(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/14974 E. , 2010/4908 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile kiracısı olan dava dışı ... arasında düzenlenen 8.5.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine kefil olduğunu, kir…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/14974 E. , 2010/4908 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile kiracısı olan dava dışı ... arasında düzenlenen 8.5.2006 başlangıç tarihli kira sözleşmesine kefil olduğunu, kira süresi bir yıllık olduğundan devam eden yıllar için kefilliğinin söz konusu olmadığını, buna rağmen davalının dava dışı kiracı ile birlikte hakkında 2008 yılı 5, 6, 7 ve 8. Aylara ilişkin kira alacağı nedeniyle icra takibinde bulunduğunu ileri sürürek davalıya borçlu olmadğının tespitine karar verilmesini istimiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı davalının kiracısı olan dava dışı şahsa bir yıl süreli kefil olduğunu sözleşmenin 8.5.2006 tarihli olduğunu, buna rağmen 2008 yılının 5, 6, 7 ve 8. Ayların kirası ödenmediğinden bahisle kendisininde taraf gösterilerek icra takibi başlatıldığını ileri sürerek borçu olmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı davacının isminin takip talebinde gösterilmesinde kötü niyetinin olmadığını savunmuş mahkemece, davalıya ödeme emrinin gönderilmediğini, asıl borçlunun itirazı üzerine asıl borçlu hakkında itirazın iptali davasının açıldığını, o davada davalının hasım gösterilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmiş ise de davacı hakkında icra takibinin başlatılmış olmasının, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olduğunu gösterir. Dolayısı ile ödeme emrinin gönderilmemesi davalıyı haklı göstermez. Davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Öyle olunca Mahkemece taraf delileri toplanarak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 12.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.