11. Hukuk Dairesi 2010/13439 E. , 2012/5244 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 tarih ve 2007/121-2010/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup…
**11. Hukuk Dairesi 2010/13439 E. , 2012/5244 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/05/2010 tarih ve 2007/121-2010/149 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillinin “tost ve ızgara makinesi” isimli tasarımı tescil ettirmek için davalı kuruma başvurduklarını, başvurunun ilanı üzerine diğer davalının başvuru konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadığından bahisle itirazda bulunduğunu, itirazın davalı kurumca kabul edildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, davalı şirketin itirazında “Silex” ibareli markasına dayandığını, oysa markadan dolayı tasarımın iptaline karar verilemeyeceğini, ayrıca davalı şirketin itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların başvuru konusu tasarımla ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek, davalı kurumun 13.03.2007 tarih, 2007/T-169 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde tescilli “Silex” markasının sahibi olduğunu, davacı ...'ın 2001 yılında müvekkilinin çeşitli ülkelerdeki distribütörlüğünü yaptığını, itiraz konusu tasarımın müvekkilince uzun yıllardır piyasaya sunulan “Silex” markalı tost ve ızgara makinelerinin kopyası niteliğinde bulunduğunu, dolayısıyla yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TPE'nin itiraz nedenleri ile sınırlı olarak inceleme yapma yetkisinin bulunduğu, itiraz aşamasında sunulmayan ve daha sonraki gelişmelerle ilgili delillerin YİDK kararının iptali istemli davada göz önüne alınamayacağı, bu nitelikteki delillerin ancak hükümsüzlük davasında değerlendirme konusu yapılabileceği, davalı şirketin tasarım başvurusuna itiraz aşamasında sunduğu delillerin, davacının tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını ispatlar mahiyette bulunmadığı, bu durumda da iptali istenen kararın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne TPE YİDK'nun 13/03/2007 tarih ve 2007/T-169 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. 1-Mahkeme ilamı, davalı şirket vekiline 24.08.2010 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm anılan vekilince, HUMK.nun 432 nci maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 13.09.2010 günü temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, bu davalı vekilinin HUMK.'nun 432/4 ncü maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı TPE'nin temyiz itirazlarına gelince; Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece, davalı şirketin tasarım başvurusuna itiraz aşamasında sunduğu delillerin, davacının tasarım başvurusunun yeni ve ayırt edici olmadığını ispatlar mahiyette bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 554 Sayılı KHK’nin 6. maddesi uyarınca, bir tasarımın tescil edilebilmesi için, tasarımın aynısının başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması, bir başka deyişle mutlak yenilik koşulu kabul edilmiştir. Mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de, tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterlidir. 554 Sayılı KHK’nin 7. maddesinde düzenlenen tasarımın ayırt edicilik unsuru ise, yeni olan bir tasarımı ortak özelliklerinin dışında ve bilgilenmiş kullanıcı gözüyle kıyaslanan diğer tasarımlardan farklı kılan ve böylece yeni olan bir tasarıma aynı KHK’nin 11. maddesi ile sağlanan hukuki korumanın da kapsamını belirleyen özelliktir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, 554 Sayılı KHK ile mutlak yenilik kriteri benimsendiğinden, bu hususun mahkemece re’sen dikkate alınarak, tarafların bildirdikleri delillerle birlikte anılan KHK’nin 5 ila 10. maddeleri hükümleri göz önüne alınmak suretiyle ve somut uyuşmazlık koşulları itibariyle de gerektiğinde bilirkişi görüşü alınarak çözüme kavuşturulması gerekmektedir. O halde, mahkemece, davalı şirketin gerek itiraz aşamasında gerekse yargılama sırasında sunduğu bütün deliller de değerlendirilmek suretiyle dava konusu tasarımın yenilik unsuruna sahip olup olmadığının, bir başka deyişle, o tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş bulunup bulunmadığının gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı TPE vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ... Elektro Gerate Gmbh'dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı TPE'ye iadesine, 03/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.