Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4311 E. , 2024/3230 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4311 Karar No : 2024/3230 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Merkezi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konus…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/4311 E. , 2024/3230 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/4311 Karar No : 2024/3230 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Merkezi Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Valiliği 2- ... Kaymakamlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirketin kurucusu olduğu ... Merkezinde yapılan denetim sonucunda 5580 sayılı Kanun'un 3. maddesi ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 5. maddesi 4. fıkrası hükümlerine aykırı olarak izinsiz eğitim-öğretim faaliyetinde bulunulduğunun tespit edildiğinden bahisle söz konusu eğitim kurumunun kapatılmasına ilişkin İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlem uyarınca söz konusu kapama işleminin 06/10/2022 tarihinde yapılacağına dair Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine ve denetimine tabi olduğu, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde engelli bireylere yönelik destek eğitimi hizmeti verileceği, bu eğitimin de Bakanlıkça onaylanmış bir eğitim programı ile verilmesinin mümkün olduğu, bu merkezlerde destek eğitimi almaları uygun görülen bireylere verilen eğitim yanında engelli bireylerin eğitimine aktif bir biçimde katılımını sağlamak için aile eğitimi ve danışmanlığı hizmeti de verileceği, davacıya ait işyerinde özel eğitime ihtiyaç duyan engelli çocuklara dil ve konuşma bozuklulukları terapisi yapılmak suretiyle izinsiz olarak özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti verildiği dolayısıyla her ne kadar davacı tarafından yaptığı bu faaliyetlerin eğitim faaliyeti olmadığı ileri sürülmekte ise de, verilen hizmetin 5580 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükmünde belirtilen faaliyetler kapsamında olduğu ve Milli Eğitim Bakanlığı'nın iznine tabi olduğu, davacıya ait işyerinin kapatılmasına ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Sağlık Bilimleri Fakültesi mezunu olduğu, sunduğu hizmetin sağlık hizmeti kapsamında olduğu, faaliyet alanları ile görev tanımlarının Sağlık Meslek Mensupları İle Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelikte yer aldığı, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yetkisinin bulunmadığı, kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, verilecek Ara Karar gereğinin yerine getirilmesini müteakip incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutar ile kullanılmayan ... TL Mahkeme tarafından iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 28/05/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği, 3. maddesinde ise; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; ''Gerçek veya tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan veya her ne ad altında olursa olsun eğitim öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; ülke içerisinde gerek resmi gerekse özel eğitim kurumları ve bu kurumların faaliyet alanları ve kurumlarca verilen eğitime ilişkin denetim ve gözetim yükümlülüğü Milli Eğitim Bakanlığın görev ve yetki alanına girmekte olup; eğitim alanında kamu hizmetinin sunumuna yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi görev ve yetki alanı içerisinde kalan faaliyetlere yönelik her zaman düzenleme yapabileceği ve çerçevede Bakanlığa bağlı kurumları ve/veya Bakanlığa bağlı olamamakla birlikte yapılan faaliyet itibariyle Bakanlığın görev ve yetki alanında kalan işlerle iştigal eden her gerçek ve tüzel kişiyi her zaman denetleyebileceği ve bazı yaptırımlara tabi tutabileceği izahtan varestedir. Dolayısıyla; gerçek ve tüzel kişilerce sunulacak eğitim öğretime ilişkin her türlü faaliyet Bakanlığın izni ve/veya onayına bağlıdır. Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinde; "... İş ve uğraşı terapisti (Ergoterapist) a) Bireyin ev, iş ve okul ortamlarında fonksiyonel potansiyelini değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunur. b) Bireylerin hastalık ve engellilik sonucu ortaya çıkan fonksiyonel sınırlılıklarını değerlendirir, günlük faaliyetlerini ve mesleklerini sürdürecek uygulamaları yapar. c) Hastaların duygusal, psikososyal, gelişimsel ve fiziksel yeterliliklerini mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri kullanarak değerlendirir. ç) Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirler ve kullanımını öğretir. (...) e) Duyu algı motor bütünleşme eğitimini ve bu alanlarda iş ve uğraşı terapisi uygular. f) Kişilerin topluma katılımını etkileyen kişisel çevresel ve aktivite performansına ait engelleri değerlendirir. ... Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta olup; anılan hüküm uyarınca, sağlık Bakanlığınca Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün 27/12/2022 tarih ve E-73686883 sayılı yazısında, serbest meslek icrasında bulunan ve Bakanlıkça sağlık mesleği olarak tanımlanmış olan dil ve konuşma terapistlerinin, ergoterapisletin görev aldığı danışmanlık hizmeti veren merkezin İl Sağlık Müdürlüğü tarafından denetiminin yapılacağı gerekli mesleki yetki ihlalleri yapmalarının tespitinde ise İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'te belirtilen yetkili idarece takip yapılacağı ifade edilmiştir. Uyuşmazlıkta; davacı şirkete ait İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde, "... Merkezi" adı altında faaliyet gösterildiği, 09/08/2022 tarihinde yapılan denetime istinaden 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 3. maddesi ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 5. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak izinsiz eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğunun Ataşehir İlçe İzleme Koordinasyon Komisyonu Raporu ile tespit edildiğinden bahisle 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı onayı ile kapatılmasına karar verilmiştir. Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında; davacının sunduğu ergoterapinin sağlık hizmeti olduğu ve bu hizmetin sunumunda görevli personelin hekim dışı diğer sağlık personeli olarak tanımlandığı, anılan personelin yeterliliğine ilişkin denetim ve gözetim yetkisinin Sağlık Bakanlığı'nın uhdesinde olduğu, hizmetin sunumuna yönelik gerekli şartları sağlamayan iş yerleri hakkında mevzuatta öngörülen yaptırımların uygulanmasının ise; İl Sağlık Müdürlüklerinin denetimi üzerine gerçekleşeceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; 5580 sayılı Kanuna uygun olarak kurum açma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan faaliyette bulunulduğu gerekçesiyle tesis edilen İstanbul Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile anılan işlem uyarınca söz konusu kapama işleminin 06/10/2022 tarihinde yapılacağına dair Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı işlemininde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum. KARŞI OY : (XX)- 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu'nun 1. maddesinde; ''(1) Bu Kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişiler tarafından açılacak özel öğretim kurumlarına kurum açma izni verilmesi, kurumun nakli, devri, personel çalıştırılması, kurumlara yapılacak malî destek ve bu kurumların eğitim-öğretim, yönetim, denetim ve gözetimi ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarının; eğitim-öğretim, yönetim, denetim, gözetim ve personel çalıştırılmasına ilişkin usûl ve esasları düzenlemektir. (2) Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu gerçek kişiler, özel hukuk tüzel kişileri veya özel hukuk hükümlerine göre yönetilen tüzel kişilerce açılan özel öğretim kurumları ile yabancılar tarafından açılmış bulunan özel öğretim kurumlarını kapsar." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanunun ''Tanımlar'' başlıklı 2. maddesinde; kurumun, okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim, özel eğitim okulları ile çeşitli kursları, uzaktan öğretim yapan kuruluşları, motorlu taşıt sürücüleri kursları, hizmet içi eğitim merkezleri, öğrenci etüt eğitim merkezleri, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezleri ile benzeri özel öğretim kurumlarını ifade edeceği, 3. maddesinde ise; bir kurumda öğretime başlayabilmek için kurum açma izni alınmasının zorunlu olduğu düzenlemesine yer verilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 5. maddesinin 4. fıkrasında ise; ''Gerçek veya tüzel kişiler tarafından Kanun kapsamında belirtilen faaliyetlerin Kanuna göre yetkili makamlardan kurum açma izni alınmadan veya her ne ad altında olursa olsun eğitim öğretim sunmak amacıyla yürütülen faaliyetlerin izinsiz yapıldığının tespiti halinde söz konusu yerler 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca valilikçe kapatılır.'' hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer alan hükümlerden anlaşıldığı üzere; ülke içerisinde gerek resmi gerekse özel eğitim kurumları ve bu kurumların faaliyet alanları ve kurumlarca verilen eğitime ilişkin denetim ve gözetim yükümlülüğü Milli Eğitim Bakanlığın görev ve yetki alanına girmekte olup; eğitim alanında kamu hizmetinin sunumuna yönelik olarak, Milli Eğitim Bakanlığı'nın kendi görev ve yetki alanı içerisinde kalan faaliyetlere yönelik her zaman düzenleme yapabileceği ve çerçevede Bakanlığa bağlı kurumları ve/veya Bakanlığa bağlı olamamakla birlikte yapılan faaliyet itibariyle Bakanlığın görev ve yetki alanında kalan işlerle iştigal eden her gerçek ve tüzel kişiyi her zaman denetleyebileceği ve bazı yaptırımlara tabi tutabileceği izahtan varestedir. Dolayısıyla; gerçek ve tüzel kişilerce sunulacak eğitim öğretime ilişkin her türlü faaliyet Bakanlığın izni ve/veya onayına bağlıdır. Öte yandan, 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un Ek 13. maddesinde; "... İş ve uğraşı terapisti (Ergoterapist) a) Bireyin ev, iş ve okul ortamlarında fonksiyonel potansiyelini değerlendirerek performansını en üst düzeye çıkarmak ve çevreye uyumunu sağlamak için önerilerde bulunur. b) Bireylerin hastalık ve engellilik sonucu ortaya çıkan fonksiyonel sınırlılıklarını değerlendirir, günlük faaliyetlerini ve mesleklerini sürdürecek uygulamaları yapar. c) Hastaların duygusal, psikososyal, gelişimsel ve fiziksel yeterliliklerini mesleği ile ilgili ölçüm ve testleri kullanarak değerlendirir. ç) Günlük yaşam aktivitelerinde bağımsızlığı sağlamaya yönelik yöntemler ile araç-gereçleri belirler ve kullanımını öğretir. ... e) Duyu algı motor bütünleşme eğitimini ve bu alanlarda iş ve uğraşı terapisi uygular. f) Kişilerin topluma katılımını etkileyen kişisel çevresel ve aktivite performansına ait engelleri değerlendirir. ... Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensupları hastalıklarla ilgili doğrudan teşhiste bulunarak tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz. Sağlık meslek mensuplarının iş ve görev ayrıntıları ile sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının sağlık hizmetlerinde çalışma şartları, iş ve görev tanımları; sertifikalı eğitime ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." hükmü yer almakta olup; anılan hüküm uyarınca, sağlık Bakanlığınca Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik 22/05/2014 tarih ve 29007 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Olayda, davacı şirkete ait İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde, "... Merkezi" adı altında faaliyet gösterildiği, 09/08/2022 tarihinde yapılan denetime istinaden 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunun 3. maddesi ve Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinin 5. maddesinin 4. fıkrasına aykırı olarak izinsiz eğitim öğretim faaliyetinde bulunulduğunun Ataşehir İlçe İzleme Koordinasyon Komisyonu Raporu ile tespit edildiğinden bahisle 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu hükümleri uyarınca Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı onayı ile kapatılmasına karar verilmiştir. Uyuşmazlıkta; mesleği ergoterapist olan davacının Ataşehir Belediyesinden aldığı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı ile "Danışmanlık Bürosu" faaliyet konulu olarak "... Merkezi'nde" mesleğini ifa ettiği, 09/08/2022 tarihinde Ataşehir Kaymakamlığı'nca davacıya ait işyerinde yapılan incelemede "iş yerinde çok sayıda veli ve öğrencinin bulunduğu, ayrıca oyun sınıflarında eğitim yapıldığının görüldüğü yolunda tespitlere yer verilen 09/08/2022 tarihli tutanağın tanzim edildiği görülmektedir. Yukarıda ayrıntılı bir şekilde yer alan açıklamalardan da anlaşıldığı üzere; ... Merkezi" isimli kurumda Aile Danışmanlığı, Oyun Danışmanlığı, Dil ve Konuşma Terapisi, Ergoterapist, Psiko-Gelişimsel Değerlendirme ve Terapi, Anne-baba Destek ve Eğitim Çalışmaları, Ergoterapi alanlarında verilen hizmete yönelik olarak bu hizmetlerin; Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezi adı altında eğitim öğretim faaliyeti olarak mı, yoksa Sağlık Bakanlığına bağlı olarak sağlık hizmeti sunumu kapsamında hekim dışı çalışanların mesleklerini serbest olarak icrası niteliğinde mi kabulü gerekeceği hususunun uyuşmazlığın özünü oluşturduğu anlaşılmaktadır. Nitekim; davacı tarafından, sunulan hizmetin, alanı itibariyle Sağlık Bakanlığı'na bağlı olduğu, hekim dışı sağlık personeli olarak yine sağlık alanında hizmet verdiği, verilen hizmetin eğitim öğretim hizmeti ile bir bağlantısının bulunmadığı iddia edilmekte ve bu iddiayı destekler nitelikte Sağlık Bakanlığı'na yapılan başvurular ve Sağlık Bakanlığı'nın bu konuya yönelik verdiği cevaplar ve yargı kararları dosyaya sunulmuştur. Bu itibarla; davacının faaliyet alanı (Aile Danışmanlığı, Oyun Danışmanlığı, Dil ve Konuşma Terapisi, Ergoterapist, Psiko-Gelişimsel Değerlendirme ve Terapi, Anne-baba Destek ve Eğitim Çalışmaları, Ergoterapi) itibariyle sunulan hizmetin tanımı ve tabi olacağı mevzuat hükümlerine yönelik olarak gerekli mevzuat çalışmasının ivedilikle yapılarak başvurunun sonuçlandırılması gerekirken, davacının anılan merkezde sunduğu hizmetin dışında eğitim öğretim faaliyeti kapsamında kabul edilebilecek başkaca bir tespit de yapılmaksızın izinsiz eğitim öğretim faaliyeti verildiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.