10. Hukuk Dairesi 2024/8558 E. , 2024/10801 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1929 E., 2023/2548 K. KARAR : Esastan karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/590 E., 2023/228 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Bakanlık vekili tara…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8558 E. , 2024/10801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1929 E., 2023/2548 K. KARAR : Esastan karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/590 E., 2023/228 K. Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali tespitine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Bakanlık vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Bakanlık vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 29.03.2021 tarih ve 7194/İNC/05 numaralı İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar başlıklı kararı gereğince müvekkil işyerinde kısa çalışma ödeneğinden faydalanıldığı halde işveren tarafından işyerinde çalıştırılan ve listede isimleri belirtilen işçilerin ücretlerinin işveren tarafından 4857 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi uyarınca ödenmediği ve sigorta primlerinin ücret bordrolarında ve ücret hesap pusulalarında eksik yer aldığından bahisle belirtilen işçilerin ilgili ayda hak ettikleri ve işverence ödenmeyen ücret ve pirim alacaklarının ödenmesi hususunda rapor düzenlendiğini ve müvekkiline tebliğ edildiğini, raporu düzenleyen iş müfettişinin yapmış olduğu denetim sırasında müvekkili şirket çalışanlarının beyanlarının alındığını, alınan beyanlarda şirket çalışanları sigortalı olarak gösterildikleri süre içerisinde çalıştıklarını, bunun dışında ekstra herhangi bir çalışmalarının olmadığını, prim ve ücret alacaklarının bulunmadığını beyan ettiklerini, kısa çalışma ücretinden faydalanılan işyerinde tüm kurallara riayet edildiğini ve kısa çalışma ödeneğinden faydalanıldığı süre içerisinde belirtilen günlerde ve çalışılan günlerin prim ve ücretleri yatırılmak suretiyle işçiler çalıştırıldığını, bunun dışında herhangi bir çalışma yapılmadığı gibi aksine somut bir delil de bulunmadığını, iş yerinde pandemi süreci ve kısıtlamalar başladıktan sonra 2020 yılı Nisan ayından itibaren kısa çalışma düzenine geçildiğini, çalışanlar pandemi süresi içerisinde kısa çalışma ödeneğinden faydalandığı bildirilen günler kadar çalışmış olup, bu çalışmaları SGK ve İş-Kur'a bildirildiğini, Haziran ayından itibaren tam zamanlı çalışmaya geri dönüldüğünü, sunulan nedenlerle; haksız, hukuka ve alınan işçi beyanlarına aykırı bulunan İş Müfettişi raporu dayanak alınmak suretiyle müvekkil şirket aleyhine verilen Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 29.03.2021 tarih ve 7194/İNC/05 numaralı İşverence Yerine Getirilmesi ve Uyulması Gereken Hususlar başlıklı kararının iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretininde karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; davacı şirket hakkında CİMER'e yapılan 25.06.2020 tarihli ve 2002978041 sayılı başvuru dilekçesinde; işyerinde Nisan ve Mayıs 2020 tarihlerinde haftada 2 gün Haziran 2020 de ise 30 gün çalışma yaptırıldığı halde Kısa Çalışma talebinde bulunulduğunu ve İş-Kur tarafından ödemelerin yapıldığının belirtildiğini, ALO 170 üzerinden yapılan bir başka başvuruda ise yine benzer şikayetlerin olduğunu, müfettiş tarafından yapılan teftiş sonucu 29.03.2021 tarih ve 7194-İNC-05 sayılı raporun sonuç kısmında, işveren tarafından işyerinde İş-Kur'a bildirdikleri şekliyle Kısa Çalışma uygulamadıklarını, iş yerinde çalışmakta olan işçilerin Kısa Çalışma Döneminde 15 saat çalıştırıldıklarını, İş-Kur fazla ödenen kısa çalışma ödeneklerinin 4447 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca geri alınması gerektiğinin belirtildiğini, bunun yanında işçilerin taahhüt edilen çalışma sürelerinden fazla çalıştırılmalarına rağmen bu süreler için ücret tahakkuk ve tediye yapılmadığından 4857 sayılı Kanun'un 32 nci maddesine muhalefet edildiğini ve aynı Kanun'un 102/a maddesi uyarınca idari para cezası kesilmesinin yerinde olacağının bildirildiğini, 2020 yılı Nisan ayı için 5 işçinin 5 x 289,00 TL : 1.445,00 TL, 2020 yılı Mayıs ayı için 5 işçinin 5 x 289,00 TL : 1.445,00 TL. 2020 yılı Haziran ayı için 5 işçinin 5 x 289,00 TL 1.445,00 TL, 2020 yılı Temmuz ayı için 5 işçinin 5 x 289,00 TL : 1.445,00 TL, 2020 yılı Ağustos ayı için 5 işçinin 5 x 289,00 TL : 1.445,00 TL olmak üzere toplamda 7.225,00 TL idari para cezasının mevzuat hükümlerine aykırı hareket edilmesinden dolayı kesildiğini, bu yaptırımın ilgili tarafa mevzuata uygun bir şekilde tebliğ edildiğini, yukarıda açıklanan ve resen göz önünde bulundurulacak nedenlerle; davacı tarafından husumetin Türkiye İş Kurumuna yöneltilmesi yerinde olmadığı için davanın husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise tüm iddiaların esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, dava konusu Kurum işlemine ilişkin tüm Kurum kayıtları ile diğer tüm bilgi ve belgeler ve yukarıda değinilen yasal düzenlemeler bir arada incelendiğinde; davacı şirketin dava konusu 1026757 032 01-19 sicil numaralı işyerinde 2020/04-2020/08 döneme ilişkin ücret bordrolarında da tespit edildiği üzere 1/3 oranında çalışma şartını aşan bir durumun söz konusu olmadığı, işyerinde kısa çalışma uygulamasının yapıldığı, iş başmüfettişi tarafından düzenlenen 29.03.2021 tarih ve 7194/İNC/05 sayılı raporda, işveren vekilince belirtilen iddiaların aksinin kanıtlanamadığı belirtildiğinden, İş Kurumu İl Müdürlüğünün 05.10.2021 tarih ve E.75807872-311.02-*********** sayılı yazısıyla davacı şirkete 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32 nci maddesine aykırılıktan işveren hakkında aynı kanunun 102/a maddesi gereğince uygulanan 7.225,00 TL idari yaptırım kararının yerinde olmadığı, bu yönüyle Kurum işleminin iptal edilmesi gerektiği kanaatine varılarak, davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. '' gerekçesi ile ''Davanın kabulü ile 29.03.2021 tarih ve 7194-INC-05 sayılı Kurum işleminin iptaline,'' şeklinde karar verişmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu teftiş raporu içeriğine göre kararın kaldırılmasını istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Hukuk Dairesinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı kararında; 'davalı iş yerinde 2020 Nisan-2020 Ağustos dönemine ait ücret bordrolarında da tespit edildiği şekilde 1/3 oranında çalışma şartını aşan bir durumun söz konusu olmadığı, iş yerinde yasal şartlara uygun bir şekilde kısa çalışma uygulamasının yapıldığı, dava konusu denetim raporunda davacının 4447 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesindeki kısa çalışma ödeneğinden yararlanma şartlarını ihlal ettiğine dair somut delillerin bulunmadığı görülmüştür. Müfettiş tarafından işverenin konuyla ilgili beyanlarının aksinin kanıtlanamamakla birlikte şüpheli bulunduğu belirtilerek somut bir tespit olmaksızın davacı şirket hakkında işlem yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulü ile Kurum işleminin iptaline dair verilen mahkeme kararı ve gerekçesi yerinde bulunmuştur. '' gerekçesi ile; ''1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,'' şeklinde karar vermiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Bakanlık Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili; Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin 10. Hukuk Dairesinin 23.10.2023 tarihli kararının usul ve yasaya aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Başkanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın 29.03.2021 tarih ve 7194/İNC/05 numaralı kararın iptaline ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci; 4447 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 32 nci maddesine aykırılıktan işveren hakkında aynı kanunun 102/a maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Bakanlık vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.