T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/1581 KARAR NO:2026/66 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/03/2023 NUMARASI:2021/387 Esas - 2023/164 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) DAVA TARİHİ:09/11/2020 KARAR TARİHİ:15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/1581 KARAR NO:2026/66 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:08/03/2023 NUMARASI:2021/387 Esas - 2023/164 Karar DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) DAVA TARİHİ:09/11/2020 KARAR TARİHİ:15/01/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 25/09/2019 tarihinde İzmir İli, Aliağa ilçesi, ... Cad. .... Garaj mevkinde davalı ... 'in yaya olana müteveffa ... 'ın idaresindeki tescilsiz motosikletiyle ıslahlı ve tehlikeli bir biçimde ters yöne girecek şekilde kovalayarak, müteveffanın trafik ışıklarından karşıdan karşıya geçmeye çalışırken Çanakkale istikametinde seyir halinde olan davalı ... kontrolündeki .. plakalı aracın kendisine çarpması sonucu karşı yöne savrulup sürüklenerek davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın altında ezilen müteveffa ... 'ın hayatını kaybettiğini, müteveffaya ilk çarpan ... 'nın tam ve asli kusurlu olduğunu, müteveffanın tüm ailenin geçimini tek başına üstlendiğini, ailenin başkaca hiçbir geliri bulunmadığını belirterek davacı eş ... için 1000.000 TL, müteveffanın çocukları olan davacılar ..., ..., ... için ayrı ayrı 20.000 TL, ... ve ...için ayrı ayrı 10.000 TL, müteveffanın anne ve babası olan ... ve ... için ayrı ayrı 30.000 TL olmak üzere toplam 270.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ..., .... Şti., ... ve ...’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davacılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 100 TL olmak üzere toplam 700,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Yetki itirazı olduğunu, haksız fiilin işlendiği ve zararın meydana geldiği yerin İzmir İli, ... ilçesinin olduğu yer mahkemesinin yetkili olduğunu, müteveffanın hızlı, kontrolsüz ve kendisine kırmızı ışık yandığı esnada koşarak müvekkilinin aracının sağ dikiz aynası ve sağ kapısına çarptığı ve çarpmadan sonra arkadan gelen diğer davalının aracının altında kaldığının tespit edildiğini, meydana gelen kazada müteveffanın asli kusurlu olduğunu, manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkiye itiraz ettiklerini, zamanaşımı itirazları olduğunu, müteveffanın kusurlu davranışı sebebiyle öldüğünü, müteveffanın müvekkilinin eşine tacizde bulunduğunu, müvekkilinin müteveffayı suç üstüne yakalaması üzerinde müteveffanın korkarak kaçtığını, kaçarken tedbirsiz davranarak araçlara yeşil ışık yandığı halde ana yola atladığını, olayda müvekkilinin eylemi ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı olmadığını, olayla ilgili devam eden ceza kovuşturması olduğunu, ceza davası sonucunun bu davayı etkileyeceğinden ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; 25/09/2019 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın müvekkili şirkete 27/11/2018-2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... Poliçesi ile sigortalı olduğunu, soruşturma aşamasında alınan kusur bilirkişi raporunda da sigortalı araç sürücüsü ... 'nın kazanın meydana gelmesinde atfı kabil kusuru bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun ve kanunda belirtilen evraklarla başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalının kusurunu, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, temerrüde düşürülmediklerinden dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; 25/09/2019 tarihli trafik tespit tutanağında belirtildiği üzere sigortalı araç sürücüsüne somut olayda kusur izafe edilmediğini, sigortalısı olan araç sürücüsü kazada kusursuz olduğundan davanın reddi gerektiğini, sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu göz önüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur hususlarının araştırılarak, tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubunun gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğinden faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarınn A-6/ı maddesinde de motorlu bisikletlerin kullanılmasından doğan zararlar teminat dışı bırakıldığından davanın reddi gerektiğini, davaya konu kaza ise, kanunda Güvence Hesabı' nın sorumluluğuna sebep olacak şartları sağlamadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespitinin gerektiğini, müteveffanın kusuru oranında davacının alacaklı - borçlu sıfatının da birleştiğini, davacılar 3. kişi sıfatına haiz olmaları mümkün olmadığından Güvence Hesabı’ndan tazminat talep etme hakları bulunmadığını, ... tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarının tespit edilerek müvekkili kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, Güvence Hesabı’nın sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Lojistik vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, dava şartı arabuluculuk şartını yerine getirmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1355 E. sayılı dosyasında alınan kusur bilirkişi raporunda müvekkili firma çalışanı ve diğer davalı ... 'nın kusursuz olduğunu, davacı yanın, kusur durumunda mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı gibi müteveffanın çalışma hayatı ile ilgilide asılsız iddiaları ortaya attığını, müvekkili firmanın veyahut çalışanının sorumluluğuna gidilmesi durumunda müvekkili firma ile ... A.Ş. arasında 27.11.2018-27.11.2019 tarihlerini kapsayacak... Poliçesi düzenlendiğini, davacı yanın manevi tazminat talebin kusursuz müvekkilini bağlayıcı nitelikte olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların destekten yoksun kalma tazminatının davalılar Güvence Hesabı ve ... sorumlu olacak şekilde ve manevi tazminat talebinden ise davalı ... sorumlu olacak şekilde kısmen kabulüne; Davalılar ..., ... A.Ş., .... Şti., ... A.Ş. yönünden maddi tazminat talebinin reddine; Davalılar ... ve .... Şti. yönünden manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı Güvence Hesabı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Miktar yönünden düşük manevi tazminata hükmedildiğini, avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gözetilmeksizin reddedilen manevi tazminat yönünden yasal mirasçı sıfatıyla bulunan her davacı aleyhine ayrı ayrı manevi tazminata hükmedilmesi hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında davacı ... için 347.582,51 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasına rağmen, bilirkişice maddi hata yapıldığı gerekçesi ile 338.706,75 TL'ye hükmedilmesi; bu sebeple kısmen ret kararı verilerek karşı vekalet ücretine hükmedilmesi ve bilirkişinin maddi hatasının zaten mağdur olan müvekkile yüklenmesi kabul edilemeyeceğini,yerel mahkemece Güvence Hesabının sigorta limiti hatalı yorumlandığını, yargılamanın daha fazla uzamaması ve müvekkillerin hakkının sürüncemede kalmaması amacıyla, fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla dava dilekçe de öne sürülen taleplere ilişkin bedel artırım dilekçesi sunulmuş ise de yerel mahkemece tespit edilen kusur oranlarının hatalı olduğunu belirterek istinaf talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kaza tarihi 25.09.2019 olduğundan, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Trafik Sigortası Genel Şartlarının işbu davada uygulanması gerektiğini, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın müteveffanın anne ve babası yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müteveffanın anne ve babası dava öncesi zorunlu arabuluculuk şartını da yerine getirmediğini, olay trafik kazası olarak nitelenemeyeceğini, tescilsiz motosikletin meydana gelen kazada hiçbir kusuru bulunmadığını, müteveffa yayanın ve çarpan araçların kazaya sebebiyetleri değerlendirilmesi gerektiğini, kazaya karışan araç net olarak tespit edilmediğini, destekten yoksun kalma zararı hesaplanmasında, 6704 sayılı kanunun 3. maddesine göre, Trafik Sigortası Genel Şartlarında belirlenen hesaplama kriterlerinin esas alınması gerektiğini, dava belirsiz alacak davası olarak açılmamış olduğundan, hükmedilen tutarlara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, temerrüt tarihi hatalı olduğunu, husumet itirazı dava dilekçesinde, kazaya sebebiyet veren aracın trafik sigortası ile sigortalanmamış olduğunu belirtildiğini, yine aynı dilekçede, kazaya sebebiyet veren motosikletin tescilsiz olduğu da yazılı olduğunu, tescilsiz olan bir aracın sigortalanması hukuken mümkün olmadığını, tazminat taleplerinden Güvence Hesabı'nın sorumlu olmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 25/09/2019 günü saat 20.20 sıralarında davalı sürücü ... 'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyonet ile Menemen istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan ışık kontrollü kavşağa geldiğinde aracın sağ ön kısımları ile seyir istikametine göre sağ tarafından sürücü ... idaresindeki motosiklet tarafından kovalanan ve yaya olarak koşar vaziyette karşıdan karşıya geçmeye çalışarak hareket alanına giren müteveffa yaya ... 'a çarpması, akabinde sağ şeride doğru savrulan müteveffa yayaya aynı istikamette sağ şeritte seyreden sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobilin çarpması ile ile meydana gelen trafik kazasında yaya ... 'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.Aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı Aliağa Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/1355 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre sürücü ...'un asli ve eşit derecede, müteveffanın asli ve eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kusurun belirlenmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 25/09/2019 tarihli rapor alındığı alınan raporunda müteveffa Kazım'ın %75 davalı motosiklet sürücüsü ...'un %25 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş; İtiraz üzerine Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu'ndan alınan kusur raporunda da kusur oranlarının değişmediği anlaşılmıştır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (HGK'nun 11/10/1989 gün ve E:1989/11-373, K:472; HGK'nun 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.İlk Derece Mahkemesince kusura yönelik itirazların değerlendirildiği, ceza mahkemesince sanık olarak yargılanan ... 'in mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...'ın hakkında yüklenen taksirle ölüme neden olma suçu açısından taksirleri bulunmaması nedeniyle ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği ve bu kararın 03/10/2022 tarihinde kesinleştiği, kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre (... sanık ... , idaresindeki motosiklet ile müteveffayı kovalaması,müteveffanın kendisine hitaben yanan kırmızı ışıkta koşarak ve kontrolsüz şekilde taşıt yoluna girmesine, bu suretle taşıt yolu üzerinde seyir halinde olan diğer sanıkların idaresindeki araçların taşıt yoluna giren müteveffaya çarpmalarına sebebiyet verdiği ... ) değerlendirme yapılarak kusur oranı bakımından ceza dosyası ile bağlı olmadığından, olayın oluş şekline bağlı kalınarak ilk kusur raporunu doğrulayan ATK Trafik ihtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurul'undan alınan rapora itibar edilerek ve olay trafik kazası olarak kabul edilerek sigortasız motosiklet sürücüsü davalı sürücü ... %75 kusur oranına göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından kusura ve olayın trafik kazası olmadığına ilişkin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Davalı ... 'in sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletin kazanın oluşumunda rapora göre %25 oranında kusurlu olduğu, alınan rapora göre motosikletin 50cc üzerinde motor gücüne sahip olduğu ve bu nedenle de tescile tabii bulunduğu anlaşıldığından davalı Güvence Hesabı'nın sigortasız olan motosiklet sürücüsünün kusuru oranın da tazminattan sorumludur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre 1,8 teknik faiz olmadığı taktirde %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiği yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.- 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Kazada birden fazla kişinin ölmesi yada yaralanması halinde kaza tarihindeki kaza başına poliçe limiti uygulanacaktır. Bu doğrultuda somut uyuşmazlıkta gerçekleşen kaza da bir kişi öldüğünden davalı Güvence Hesabı kişi başı teminat limiti ile sorumlu olacağından davacılar vekilinin kaza başı limitin uygulanması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı manevi tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak; her bir davacı için kabul ve red edilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden davalı lehine her bir davacı bakımından red edilen manevi tazminat tutarları üzerinden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde; davacılar vekilinin bilirkişi raporunu denetleyerek beyan ve itiraz hakkı bulunduğu, bu itibarla maddi hataya rağmen 20/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için 347.582,51TL maddi tazminat talep ettiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince taleple bağlı kalınarak red edilen maddi tazminat miktarı üzerinden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde de usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde 6704 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle değişiklik yapılarak, zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği belirtilmiştir. 6704 sayılı Kanun'un 26.04.2016 tarih, 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanması ile yayım tarihi olan 26.04.2016 tarihinden itibaren KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlüğe girmiştir. Yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.Somut uyuşmazlıkta dava tarihi itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacılar ... ve ... bakımından dava tarihinden önce davalı Güvence Hesabı'na başvuru yapılmadan dava açıldığı anlaşılmıştır. Bunun üzerine Dairemizce KTK'nın 97. maddesi gereğince davalı Güvence Hesabı'na başvuru yaparak, başvuru evraklarını dosyaya sunmak üzere davacılar vekiline 1 ay kesin mehil verilmi, verilen mehil süresi içeresinde başvuru yapılarak evraklar dosyaya sunulmuş ve bu suretle dava şartı yerine getirilmiştir.Davacılar KTK'nın 97.maddesi gereğince davalı Güvence Hesabı'na başvurarak tazminat talep etmiş olup ayrıca arabuluculuk yoluna başvurma şartı aranmayacağından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 tarih, 2021/23273 E. ve 2022/901 K. sayılı kararı) KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda davacılar ... ve ... bakımından davadan önce davalı Güvence Hesabı'na herhangi bir başvuru yapılmadığından davalı Güvence Hesabı dava tarihinde temerrüde düşmüş olacağından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde görülerek hüküm düzeltilmiştir.Bu nedenlerle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine,davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan REDDİNE, Davalı Güvence Hesabı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacı ... yönünden; a-Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kısmen kabulüne, 338.706,75 TL destekten yoksun kalma tazminatının Davalılar Güvence Hesabı ve ...’den alınarak (Davalı Güvence Hesabı limitleri dahilinde 318.047,93 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele Güvence Hesabı yönünden 22/11/2019 tarihinden, ... yönünden 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacı ... yönünden; a- Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, b-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 3-Davacı ... yönünden; a-Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 23.731,30 TL destekten yoksun kalma tazminatının Davalılar Güvence Hesabı ve ...’den alınarak (Davalı Güvence Hesabı limitleri dahilinde 22.283,85 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele Güvence Hesabı yönünden 22/11/2019 tarihinden, ... yönünden 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 4-Davacı ... yönünden; a-Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 15.156,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının Davalılar Güvence Hesabı ve ...’den alınarak (Davalı Güvence Hesabı limitleri dahilinde 14.232,00 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele Güvence Hesabı yönünden 22/11/2019 tarihinden, ... yönünden 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 5-Davacı ... yönünden; a- Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine, b-Manevi tazminat talebinin kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 6-Davacı ... yönünden; -Manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 7-Davacı ... yönünden; -Manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ...’ya verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 8-Davacı ... yönünden; -Manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 9-Davacı ... yönünden; a-Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 14.785,72 TL destekten yoksun kalma tazminatının Davalılar Güvence Hesabı ve ...’den alınarak (Davalı Güvence Hesabı limitleri dahilinde 13.883,89 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele Güvence Hesabı yönünden 09/11/2020 ... yönünden 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebine, 10-Davacı ... yönünden; a-Destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, 22.952,25 TL destekten yoksun kalma tazminatının Davalılar Güvence Hesabı ve ...’den alınarak (Davalı Güvence Hesabı limitleri dahilinde 21.552,31 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) Davacı ...’a verilmesine, işbu bedele Güvence Hesabı yönünden 09/11/2020 tarihinden, ... yönünden 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacı ... ’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 11-Cenaze ve defin giderleri talebinin kabulüne, 3.000,00 TL maddi tazminatın Davalı ...’den alınarak Davacılar ..., ..., ..., ... ve ...’a verilmesine, işbu bedele 25/09/2019 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 12-Davalılar ..., ... A.Ş., .... Şti., ... A.Ş. yönünden maddi tazminat talebinin reddine, 13-Davalılar ... ve .... Şti. yönünden manevi tazminat talebinin reddine, 14-Maddi tazminat yönünden; Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.576,29.-TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslah harcı olarak alınan 2.384,57.-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 26.191,72.-TL harcın davalılardan Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak hazineye irad kaydına, (Güvence Hesabı %93,90 oranında 24.594,02.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) -Manevi tazminat yönünden; 10.929,60.-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irad kaydına, 15- Kabul edilen Maddi tazminat yönünden; -50.418,95.-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, (Güvence Hesabı %93,90 oranında 47.343,39.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, (Güvence Hesabı'nın %93,90 oranında 8.638,80.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, (Güvence Hesabı'nın %93,90 oranında 8.638,80.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, (Güvence Hesabı'nın %93,90 oranında 8.638,80.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, (Güvence Hesabı'nın %93,90 oranında 8.638,80.-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) Reddedilen maddi tazminat yönünden; -8.875,76.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı Güvence Hesabı'na ve ... 'e verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... , Güvence Hesabı, ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ... , Güvence Hesabı, ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye verilmesine, -100,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti., ... A.Ş. ve ... A.Ş.'ye verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat yönünden; -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ...'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'ya verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ...'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ... 'a verilmesine,Cenaze masrafları yönünden; 3.000,00.-TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılardan ...'a, ...'a, ...'a, ... 'a ve ... 'a verilmesine,Reddedilen manevi tazminat yönünden; -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti. ve ... 'e verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti.,'ne verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti.,'ne verilmesine, -9.200,00.-TLvekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti.'ne verilmesine, -9.200,00.-TLvekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti. 'ne verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ..., .... Şti. 'ne verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ..., .... Şti. 'ne verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti. 'ne verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti. ve ... 'e verilmesine, -9.200,00.-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalı ..., .... Şti. ve ... 'e verilmesine, 16-Davacı tarafından yapılan 924,57.-TL peşin harç, 1.460,00.-TL ıslah harcı, 54,40.-TL başvurma harcı, 571,90.-TL keşif harcı, 1.250,00.-TL araç yol ücreti, 4.250,00.-TL bilirkişi ücreti, 2.695,00.-TL ATK faturası ve posta,talimat ve tebligat gideri 4.139,80.-TL olmak üzere toplam 15.345,67.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 12.725,54.-TL'sinin davalılardan Güvence Hesabı'ndan ve ...'den alınarak davacılara verilmesine, 17-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.360,00.-TL arabuluculuk ücretinin 1.115,20.-TL'sinin davalılardan Güvence Hesabı'ndan ve ...'den tahsili ile hazineye irat kaydına, 244,80.-TL arabuluculuk ücretinin ise davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, 18-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine, B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davalı Güvence Hesabı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından yatırana iadesine, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında Güvence Hesabı tarafından yapılan 79,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 492,00 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile davalı Güvence Hesabı'na verilmesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.15/01/2026