4. Hukuk Dairesi 2011/13171 E. , 2012/15685 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Dericilik Tur. Tic. İnş. Hayvancılık San. Ltd. Şti. aleyhine 13/08/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra …
**4. Hukuk Dairesi 2011/13171 E. , 2012/15685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Dericilik Tur. Tic. İnş. Hayvancılık San. Ltd. Şti. aleyhine 13/08/2009 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10/05/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraflar vekillerince süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz olunmuştur. Davacı, davalıya ait deri deposunu su basması üzerine taşan tuzlu suların kendisine ait taşınmaz üzerindeki meyve veren portakal ağaçlarının kuruyarak zarar görmesine neden olduğu ileri sürülmüştür. Davalı, davanın reddini istemiştir. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporunda, davacıya ait taşınmaz üzerinde bulunan 39 adet ağacın zarar gördüğü ve zararın 6.084,00TL olduğu tespit edilmiş olup sonrasında alınan ek bilirkişi raporunda da kuruyan ağaçların yerine yenisinin yetiştirilip ürün verebilmesi için 5 yıllık süreye ihtiyaç olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporları doğrultusunda hesap yapılarak toplam zarar 13.949,30 TL olarak hesaplanmış olup taleple bağlı kalınarak davanın 8.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmiştir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları iddia ve savunmaları karşılayacak nitelikte görülmemiştir. Bu bağlamda olmak üzere; olay mahallinde keşif yapılarak kusur raporu alınmalı ve davacıya ait taşınmazın sınırları tam olarak belirlenerek davacının kaç adet ağacının zarar gördüğü denetime olanak sağlayacak şekilde belirlenmelidir. Borçlar Kanununun 41. maddesinde deyimini bulan zarar, mal varlığında meydana gelen bir azalmayı yani eksilmeyi ifade eder. Bu eksilme, mal varlığının zarar verici eylemin işlenmesi sonucu içine düştüğü durum ile bu eylem olmasa idi mal varlığının bulunacak olduğu durum arasındaki farktan ibarettir. Nitekim tazminatın amacı da mal varlığındaki eksilmenin giderilmesi ve onun eski duruma getirilmesinin sağlanmasıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 8.12.965 günlü ve Esas 4/219 ve Karar 448 sayılı ilamında da belirtildiği gibi meyveli ağaçların kesilmesinden veya bunların hayatiyetine son verilmesinden doğan zararın ne şekilde hesap edileceği konusunda Borçlar Kanununda bir hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda hayatın olağan akışı içerisinde oluşan hukuk kurallarının Olaya uygulanması suretiyle adalete uygun bir sonuca ulaşmak gerekir. Meyveli ağaçların yaşamına son verilmesinden doğan zararın, bunların kaim değerinin tespiti suretiyle takdiri gerektiği kökleşen Yargıtay içtihatlarıyla belli olmuştur. Bir ağacın kaim değerini bulmak için uygulanması gereken yöntem ise ağaçların bulunduğu yerin ağaçlı değeri ile ağaçsız değeri arasındaki farkın tespiti ile bu farkın o yerde bulunan ağaç sayısına bölünmesi suretiyle gerçeğe en yakın zararın belirlenmesidir. O halde mahkemece yapılacak iş hem uzman, hem de yerin sürüm değerini bilen kişilerden seçilecek bilirkişiler eliyle yukarıda belirtilen esaslar uyarınca zararın gerçek miktarı tespit ettirilmeli ve olayın selden kaynaklandığı dikkate alınarak BK 43. maddesi uyarınca indirim yapılıp yapılmayacağı tartışılmalıdır. Bu esaslara aykırı olarak (ağaçların getirebileceği ürün esasına göre) düzenlenen bilirkişi raporuna dayanılıp karar verilmiş olması doğru görülmemiş kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA ve temyiz eden taraflardan peşin alınan harçların istekleri halinde geri verilmesine 30/10/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.