4. Hukuk Dairesi 2021/24753 E. , 2023/12160 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/861 E., 2021/568 K. HÜKÜM/ KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı
**4. Hukuk Dairesi 2021/24753 E. , 2023/12160 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/861 E., 2021/568 K. HÜKÜM/ KARAR : Davanın kısmen kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi olan nın dava dışı bankadan 10.000,00 TL tüketici kredisi kullandığını ve 04.04.2012 tarihinde vefat ettiğini,'nın vefatı üzerine müvekkillerinin bu krediden haberdar olduğunu ve kredi sözleşmesine istinaden imzalanan hayat sigortası poliçesi nedeniyle borcunu ödemesi için davalıya başvurduklarını, davalı tarafın borcu ödememesi nedeniyle Adana 13. İcra Müdürlüğünün 2012/9306 sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, müvekkillerinin faiz ve geri ödeme yüküyle 15.10.2014 tarihinde 11.000,00 TL ödediklerini belirterek ödedikleri miktarın fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin görevsiz olduğunu, davacıların talebinin teminat dışı kaldığını, risk olan vefatın gerçekleşmesi halinde sigorta bedelinden yararlanacak olanın dava dışı banka olduğunu, sigortalının vefata sebebiyet veren hastalığını gizlediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 06.04.2016 tarihli ve 2014/1862 Esas, 2016/499 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davacılara ait Adana 7. Noterliğinin 16.11.2012 tarih 22374 yevmiye nolu veraset ilamı uyarınca muris 'nın mirasçıları olan davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.09.2019 tarihli ve 2016/18907 Esas, 2019/8540 Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece ATK’dan yeni bir heyet raporu aldırılarak murisin tedavi gördüğü ve gizlendiği iddia edilen hastalıkla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalıktan meydana gelip gelmediği tespit ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 16.06.2021 tarihli ve 2019/861 Esas, 2021/568 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile 10.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 15.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ait Adana 7. Noterliğinin 16.11.2012 tarih 22374 yevmiye nolu veraset ilamı uyarınca muris 'nın mirasçıları olan davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyizi dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, karara esas alınan adli tıp raporunun konusunda uzman olmayan heyet tarafından alındığını, davacılar murisinde mevcut hastalıklar ile ölüm nedeni olarak gösterilen hastalıkların Kardiyoloji ve Dahiliye uzmanlık alanına girdiğini, bu uzmanlık alanlarındaki hekimlerin de bulunduğu bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, Adli Tıp Raporunda sigortalıya kalp damar hastalığı tanısının sözleşme tarihinden önce konulduğu tespit edilmesine rağmen illiyet bağının bulunup bulunmadığı yönünde bir tespitte bulunulmamasını anlayamadıklarını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için beyan edilmemiş hastalık ile vefat arasında illiyet bağının olmadığı düşünülse bile beyan yükümlülüğüne aykırı davranıldığından tazminattan indirim yapılması gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1494 üncü maddesi uyarınca yasal mirasçılara vefat teminatının eşit oranda ödenmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; banka kredisi nedeniyle düzenlenen hayat sigortası poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1290 ıncı maddesi, Hayat Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.