tarafından konşimentolara "emtianın sağlam ve eksiksiz olarak teslim alındığının" şerh edilmesi karşısında davalıların sözleşme konusu emtiayı sağlam ve usulüne uygun olarak taşıyana teslim ettiğinin anlaşıldığı, davacının dava konusu mermerlerin sözleşme ile kararlaştırılan vasıfları taşımadığı ve ayıplı olduğu yönündeki iddiasının incelenmesinde, taraflar arasında yazılı bir sözleşme yapılmadığı, faturalarda mermer türlerinin 1. 2. 3. kalite eskitme traverten ve 1. 2. 3. kalite light traverten olarak belirtildiği, elektronik yazışmalarda mermerlerin rengi hakkında bir ihtilaf yaşandığı anlaşılmakla birlikte davacı şirket temsilcisi 18.09.2018 tarihli 11 nolu celsede bu yazışmaların daha önceki satım sözleşmeleri ile ilgili olduğunu beyan ettiği, ... Gözetme ve Analiz Hizmetleri AŞ tarafından hazırlanan 12.02.2015 tarihli raporda ise mermerlerin renk yönünden ayıplı olduğu yönünde kanaat bildirilmekle birlikte, bu raporun davacı tarafından verilen numunelere göre hazırlandığı, sözleşmenin bu numuneler esas alınarak yapıldığı konusunda açıklık bulunmadığı, raporun hazırlanmasında kullanılan bilimsel yöntemlerin belli olmadığı, taraflar arasındaki deniz aşırı satım sözleşmesinde; davalıların ihracat yükünde böceklenme riskine karşı ısıl işlem ve fümügasyon yaptırdığ, yükün paletleriyle bir bütün olarak ve sağlam olarak gönderilmesi için gerekli önlemleri aldıkları, emtiayı FOB teslim şartına uygun olarak güverteye ve taşıyana teslim ettikleri, bu durumun konşimentolara düşülen şerh ile taşıyan tarafından da onaylandığı, mermerlerin rengi konusundaki ayıp iddiasının ispatlanamadığı, davacı tarafın iddia ettiği ahşap ambalaj malzemelerindeki böceklenme ve larva oluşumu ile mermerlerdeki renk değişiminin, rizikonun satıcı üzerinde bulunduğu bir aşamada gerçekleşmediği, davalıların gerek ayıba karşı tekeffül hükümlerine ve gerekse genel hükümlere göre tazminat sorumluluğunun doğmadığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki satış sözleşmesinin asli ediminin açık renk-light Yeşildere kalite mermer satışına ilişkin olduğunu, ancak Walnut-Kahverengi mermer gönderildiğini, bu kapsamda sözleşmeye aykırılığın söz konusu olduğunu, farklı nitelikte mal teslimi (aliud ifa) halinde, genel hükümlerine göre alıcının malı kabul etmeme hakkının söz konusu olacağını ve bu durumda da, ayıba ilişkin hükümlerin değil, genel hükümlerin olaya uygulanacağını, malların ABD gümrüğünce kabulünün red edildiğini, ambalajlamadaki ayıp nedeniyle, mermerlerin üzerinde bulunduğu ahşap kasaların böceklendiğini, bu hususun bir vaka olarak kesin bir şekilde tespit edildiğini, yönetmeliklere göre, ısıl işleme rağmen böceklenme meydana gelmiş ise, ısıl işlemin yapılmamış sayılması gerekeceğini, böylesi bir ayıbın sözleşmenin esaslı ihlali anlamına geleceği ve alıcının malı red etme hakkının bulunacağını, davalı satıcının ağır kusurlu olduğunu, davalı firmaların özdeş olduğu kabul edildiği ve aynı nedenden dolayı davanın reddine karar verildiği halde, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahkemece munzam zarar talepleri yönünden herhangi bir inceleme yapılmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını davaların kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2.İhbar olunan ... ... Lojistik A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 19.10.2020 tarihli ek karar ile ihbar olunanın istinaf başvuru hakkı bulunmadığı gerekçesiyle ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini, yerel mahkemece müvekkili şirket aleyhine de hüküm kurulduğunu, bu nedenle istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararının olduğunu, mahkemece istinaf başvurularının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu olayda yüklemenin davalıların sorumluluğunda olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta davalıların ambalajlamayı yetersiz, hukuka ve gümrük mevzuatına aykırı olarak gerçekleştirdiğinden zararın taşımadan kaynaklanmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihbar olunanın istinaf hakkı bulunmadığından mahkemece verilen ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile ihbar olunanın istinaf isteminin reddine, davacının vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.İhbar olunan şirket vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, satım sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmediği iddiasına dayalı olarak açılan tazminat talebine ilişkin olup birleşen dava aynı olaydan kaynaklı munzam zarar tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6098 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesi 2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup ihbar olunan ... ... Lojistik A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3.İlk derece mahkemesince alınan 13.06.2016 tarihli Maden Mühendisi ve Uluslararası Lojistik Uzmanı tarafından hazırlanan teknik raporda ve 18.01.2017 tarihli ek raporda, kullanılan paletlerin kabuklu, budaklı, keresteden yapıldığı bildirilmiş, 26 adet paletin mühürsüz olduğu (yani ısıl işlem yapıldığına dair bir işaret tespit edilememiş), dosyasına göre ısıl işlemin ve fumigasyon işleminin yapıldığının anlaşıldığı ve fakat bu işlemin usulüne uygun yapılmış olması halinde böceklenmenin mümkün olmadığı rapor edilmiştir. Keza, Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2015/5 Değişik iş dosyasında da, Ziraat Mühendisi ve Orman Yüksek Mühendisinden oluşan teknik bilirkişi heyeti raporunda da, dava konusu paketleme malzemelerinin çam ağacından yapılmış olup, bazıları üzerinde kabukların mevcut olduğu, 15.05.1957 tarih ve 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Karantina Kanunu'na dayanarak çıkarılan ve 12 Mayıs 2010 tarih ve 27570 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik hükümlerine göre ahşap ambalaj malzeme üzerinde kabuk bulunmaması gerektiği, şayet usulüne uygun ısıl işlem ve fumigasyon yapılmış olsa idi ahşap malzemede ABD tarım bölümü, hayvan ve bitki muayene servisinin iddia ettiği gibi canlı kabuk böceklerin olmayacağı rapor edilmiştir. Mahkemece alınan bu rapordan sonra dosyanın tevdi edildiği üç kişilik emekli Sayıştay uzman denetçisinden oluşan bilirkişi heyeti ise yalnızca ambalaj üzerindeki kodlama (DB) (kabuksuzdur) ve davalının akredite iş yerinden ısıl işlemi yaptırdığına ilişkin yazılı belgelere istinaden sorumluluk doğmayacağını açıklamış ise de, tek başına bu kodlama ile fırınlama ve fumigasyon belegeleri işlemin kamilen yapıldığına karine teşkil etmez. Davacı bedelini ödediği ürünleri ABD gümrük görevlilerinin resmi tasarrufu nedeniyle teslim alamadığını aksi ispatlanamayan belgeler ile ispatlamıştır. Bu durumda mahkemece akti ilişkinin tarafı olan davalı ... Doğal Taş Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin ihraç kaydı ile satılan mermer ambalajlama işini ihraç edilen ülkenin kaydi kurallarına uymaksızın gönderildiğinin anlaşılması ile asıl davada davacı zararına ilişkin illiyet bağının kurulduğunu kabul ederek, esasa girilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. 4.Davacı her ne kadar davalı şirketler arasında organik bağ olduğundan bahisle her iki davalıya karşı da taleplerin ileri sürmüş ve gerek ilk derece mahkemesince gerekse de bölge adliye mahkemesince her iki davalı şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, ... 'ün her iki şirkette de dönem dönem ortak ve temsilci olduğu, her iki şirketin ortakları ve temsilcileri olan ... , ... ve ... arasında akrabalık ilişkisinin bulunduğu, bu kişilerin davacı yanla yaptıkları mail yazışmaları dikkate alınarak davalı şirketler arasında iktisadi bütünlük ve yönetsel eşitlik olduğu gerekçesi ile tüzel kişilik perdesinin aralanması ile davalı şirketler arasında organik bağ olduğu kabul edilmiş ve her iki davalı bakımından davanın esastan reddine karar verilmiş ise de, faturaların (İnvoice) incelenmesinde; satıcının davalı ... Doğal Taş Dış Ticaret Ltd. Şti., alıcının ise ... Mermer olduğu görülmekle, satım akti bu iki şirket arasında kurulmuş olup, davalı ...-... Maden ve Akaryakıt San. Tic. Ltd. Şti.'ye husumet düşmeyeceği gözden kaçırılarak hatalı değerlendirme ile adı geçen bu davalı bakımından esastan red kararı verilmesi doğru olmamıştır. 5.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre birleşen dava bakımından davacı vekilinin temyize konu ettiği toplam miktar 150.000 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735 TL’nin altında kalmaktadır. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca İhbar olunanın ... ... Lojistik A.Ş yönünden ONANMASINA, 2.Birleşen davada davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ihbar olunan ... ... Lojistik A.Ş.'ye yükletilmesine, Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde asıl ve birleşen davada davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.