T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/704 - 2025/1018 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/704 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/1…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/704 - 2025/1018 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/704 KARAR NO : 2025/1018 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 04/12/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/1E., 2019/1024K. Asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Asıl Davada Davacı Vekili, davalı şirketin Bingöl/Kığı'da bulunan şantiyesinde çalışmak üzere müvekkili şirkete ait 2 adet transmikserin şoförü ile birlikte davalının şantiyesine gönderildiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin başlangıç tarihinin 29.08.2016, bitiş tarihinin 31.12.2016 olduğunu, tranmikserlerin 4 aylık süre ile davalının hizmetine verildiğini, müvekkiline ait transmikserin ve şoförlerin 03.09.2016 tarihinde davalının şantiyesinde çalışmaya başladığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 10. maddesine göre kiracının sözleşme süresinin bitiminden ya da iş bitiminden 15 gün önce kiralayana haber vermek zorunda olduğunu, aksi takdirde bu 15 günlük sürede çalışmış kabul edilerek faturaya yansıtılacağını, davalının hiçbir bildirimde ihtarda bulunmaksızın haksız yere ... plakalı aracı 12.10.2016 tarihinde diğer transmikseri ise 20.10.2016 tarihinde şantiyeden çıkardığını, davalının sözleşmeyi süresinden önce ve haksız şekilde feshetmesi nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararların tazmininin gerekeceğini, sözleşmenin 11. maddesinde açıkça davalı tarafın kira süresini kısaltma gibi hakkı bulunmadığını, tek taraflı fesih halihde dahi işletme sorumluluğunun devam edeceğini, kira bedellerinin tamamından sorumlu olduğunu, sözleşmenin tek taraflı olarak haksız şekilde feshedilmesi nedeniyle sözleşme süresinin bitim tarihi olan 31.12.2016 tarihine kadar ki hizmet bedelini ödemek zorunda olduğunu, müvekkili şirketin transmikserlerinin sözleşme süresince kullanılacağına güvenerek söz konusu sözleşmeyi yaptığını, bu kapsamda hizmet bedellerini uygun fiyattan kararlaştırdığını, ayrıca transmikser ihtiyacı olan diğer firmalara boşta araçlarının kalmadığını söyleyerek iş tekliflerini kaçırdığını, daha iyi şartlarda sözleşme yapma imkânını kaybettiğini, sözleşmenin süresinden önce fesih edilmesi nedeni ile uğradığı zararların tazmininin gerekeceğini ileri sürerek, davalının transmikserleri süresinden önce iade etmesi ve sözleşmeyi haksız yere tek taraflı olarak feshetmesi sebebiyle uğranılan zararların tazmini için şimdilik 5.000,00 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, taraflar arasında 27.08.2016 tarihinde, "İş Makinası Kira Sözleşmesi" akdedildiğini, ancak sözleşmenin imzalanmasının hemen akabinde kiralanan transmikserlerin müvekkilinin istek ve ihtiyaçlarını karşılamaya uygun olmadığının görülmesi üzerine taraflar sözleşmenin feshi konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, davacı şirketin yetkilisi ... tarafından müvekkili şirket personeli İbrahim ...' a gönderilmiş olan 28 Ağustos 2016 tarihli e-mailde; "... firması tarafından mikserleri Ankara'dan Bingöl'e götürecek olan şoförlerin araçları beğenmemesinden dolayı sözleşme iptal edilmiştir" denilerek taraflar arasındaki 27.08.2016 tarihli sözleşmenin her iki tarafın rızasıyla karşılıklı olarak anlaşılmak suretiyle sona erdirildiğini, bu sebeple müvekkilinin 31.12.2016 tarihine kadar ki hizmet bedellerini ödemesi gerektiği yönündeki iddia ve taleplerin haksız ve hukuksuz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin her iki tarafın da kabul ve rızası ile sona erdirilmiş olmakla birlikte müvekkilinin dönemsel olarak ihtiyaç duyduğu zamanlarda davacı şirketten transmikser kiralaması yapıldığını ve bu kiralamaların bedelinin davacı şirkete ödendiğini, davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde sunulmuş olan faturaların da herhangi bir sözleşmeye bağlı olmaksızın, dönemsel ihtiyaçlar sebebi ile gerçekleştirilen kiralamalar sonucunda düzenlendiğini ancak düzenlenen bu faturalarda tarafların mutabakat sağlayamadıkları hususlar bulunduğundan müvekkilinin bu konudaki itirazlarını davacı firmaya iletmiş olmasına rağmen davacı tarafından bu hususların göz ardı edilerek ve kötü niyetli davranılarak huzurdaki davanın açıldığını, davacı tarafından tanzim edilen ve dava dosyasında mevcut 01.11.2016 tarihli fatura incelendiğinde görüleceği üzere fatura içeriğinde "Sözleşmemizin 10. Maddesine istinaden doğan cezai şart" açıklaması ile 12.000 TL bedel yansıtıldığını, faturaya dâhil edilmiş olan bu cezai şart bedeli haksız ve hukuksuz olup müvekkili tarafından kabulünün mümkün olmadığını, zira tarafların, davacı şirket yetkilisinin göndermiş olduğu e-mailden de açıkça görüldüğü üzere, sözleşmenin feshi konusunda karşılıklı olarak anlaşmış olduklarından müvekkilinden cezai şart talep edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bunun dışında taraflar arasında mutabakat sağlanan miktarın tamamı davacı şirkete teslim edilen çekler ile ödendiğini, karşı tarafın açık rızası ile sözleşmenin feshedilmesine rağmen müvekkilinin almadığı bir hizmetin bedelini ödemesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki iddiaları tekrar ederek, davalı yanın hiçbir bildirimde ve ihtarda bulunmaksızın haksız yere ... plakalı aracı 12/10/2016 tarihinde diğer transmikseri ise 20/10/2016 tarihinde şantiyeden çıkardığını, müvekkili şirket transikserlerin davalının şantiyesinde çalıştırıldığı günlere ve fazla mesailerine karşılık sözleşmenin 10. maddesi uyarınca 01/11/2016 tarihli 38.727,60 TL'lik ve 01/10/2016 tarihli 44.490,72 TL'lik fatura düzenlenerek davalı yana gönderildiğini, davalı yanın faturaları teslim aldığını ve itiraz etmediğini, davalı yanca borcuna ilişkin olarak müvekkiline 50.000,00 TL'lik çek verdiğini, davalı aleyhine icra takibine başlandığını, davalı yanın takibe haksız yere itiraz ettiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamını, %20 icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili, derdestlik ve zamanaşımı itirazında bulunarak, sözleşmenin imzalanmasının hemen akabinde kiralanan transmikserlerin müvekkilin istek ve ihtiyaçlarını karşılamaya uygun olmadığının görülmesi üzerine tarafların sözleşmenin feshi konusunda karşılıklı olarak anlaştıklarını, bu sebeple müvekkilinin 31/12/2016 tarihine kadar ki hizmet bedellerinin ödemesi gerektiği yönündeki iddia ve taleplerin haksız olduğunu, müvekkilinin dönemsel olarak ihtiyaç duyduğu zamanlarda davacı şirketten transmikser kiralaması yaptığını ve bu kira bedelinin davacı şirkete ödendiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince; "... taraflar arasında 27/08/2016 tarihinde İş Makinesi Kira Sözleşmesi imzalandığı sabit olup, söz konusu sözleşmenin ifa aşamasında davacı tarafından davalıya gönderilen mailde belirtilen ".... İnş.ve İmtaş İnş.arasında yapılan 27/08/2016 tarihli Transmikser Sözleşmesi ... firması tarafından mikserlerin Ankara'dan Bingöl'e götürecek olan şoförlerin araçları beğenmemesinden dolayı sözleşme iptal edilmiştir..." ibareler sebebiyle davacı tarafından sözleşmenin feshedilmiş olduğu anlaşılmış, daha sonra taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, sözlü olarak ticari ilişki kurulduğu anlaşılmakla, davacı tarafından feshedilen bu sözleşmenin ikinci anlaşmayla yenilendiği veya bu sözleşmelerin yürürlükte olduğuna dair taraflarca sunulmuş hiçbir bilgi ve belge bulunmadığından sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği gözetildiğinde, esas dosya yönünden davacının talep hakkı bulunmadığından davanın reddine, birleşen dosya yönünden mahkememizce aldırılan 05/04/2019 tarihli bilirkişi raporu ile, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, davalıdan 33.218,32-TL alacak kaydının göründüğü, davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede, söz konusu ticari defterlerin usulüne uygun olduğu ve davacıya 33.218,32-TL borçlu olduğunun tespit edildiği, bu sebeple tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunduğu, icra takibinin belirtilen miktar üzerinden başlatıldığı anlaşılmakla birleşen dava yönünden davanın kabulü ile takibin devamına..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: taraflar arasında, yerel mahkeme kararında belirtilen sözlü anlaşmanın aksine yazılı anlaşmanın bulunduğunu, davalı tarafça da açıkça kabul edilip sözleşme gereği düzenlenen faturaları teslim alan ve itiraz etmeyip ticari defterine işleyen davalı bakımından; arada yazılı bir sözleşme olmadığının iddia edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, sözleşme süresince araçların kullanılacağına güvenerek söz konusu sözleşmeyi yaptığını, bu kapsamda hizmet bedellerini uygun fiyattan kararlaştırdığını, davalı tarafın aralarında akdedilen sözleşmeye aykırı davranarak hiçbir bildirim ve ihtarda bulunmaksızın haksız yere ... plakalı aracı 12.10.2016 tarihinde, diğer transmikseri de 20.10.2016 tarihinde şantiyeden çıkardığını, müvekkilinin iş makinalarının ve şoförlerin niçin şantiyeden çıkartıldığını sormuşsa da davalıdan bir cevap alamadığını, müvekkilinin aralarında bulunan sözleşmeye dayalı olarak, diğer iş tekliflerini, boşta araçlarının kalmadığını beyan ederek reddettiğini, dolayısıyla daha iyi şartlarda sözleşme yapma imkanını kaybeden müvekkilinin büyük maddi zarara uğradığını, müvekkilinin davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiği tarih itibariyle araçları yeniden kiralayabileceği bir sözleşme gerçekleştiremediğini ve muhtemel kazancını da kaybettiğini, ayrıca yerel mahkemece esas dava yönünden müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespiti konusunda gerekli inceleme yapılmayarak eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, sözleşmenin tek taraflı olarak haksız feshedildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının asıl dava yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Asıl dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle davacının uğradığı zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 10.maddesinde ihbar süresi öngörülmüş olup, 15 gün önce ihbar yapılmadığı takdirde bu sürenin çalışılmış sayılacağı ve faturalandırılacağı belirtilmiştir. Birleşen davaya konu faturalar incelendiğinde ise bu 15 günlük sürenin faturalara dahil olduğu görülmüştür. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına ve özellikle yukarıda yazılı açıklamalara göre; asıl davada davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1E., 2019/1024K. sayılı dava dosyasında verdiği 04/12/2019 tarihli kararına yönelik asıl davada davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan 561,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına. 20/11/2025 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK m. 362/1,a gereğince miktar itibari ile temyiz yoluna başvurulamayacağından KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 Başkan Üye Üye Katip e-imza e-imza e-imza e-imza