TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İLKNUR ÜSTÜN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/34570) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : İlknur ÜSTÜN Vekili : Av. Oya AYDIN GÖKTAŞ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; yakalamanın, gözaltının hukuki olmaması ve gözaltı s üresinin makul sü
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR İLKNUR ÜSTÜN BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2017/34570) Karar Tarihi: 25/2/2021 Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Yusuf Enes KAYA Başvurucu : İlknur ÜSTÜN Vekili : Av. Oya AYDIN GÖKTAŞ I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru; yakalamanın, gözaltının hukuki olmaması ve gözaltı s üresinin makul süreyi aşması, tutuklamanın hukuki olmaması, soruşturma dosyası na erişimin kısıtlanması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, yargılama sürec indeki bazı uygulamalar nedeniyle adil yargılanma hakkının, kamu görevlilerinin soruştu rma sürecindeki açıklamaları nedeniyle masumiyet karinesinin, basın yayın organlarının soruş turma sürecindeki yayınları nedeniyle de şeref ve itibar hakkının ihlal edildiği iddiaların a ilişkindir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvuru 13/9/2017 tarihinde yapılmıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön i ncelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar vermiştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. 7. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunm uştur. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formları ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulus al Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: 9. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgüt lerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme suçunu işlediği değer lendirilen başvurucunun da aralarında bulunduğu on kişi hakkında soruşturm a başlatılmıştır. 10. 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119. maddesi uyarınca gecikmesinde sakınca bulunan hâl kapsamında Cumhuriyet savcısının emri ile arama ve elkoyma kararı verilmiş olup anılan soruşturma kapsamı nda başvurucu İstanbul Büyükada'da bir otelde yapılan toplantı sırasında 5/7/2017 tari hinde gözaltına alınmıştır. 11. Adalar Sulh Ceza Hâkimliği 5/7/2017 tarihli kararı ile başvu rucu hakkındaki soruşturma dosyasına ilişkin olarak "soruşturman ın amac ını tehlikeye dü şürebileceği" gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 153. maddesinin ikinci fıkras ı uyarınca başvurucunun müdafiinin dosya içeriğini incelemesinin ve belgelerden örnek a lmasının kısıtlanmasına karar vermiştir. 12. Adalar Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma işlemlerinin İstan bul Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) yürütülmesi gerektiğini belirtere k soruşturma dosyasını 6/7/2017 tarihli fezleke ile anılan Başsavcılığa göndermiştir. 13. Başvurucu, soruşturma işlemlerinin yürütüldüğü İstanbul Emni yet Müdürlüğüne getirilerek ilk ifadesinin alındığı 16/7/2017 tarihine kadar bu rada gözaltında tutulmuştur. 14. Başvurucu ifadesi alınmak üzere 17/7/2017 tarihinde Başsavcı lıkta hazır edilmiştir. İfade alma tutanağında, başvurucuya isnat edilen su çların okunup anlatıldığı belirtilmiştir. Bu sırada başvurucunun müdafileri de hazır bulu nmuştur. 15. Başsavcılık aynı tarihte silahlı terör örgütüne üye olmamakla beraber örgüt adına faaliyette bulunarak yardım etme suçundan tutuklanması is temiyle başvurucuyu İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğine (Hâkimlik) sevk etmiştir. 16. Başsavcılığın talep yazısı, sorgu işlemi öncesinde Hâkimlik tarafından başvurucuya okunmuştur. Ayrıca sorgu tutanağında, başvurucuya i snat edilen suçların okunup anlatıldığı da belirtilmiştir. Sorgu sırasında başvurucu nun müdafii de hazır bulunmuştur. 17. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliği 18/7/2017 tarihli kararıyla başvurucunun tutuklanma talebinin reddine karar vermiştir. 18. Başsavcılığın tutuklama talebinin reddi kararına itiraz etme si üzerine İstanbul 11. Sulh Ceza Hâkimliği 21/7/2017 tarihinde itirazı kabul etmiş ve başvurucu hakkında yakalama emri çıkarılmasına karar vermiştir. 19. Yakalama emri sonucu yakalanan başvurucu 23/7/2017 tarihinde İstanbul 9. Sulh Ceza Hâkimliği huzuruna çıkarılmış ve sorgusunun ardından silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiş tir. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 420. Başvurucu tutuklama kararına itiraz etmiştir. İstanbul 10. Sulh Ceza Hâkimliğince 9/8/2017 tarihinde itirazın kesin olarak reddine k arar verilmiştir. Anılan karar 16/8/2017 tarihinde başvurucu tarafından öğrenilmiştir. 21. Başvurucu 13/9/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur . 22. Başsavcılığın 4/10/2017 tarihli iddianamesi ile başvurucunun silahlı terö r örgütlerine (FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C) yardım etme suçunu iş lediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle aynı yer ağır ceza mahkemesinde dava açılmıştır. 23. İddianamede; şüphelilerle ilgili terörizmin finansmanı ve ca susluk suçları yönünden tefrik kararı verildiği (Daha sonra bu soruşturmada ko vuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.), başka bir soruşturma evrakı üzerinden bu soruşturmaya devam edildiği, müsnet suç açısından delillerin toplanmış olması ve şüphelileri n bu suçtan tutuklu bulunması, tutuklu bulundukları suç yönünden usul ekonomisi ile makul süre de yargılanma haklarını teminen kamu davası açılması cihetine gidildiği belirtilmiştir. 24. İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 17/10/2017 tarihi nde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2017/100 sayılı dosya ü zerinden kovuşturma başlamıştır. 25. Mahkeme 3/7/2020 tarihinde yaptığı duruşmada başvurucunun beraatine kara r vermiştir. Mahkeme ayrıca beraat eden başvurucuya 5271 sayılı K anun'un 141. maddesi uyarınca tazminat davası açabileceği yönünde bilgilendirmede bu lunmuştur. Anılan karar 14/7/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleşmiştir. 26. Öte yandan başvurucu tahliyesinin ardından 23/1/2018 tarih inde, haksız olarak yakalanması, gözaltına alınması ve tutuklanması iddiasıyla ağır ceza mahkemesinde tazminat davası açmıştır. Söz konusu dava Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesin in 26/2/2019 tarihli kararıyla başvurucu hakkındaki davanın derdest durumda bulunmas ı ve bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 141. ve devamı maddelerindeki yasal şartları ta şımadığından bahisle reddedilmiştir. Bu kararın istinaf incelemesi Ankara Bölge Adli yesi 12. Ceza Dairesinde devam etmektedir. IV. İLGİLİ HUKUK 27. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat istemi" kenar başlıklı 141. maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Suç soru şturmas ı veya kovu şturmas ı sıras ında; a) Kanunlarda belirtilen ko şullar d ışında yakalanan, tutuklanan veya tutuklulu ğunun devam ına karar verilen, ...e) Kanuna uygun olarak yakaland ıktan veya tutukland ıktan sonra haklar ında kovuşturmaya yer olmad ığına veya beraatlerine karar verilen, ... Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 5Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlar ını, Devletten isteyebilirler. (2) Birinci f ıkran ın (e) ve (f) bentlerinde belirtilen kararlar ı veren merciler, ilgiliye tazminat haklar ı bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir." 28. 5271 sayılı Kanun'un "Tazminat isteminin ko şullar ı" kenar başlıklı 142. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: "Karar veya hükümlerin kesinle ştiğinin ilgilisine tebli ğinden itibaren üç ay ve he r hâlde karar veya hükümlerin kesinle şme tarihini izleyen bir y ıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir." V. İNCELEME VE GEREKÇE 29. Mahkemenin 25/2/2021 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Kişi Hürriyeti ve Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İli şkin İddialar 1. Yakalama ve Gözaltına Alma İşleminin Hukuka Aykırı Olduğuna, Gözaltı Süresinin Makul Olmadığına İlişkin İddialar a. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü 30. Başvurucu; yakalama ve gözaltına alma işlemlerinin hukuka ay kırı olduğunu, kendisine yöneltilen suçlamayla ilgili bilgilendirilmediğini, y akalama ve gözaltı işleminin yakınlarına bildirilmediğini, gözaltı kararının uzatılmasının i se yakınlarına, avukatlarına ve kendisine bildirilmediğini, gözaltı süresinin makul olmadığını belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 31. Bakanlık; başvurucunun gözaltı süresinde yapılan uzatmanın 2 2/7/2016 tarihli ve 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişk in Kanun Hükmünde Kararname'nin (6/1-a) maddesi kapsamında yapıldığını, gözaltı k ararında bu sürenin neden uzatıldığına ilişkin somut gerekçelerin ortaya konulduğunu, ola ğanüstü hâl döneminde uygulamaya konulan düzenlemeler ve Başsavcılıkça yapılan uygula ma karşısında başvurucunun gözaltı süresinin makul olduğunu belirtmiştir. 32. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru dilekçe sindeki iddialarını yinelemiştir. b. Değerlendirme 33. Anayasa Mahkemesi, kanunda öngörülen gözaltı süresinin aşıld ığı veya yakalama ve gözaltına alınmanın hukuka aykırı olduğu iddiaları ile olağanüstü hâl şartları altında geçici bir süre için azami olarak 30 güne kadar uygulan an gözaltı süresinin uzunluğunun makul olup olmadığı şikâyetlerine ilişkin olarak bi reysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla asıl dava sonuçlanmamış da olsa 52 71 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır ( Hikmet Kopar ve di ğerleri [GK], B. No: 2014/14061, 8/4/2015, 64-72; Hidayet Karaca [GK], B. No: 2015/144, 14/7/2015, 53-64; Günay Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 6Dağ ve diğerleri [GK], B. No: 2013/1631, 17/12/2015, 141-150; İbrahim Sönmez ve Nazmiye Kaya , B. No: 2013/3193, 15/10/2015, 34-47; Neslihan Aksakal, B. No: 2016/42456, 26/12/2017, 30-37). Dolayısıyla başvurucunun bu kapsamda kalan iddiaları bakımından anılan kararlardan ayrılmayı gerektiren bir durum me vcut değildir. 34. Başvurucu; gözaltı kararının uzatılmasının yakınlarına, avuk atlarına ve kendisine bildirilmediğini ileri sürmüştür. Başvurucunun bu şik âyetini gözaltı kararına etkili itiraz edebilmesi bağlamında dile getirdiği anlaşılmaktadır. 52 71 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (k) bendi yakalanan veya tut uklanan kişilere, yakalama ve tutuklama işlemine karşı kanunda öngörülen başvuru imkânlarında n yararlandırılmamaları durumunda maddi ve manevi her türlü zararlarının tazminini iste yebilmelerine imkân sağlamaktadır. Dolayısıyla gözaltı kararına itiraz imkânından y ararlandırılmamaya ilişkin şikâyet yönünden de anılan tazminat yolunun tüketilmesi gerekir . 35. Başvurucu ayrıca yakalama ve gözaltı işleminin yakınlarına b ildirilmediğinden de şikâyetçi olmuştur. 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (h) bendi yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmey en kişilere maddi ve manevi her türlü zararlarının tazminini isteyebilmelerine imkân sağlam aktadır. Dolayısıyla bu şikâyet yönünden de anılan tazminat yolunun tüketilmesi gerekmektedir. 36. Başvurucu son olarak gözaltı sürecinde özgürlükten yoksun bı rakılmasına sebep olan suçlamalar hakkında bilgilendirilmediğini ileri sürmüştür. Anayasa Mahkemesi, yakalama nedenlerinin ve suçlamaların bildirilmemesine yönelik iddialara ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (g) ben dinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır (Deniz Özf ırat, B. No: 2013/7929, 01/12/2015, 52, 53). Bu şikâyet yönünden de anılan tazminat yolunun tüketilmesi gerekmektedir. 37. Nitekim başvurucunun bu şikâyetlerini dile getirdiği tazmina t davası istina f aşamasında derdest durumdadır. 38. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 2. Tutuklamanın Hukuki Olmadığına İlişkin İddia a. Başvurucunun İddiaları ve Bakanlık Görüşü39. Başvurucu; kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedenleri olmak sızın tutuklandığını, tutuklanmasının ölçüsüz olduğunu belirterek kiş i hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 40. Bakanlık görüşünde, tutuklamaya dair verilen kararlara ilişk in gerekçeler ve iddianamede ortaya konulan deliller kapsamında başvurucunun tut ukluluğunun keyfî olduğunun savunulamayacağı değerlendirilmiştir. Bakanlık ayrıca başvurucunun bu şikâyetiyle ilgili olarak öncelikle tazminat davası yolunun tük etilmesi gerektiğini belirtmiştir. 41. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında başvuru dilekçe sindeki iddialarını yinelemiştir. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 7b. Değerlendirme 42. Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru, iddia edilen hak ihlal lerinin olağan başvuru yollarında düzeltilmemesi hâlinde başvurulabilecek ikin cil nitelikte bir hak arama yoludur. Bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurula bilmesi için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması gerekir ( Ayşe Z ıraman ve Cennet Ye şilyurt , B. No: 2012/403, 26/3/2013, 16, 17). 43. Anayasa Mahkemesi, yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra h aklarınd a kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen kiş ilerin tutuklanmalarının hukuki olmadığı iddialarına ilişkin olarak -bireysel başvurunun karara bağlandığı tarih itibarıyla verilen kararların kesinleşmiş olması kaydıyla- 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngörülen tazminat davası açma imkânının tüketilmesi gereken etkili bir hukuk yolu olduğu sonucuna varmıştır ( Kamil Erdo ğan, B. No: 2017/4023, 19/4/2018, 39-42, Hüseyin Hançer , B. No: 2013/8319, 7/1/2016, 38-40). 44. Somut olayda, başvurucu hakkında açılan davada yargılama son unda başvurucunun beraatine karar verilmiş ve anılan karar kesinleşm iştir (bkz. 25). Bu bağlamda başvurucunun 5271 sayılı Kanun'un 141. maddesinde öngö rülen tazminat davasının da derdest olduğu görülmektedir (bkz. 26). Dolayısı yla başvurucu yönünden tutuklamanın hukuki olmadığına ilişkin iddiasıyla ilgili olarak yukarıda anılan kararlarda varılan sonuçtan ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır . 45. Açıklanan gerekçelerle başvurunun başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. 3. Soruşturma Dosyasına Erişimin Kısıtlandığına İlişkin İddia a. Başvurucunun İddiaları 46. Başvurucu; soruşturma dosyasında gizlilik kararının bulunma sı nedeniyle hakkındaki suçlamaları ve bu suçlamaların delillerini öğrenemed iğini, bu nedenle tutuklamaya etkin bir şekilde itirazda bulunamadığını belirtere k kişi hürriyeti ve güvenliği ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. b. Değerlendirme 47. Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası şöyledir: "Her ne sebeple olursa olsun, hürriyeti k ısıtlanan kişi, k ısa sürede durumu hakk ında karar verilmesini ve bu k ısıtlaman ın kanuna ayk ırılığı halinde hemen serbest b ırak ılmas ını sağlamak amac ıyla yetkili bir yarg ı merciine ba şvurma hakk ına sahiptir." 48. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Bu itibarla başvurucunun b u bölümdeki iddialarının Anayasa'nın 19. maddesinin sekizinci fıkrası bağla mındaki kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı kapsamında incelenmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 849. Anayasa Mahkemesi, soruşturma dosyalarına erişime yönelik o larak verilen kısıtlama kararlarının tutuklu kişilerin özgürlüklerinden mahru m bırakılmalarına karşı itirazda bulunma hakkı üzerindeki etkisini birçok kararında inc elemiştir. Bu kararlarda, öncelikle yakalanan veya tutuklanan kişiye yakalama ya da tutuk lama sebeplerinin ve hakkındaki iddiaların bildirilmesi gerektiği ancak buradaki bil dirim yükümlülüğünün isnat edilen suçlamalara esas tüm bilgi ve delilleri kapsamadığı beli rtilmiş; bu bağlamda başvurucunun tutuklamaya konu suçlamalara ilişkin temel unsurla rı bilip bilmediği dikkate alınmıştır ( Günay Da ğ ve diğerleri, 168-176; Hidayet Karaca, 105-107; Süleyman Bağrıyan ık ve diğerleri , B. No: 2015/9756, 16/11/2016, 248-257). 50. Somut olayda ifade ve sorgu tutanakları, tutukluluğa ilişkin kararlar, başvurucu veya müdafileri tarafından verilen tutukluluğa ilişkin dilekçel er, soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde başvurucunun tutukluluğa temel teşkil eden bilgi ve belgelerden haberdar olduğu, bunların içeriği hakkında yeterli bilgiye sahip bulunduğu, tutukluluk durumuna karşı itirazlarını sunma konusunda kendisin e yeterli imkânın tanındığı görülmektedir. 51. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. B. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları 52. Başvurucu, savunma hakkını etkili ve adil bir biçimde kullan amadığını belirterek adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürm üştür. 2. Değerlendirme53. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un " Bireysel ba şvuru hakk ına sahip olanlar" kenar başlıklı 46. maddesinde kimlerin bireysel başvuru yapabileceği sayılmıştır. Anılan maddenin (1) numaralı fıkrasına göre bir kişinin Anayasa Mahkemesine bireyse l başvuruda bulunabilmesi için üç temel ön koşulun birlikte bulunması gerekmektedir. Bu ö n koşullar başvurucunun kamu gücünün eylem veya işleminden ya da ihmalinden dolayı " güncel bir hakk ının ihlal edildiği" iddiasında bulunması, iddia edilen ihlalden kişinin kişisel olarak ve do ğrudan etkilenmiş olması ve bunların sonucunda başvurucunun mağdur olduğunu iddia etmesidi r (Fetih Ahmet Özer , B. No: 2013/6179, 20/3/2014, 24). 54. Diğer yandan bir şüpheli hakkında yürütülen ceza soruşturmas ının kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanması veya açıl mış olan davanın ertelenmesi, düşürülmesi ya da sanığın beraatine hükmedilmesi h âlinde -makul sürede yargılanma hakkına ilişkin iddialara halel gelmemek şartıyla- b u kişilerin adil yargılanma hakkının ihlali nedeniyle mağdur olduklarının kabulü mümkün değ ildir. Ancak bu durum, soruşturma veya kovuşturmaların yukarıda belirtilen sonuçlarını n adil yargılanma hakkı dışındaki haklara etkisinin incelenmesine engel teşkil etmez ( Mustafa Kamil Uzuner ve Mustafa Kadir Gül , B. No: 2013/3371, 9/3/2016, 52). 55. Başvuru konusu olayda başvurucunun beraatine karar verildiği nden başvurucunun mağdur sıfatı bulunmamaktadır. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 956. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. C. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları57. Başvurucu; gözaltı sürecinde kısıtlılık kararına rağmen dev let yetkilerinin yaptıkları açıklamalar nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal ed ildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 58. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un Bireysel ba şvurular ın kabul edilebilirlik şartlar ı v e incelenmesi kenar başlıklı 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Mahkeme, ... aç ıkça dayanaktan yoksun ba şvurular ın kabul edilemezli ğine kara r verebilir." 59. İçtüzük'ün bireysel başvuruların içeriğini düzenleyen Bireysel ba şvuru formu ve ekleri kenar başlıklı 59. maddesinin (2) ve (3) numaralı fıkralarını n bireysel başvurunun yapıldığı tarihteki ilgili kısmı şöyledir: "(2) Başvuru formunda a şağıdaki hususlar yer al ır: ... ç) Kamu gücünün ihlale neden oldu ğu iddia edilen i şlem, eylem ya da ihmaline dai r olaylar ın ... özeti. d) Bireysel ba şvuru kapsam ındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildi ği ve buna ilişkin gerekçeler ve delillere ait özlü aç ıklamalar. e) Başvurucunun güncel ve ki şisel bir temel hakk ının doğrudan zedelendi ği iddias ının dayanaklar ı. ... h) Başvurucunun talepleri. (3) Başvuru formuna a şağıdaki belgeler ya da onayl ı örnekleri eklenir: ... e) Dayan ılan belgelerin as ıllar ı ya da onayl ı örnekleri. ... (4) Başvurucu ihlal iddias ına dayanak gösterdi ği üçüncü f ıkradaki belgelere herhang i bir nedenle eri şememesi hâlinde bunun gerekçelerini belirtir. Mahkeme gerekli gördü ğü takdirde bu bilgi ve belgeleri resen toplar." Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 1060. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fıkrasınd a, açıkça dayanakta n yoksun başvuruların kabul edilemezliğine karar verilebileceği b elirtilmiştir. Bu kapsamda karmaşık veya zorlama şikâyetler, kanun yolu şikâyeti niteliğin deki şikâyetler, başvurucunun ihlal iddialarını temellendiremediği şikâyetler ile temel hakla ra yönelik bir ihlalin olmadığı açık olan şikâyetler açıkça dayanaktan yoksun kabul edilebilir (Cemal Günsel [GK], B. No: 2016/12900, 21/1/2021, 21). 61. Görüldüğü üzere Anayasa Mahkemesi ancak temellendirilebilmiş bir bireysel başvuruyu inceler. Başvurucuların şikâyetlerini hem maddi hem h ukuki olarak temellendirme zorunluluğu bulunmaktadır. Maddi dayanaklar yönünden başvurucul arın yükümlülüğü şikâyetlerine konu temel olay ve olguları açıklamak, bunlara il işkin delilleri Anayasa Mahkemesine sunmak, hukuki dayanak yönünden yükümlülüğü ise bir eysel başvuruya konu temel hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edil diğini özü itibarıyla açıklamaktır ( Cemal Günsel, 22). 62. Nitekim 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı fık rasına ilave olarak İçtüzük'ün 59. maddesinde de başvurucuların yükümlülükle ri kapsamında şikâyetin maddi ve hukuki temellerine başvuru formu ve eklerinde yer verilmesi gerektiği açıkç a belirtilmiş (bkz. 59) böylece başvuru koşullarının öngörülebi lirliği kuvvetlendirilmiştir (Cemal Günsel, 23). 63. Bireysel başvuru incelemesinde Anayasa Mahkemesi, kamu gücü eylem ve işlemleri ile mahkeme kararlarının Anayasa'ya uygunluğunun ve m üdahale gerekçelerini n denetimini kendiliğinden yapmaz. Bu sebeple başvurucunun başvurusunun esasını ve bu kapsamda kamu makamları tarafından ortaya konulan gerekçelerin ilgili ve yeterli olup olmadığını Anayasa Mahkemesine inceletebilmesi için öncelikle kendisinin ihlal iddialar ını gerekçelendirmesi , buna ilişkin olay ve olgular ı aç ıklamas ı ve delillerini sunmas ı zorunludur (Cemal Günsel, 24). 64. Anayasa Mahkemesinin başvurucunun yerine geçerek ihlal iddia larını gerekçelendirme, olay ve olguları ortaya koyma ve delil toplama görev ve yükümlülüğü bulunmamaktadır. Söz konusu yükümlülükler başvurucuya aittir ( Cemal Günsel, 25). 65. Başvurucuların anılan yükümlülüklere uymamaları hâlinde şikâ yetlerini temellendiremedikleri için başvuruları açıkça dayanaktan yoksun bulunabilir. Anayasa Mahkemesi temellendirmeye ilişkin incelemesini her başvurunun s omut koşullarında yapar. Kuşkusuz başvurucuların bu yükümlülüklere ellerinde olmayan ned enlerle uymamalarının ikna edici gerekçelerini Anayasa Mahkemesine sunmaları ya da An ayasa Mahkemesinin bu durumu işin niteliğinden anlaması hâli müstesnadır ( Cemal Günsel, 26). 66. Somut olayda başvurucu ihlal iddialarını soyut ve genel ifad elerle ileri sürmüş, kamu görevlilerinin hangi açıklamalarının ne suretle ve hangi s ebeplerle masumiyet karinesini ihlal ettiğine ilişkin gerekçeleri açıklamamıştır. S onuç olarak başvurucu, şikâyetlerine konu temel olay ve olguları açıklamak ve bireysel başvuruya konu ettiği temel hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi nedenle ihlal edildiğini açıklamak yönündeki yükümlülüğünü yerine getirmemiş; bu bağlamda ileri sürdüğü ihla l iddialarını temellendirememiştir. 67. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 11D. Şeref ve İtibar Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddiaları 68. Başvurucu; gözaltı sürecinde kısıtlılık kararına rağmen bası n yayın organlarını n soruşturma dosyasından haberdar olarak yaptıkları açıklamalar, haberler, yazdıkları yazılar ve küçük düşürücü ifadeler nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal e dildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 69. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , 16). Başvurucunun hakkında yapılan haberlerin gerçeği yansı tmadığı yönündeki şikâyetinin özü, şeref ve itibar hakkına ilişkindir. Bu nedenle şikâyetin bir bütün olarak şere f ve itibar hakkı kapsamında incelenmesi gerekir. 70. Öte yandan masumiyet karinesi, kişinin suçluluğu hükmen sabi t oluncaya kada r yargılama makamları ve kamu otoriteleri tarafından suçlu olarak nitelendirilmemesini ve suçlu muamelesine tabi tutulmamasını güvence altına alır. Anaya sa Mahkemesi, yargılama makamları veya diğer devlet görevlilerinin ifadeleri veya kışkı rtmasına dayanmayan basın ve yayın organlarındaki yazılar veya bazı küçük düşürücü haberlerl e ilgili şikâyetleri bir bütün olarak şeref ve itibarın korunmasını isteme hakkı kapsamında de ğerlendirmektedir ( Kürşat Eyol, B. No: 2012/665, 13/6/2013, 26; Kadir Sağdıç [GK], B. No: 2013/6617, 8/4/2015, 31). 71. Anayasa nın 17. maddesinin birinci fıkrasında koruma altına alınan şeref ve itibarın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına yönelik uy uşmazlıklar açısından hukuki tazmin yolu daha yüksek başarı şansı sunabilecek, kullanılabili r ve etkili bir başvuru yoludur (S.S.A. , B. No: 2013/2355, 7/11/2013, 31; Halkevleri Derne ği ve İlknur Birol, B. No: 2013/577, 30/6/2014, 29). 72. Üçüncü kişilerce şeref ve itibara yapılan müdahaleler ile il gili olarak etkili bir giderim yolu olan hukuk davası açma imkânı kullanılmaksızın bir eysel başvuruda bulunulduğu nazara alındığında başvuru yollarının tüketilmesi k oşulunun yerine getirildiği söylenemez. 73. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜMAçıklanan gerekçelerle; A. 1. Yakalama ve gözaltına alma işleminin hukuka aykırı olması, gözaltı süresinin makul olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliğ i hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddialarının başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 2. Tutuklamanın hukuki olmaması dolayısıyla kişi hürriyeti ve g üvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, Başvuru Numarası : 2017/34570 Karar Tarihi : 25/2/2021 123. Soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması dolayısıyla kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 4. Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kişi bak ımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 5. Masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, 6. Şeref ve itibar hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın başvuru yollar ının tüketilmemesi nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA 25/2/ 2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Muammer TOPAL Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddi n MENTEŞ