(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14756 E. , 2009/6140 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının 9.8.2000 tarihinde kuyu suyu için abone yapıldığını, sözleşmeden kaynaklanan su bedeli ve gecikme cezasının ödenmed…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14756 E. , 2009/6140 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının 9.8.2000 tarihinde kuyu suyu için abone yapıldığını, sözleşmeden kaynaklanan su bedeli ve gecikme cezasının ödenmediğini ileri sürerek 11.375,23 YTL.nin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir. Davalı, herhangi bir abonelik sözleşmesi imzalamadığını, bahsi geçen işyerinde sigortalı işçi olarak çalıştığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, resen kuyu suyu abonesi yapılan davalının su bedelinden sorumlu olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, idarenin 3.7.2000 tarihli yazıyla abone sözleşmesini imzalaması için davalıyı davet ettiği, davalının gelmemesi üzerinede 9.8.2000 tarihinde resen abone yapıldığı anlaşılmaktadır. Ne var ki, 3.7.2000 tarihli yazının davalıya tebliğine dair dosyada bilgi ve belge bulunmadığı gibi davalıda tebliğ edilmediğini savunmuştur. Öte yandan davacı elemanlarınca düzenlenen tarihsiz tutanakta davalı olan abonenin taşındığı ve yerinde başkasının bulunduğu belirtilmektedir. SSK.dan gelen yazı cevabında da davalının sigortalı işçi olarak çalıştığı belirtilmektedir. Bu itibarla herşeyden önce resen abone yapılan davalının gerçekten işyerinin sahibi olup olmadığı, sahibi ise bu takdirde işyerinin aboneliğin bulunduğu adreste faaliyet gösterdiği tarihlerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde saptanması zorunludur. Mahkemece, az yukarıda açıklanan tarihsiz 2008/14756-2009/6140 tutanağı düzenleyen zabıt mümziside dinlenmek suretiyle, resen abone yapılan davalıya 3.7.2000 tarihli yazının tebliğ edilip edilmediği, davalının abonelik tesis edilen işyerinde işçi olarakmı, yoksa mal sahibi olarakmı bulunduğu, mal sahibi ise işyerinin faaliyette bulunduğu dönem saptanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.5.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.