Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ...'un idaresindeki ... plakalı kamyonet ile seyir halindeyken müvekkiline çarptığını ve yaralanmasına sebebiyet verdiğini, kaza tutanağından da meydana gelen kazada sürücünün asli ve tam kusurlu olup müvekkilinin kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle müvekkilinin sol kolunun yaralanıp ayak parmaklarının kırıldığını, kazadan itibaren yaklaşık bir yıl süre ile ayakkabı giyemediğini, halen daha ayağındaki ağrılar nedeni ile hastane endeksli bir hayat sürdüğün
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17.03.1981 tarihinde İTO’ya kaydolan davalı şirketin, Karayolu Taşıma Yönetmeliği kapsamındaki faaliyetlerde bulunmak, karayoluyla şehirlerarası ve uluslar arası eşya taşımacılığı acenteliği yapmak ve 05.01.2005 tarihinde tescil edilen Ortaklar Kurulu karasında yazılı olan diğer işler ile iştigal ettiğini, davalı şirketin sermayesinin 60.000,00 TL olup, müvekkilin 12.000,00 TL sermayeye sahip olduğunu, davalı şirketin diğer hissedarları olan ....ve ....münferiden müdür göreviyle 15.04.2017 tarihine kadar yetkili kılındıklarını, davalı şirketin diğer hissedarı olan .... ve ....tarafından davalı şirketin yönetildiğini ancak diğer hissedarların yaptıkları zararlandıncı işlemlerin müvekkilden gizlendiğini, müvekkile uzun yıllardır şirket ile ilgili hiçbir bilgi verilmediğini, şirketten çıkarılması istemiyle müvekkile karşı İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, müvekkilin şeklen hissedar olarak kaldığını, şirket yönetiminde ortaklıktan kaynaklanan hiçbir hakkını kullanma durumunun olmadığını, davalı şirketin müvekkilin ortaklıktan çıkarılması talebiyle açtığı davanın, talepleri gibi lehlerine sonuçlanmış iken, bu kez davalı şirketin kötü niyetle şirketin ekonomik yapısının bozulduğu ve ortaklıktan çıkarılma talebinin mesnetsiz kaldığından bahisle davasından 02.08.2013 tarihli dilekçesi ile feragat ettiğini, anılan dosyada müvekkilin şirket faaliyetlerine katılamadığını, diğer şirket hissedarlarının şirketi zararlandıncı faaliyetlerine rastladığını ve ortaklık ilişkisinin de çekilmez hale geldiğini, bu durumun anılan mahkeme karan ile tespit edilmiş iken, müvekkilin ortaklıktan çıkmasının doğru olduğu kanaatiyle hükmün icra edilmesini beklerken, davalılann kötü niyetle dava sonucu hükmedilen bedelin ödenmesinden kaçınmak amacıyla davadan feragat ettiğini, senelerce süren yargılama neticesinde davacı tarafın davalannın kabul edilmesi ve talepleri doğrultusunda müvekkilin ortaklıkta çıkartılmasına karar verilmesine karşılık müvekkilin hak kazandığı hisse payına tekabül eden bedelleri ödememek amacıyla kötü niyetle hareket ederek, davalanndan feragat ettiğini ve mahkeme kararlannı sonuçsuz bırakmayı başardığını, müvekkil tarafından tespit edilen zararlandıncı faaliyetler ile ilgili olarak, müvekkilin hiçbir şekilde onay vermediği , dahli olmayan ve iradesi dışında gerçekleşen zararlandıncı fiillere ilişkin olarak şirketin kar paylannın hukuka aykın şekilde dağıtılmadığını, şirket gelirleri ile şahsi malvarlığı edindikleri, şirket hissedarlannın şirketin elde ettiği kar paylannı resmi kayıtlara işlemediğini, kar paylannın dağıtılmadığım, şirketin malvarlığını ve kaynaklannı şahsi ve yakmlannın zimmetine geçirerek kendi malvarlıklanna aktardıklannı, usule aykın ve sahtecilikle alınan ortaklar kurulu kararlan ile şirketin elde ettiği karlann dağıtılmaması sonucunda elde edilen gelirler ile şirket hissedarlannın davalı şirket ile yanı iştigal konusuna haiz .... sicil numaralı ....Ltd. Şti.’ni kurduklannı, belirtildiği üzere şirketin diğer hissedan ve aynı zamanda müdürleri olan davalılann, davalı şirket bünyesinde usulsüz alman ortaklar kurulu kararlan sonucu sermaye artışlanndan ve aynca diğer usulsüzler neticesinde elde etti haksız kazançlan zimmetine geçirerek, rekabet yasağına aykın davranmayı göze alarak anılan şirketi kurduklannı, şirket ortaklannın işbu şirket bünyesinde yapılan taşımalarda fiktif faturalar ile müvekkilin hissedan olduğu davalı şirket adına düzenleyerek mevcut taşımalan yasal hale getirmeye çalıştığını, müvekkil aleyhine şirket ortaklığından çıkanlma davası açılması ve şirket müdürlerinin şirketi zararlandırıcı fiilleri, müvekkilin şirket alacaklarına ulaşamaması olmak üzere yıllardır müvekkilin şeklen hissedar olarak kalmasının, ortaklık kurumunun çekilemez hale gelmesine sebep olduğundan, davanın TTK madde 638 vd. hükümleri gereği kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Neticeten; davanın kabulüne, müvekkilin tüm taleplerine rağmen kendisine şirket faaliyetleri, gelirleri ve hesaplan hakkında bilgi verilmemesi, sürekli oyalanarak şirketin diğer hıssedarlan tarafından şirketin mal varlığını azaltıcı işlemlerin yapılmış olması ve nihayetinde müvekkilin kazandığı haklara ulaşamaması ve gelinen bu aşamada artık ortaklık ilişkisinin çekilmez hale gelmesi necitesinde, müvekkilin hissedan olduğu davalı şirketten, haklı nedenle çıkmasına, ve uzman bilirkişi heyeti marifetiyle belirlenecek olan müvekkilin davalı şirketteki hisse bedeli ile bugüne kadar doğan hissedarlık haklannın tamamının karar tarihine en yakın tarihindeki gerçek bedelinin şimdilik 40.000 TL’sinin, davacı tarafından kabul edilen 25.000 TL’sine kabul tarihi olan 31.10.2007 tarihinden ve geri kalan alacak bedeline ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, alacağın tahsilini sağlamak amacıyla daha önce bu konuda açılmış bulunan davadaki karar ile ....bank .... Şubesi nezdinde müvekkil lehine açılan ....hesapta depo edilmesi hükmedilen, müvekkilin ortaklık payına düşen 18.423,21 TL’ye ve aynca davalılann menkul ve gayrimenkulleri ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklan ile mal kaçırma amacıyla 3. Kişiler üzerine devrettikleri mal varlıklanna TTK madde 638/2 ve HMK madde 389 vd. hükümleri gereği teminatsız ve karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.