(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2017/7375 E. , 2020/5513 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/113 esas 2016/320 karar sayılı davanın davalılar ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalı ...yönünden davanın kabulüne dair verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ...…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2017/7375 E. , 2020/5513 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesince 2015/113 esas 2016/320 karar sayılı davanın davalılar ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalı ...yönünden davanın kabulüne dair verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2017/76-2017/224 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalılardan....in, 2547 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca lisansüstü eğitim yapmak üzere yurt dışında görevlendirildiğini ve 17/9/1998-17/8/2003 tarihleri arasında maaşlı olarak, 17/8/2003-5/8/2005 tarihleri arasında da ücretsiz izinli olarak yurt dışında kaldığını, yurt dışına çıkarken imzaladığı taahhütname ve kefalet senedi gereği yurt dışında eğitim gördüğü sürenin iki katı kadar mecburi hizmet yükümlülüğü bulunan davalının 21/7/2006 tarihinde mecburi hizmet yükümlüsü olarak göreve başladığını, ancak henüz mecburi hizmetini tamamlamadan 14/3/2014 tarihinde görevinden istifade ettiğini, bu nedenle ilgili mevzuat ve yüklenme senedi gereğince yurt dışı maaşlarından kaynaklanan borcunun bulunduğu, taahhütname ve kefalet senedinde kefil imzası bulunan diğer davalılarının bu borçtan kefalet sınırı ile sorumlu olduklarını belirterek, tamamlanmayan mecburi hizmet karşılığı olarak hesaplanan ve döviz cinsi yurt dışı maaş ödemelerinden kaynaklanan 32.250,87 Euro ile 219 USD yurt dışı ödemesinin istifa tarihi olan 14/3/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı asıl borçlu....alacağın tamamı, diğer davalılardan ise kefalet sınırı dikkate alınarak müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. İlk Derece Mahkemesi (Mahkeme), 20/9/2016 tarihinde, davalı ... Kayıran Beyaz hakkında açılan davanın kabulüne, davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermiştir. Davacı vekilinin, hüküm fıkrasının kabul edilen alacak kalemleri, faizleri ve faiz başlangıç tarihi açısından açıklık kazanacak şekilde tashihini talep etmesi üzerine, mahkeme, 15/12/2016 tarihli tashih şerhi ile, hüküm fıkrasının, "Mecburi hizmet yükümlülüğü karşılığı olarak hesaplanan ve döviz cinsi yurt dışı maaşlarından kaynaklanan 32.250,87 Euro ve 219 USD yurt dışı ödemesinin, istifa tarihi olan 14/3/2014 tarihinden itibaren yasaşl faizi eile birlikte, davalı asıl borçlu Saadet Kayıran Beyaz dan alacağın tamamı, diğer davalılardan ise kefalet sınırı esas alınarak müşterek ve müteselsilen tahsiline" şeklinde tashihine karar vermiştir. Davalılar vekili kısa karar ile 15/12/2016 tarihli tashih şerhinin birbiri ile çelişki oluşturduğunu ifade ederek, kefiller yönünden kararın tashihini talep ettiğinde ise, bu kez Mahkeme, 21/12/2016 tarihli tashih şerhi ile, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "Mecburi hizmet yükümlülüğü karşılığı olarak hesaplanan ve döviz cinsi yurt dışı maaşlarından kaynaklanan 32.250,87 Euro ve 219 USD yurt dışı ödemesinin, istifa tarihi olan 14/3/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte, davalı asıl borçlu Saadet Kayıran Beyaz'dan alınmasına" şeklinde tashihine karar vermiştir. Mahkeme kararına karşı, davalılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İstinaf merci olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına karar vermiş, davacı vekili ilk duruşma günü olan 6/4/2017 tarihinde sunduğu beyan dilekçesinde, 21/12/2016 tarihli ikinci tashih kararının taraflarına tebliğ edilmediğini, tebligatın ellerine ulaşmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kefiller yönünden bozulmasını talep etmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 20/4/2017 tarihinde, taraflarca yapılan istinaf başvurularının esastan reddine, mahkemece verilen kararın 'Davalı ... Kayıran Beyaz hakkında açılan davanın kabulü ile, 32.250,87 Euro ve 219 USD'nin istifa tarihi olan 14/03/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine" şeklinde düzeltilmesine karar vermiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin anılan kararı, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesi gereğince hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı Kanun'un 298/2 maddesinde ise, gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağını düzenlenmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, karar gerekçesinde, 'davacının süresinde istinaf başvurusunda bulunmadığını, davalının istinaf itirazlarının yerinde olmadığını, Mahkemece verilen 15/12/2016 ve 21/12/2016 tarihli tashih kararları ile hükümde yapılan değişikliklerin hükmün tashihi veya tavzihi suretiyle yapılamayacağını ancak istinafa konu edilebileceğini, tashih kararları ile ilgili olarak süresinde taraflarca yapılan bir istinaf başvurusu bulunmadığından bu hususta inceleme yapılamayacağını' belirttikten sonra hüküm sonucunda, taraflarca yapılan istinaf başvurularının esastan reddine ve ilk derece mahkemesi kararının düzeltilmesine karar vermiştir. Bu şekilde kararın gerekçe kısmında davacının istinaf başvurusu süreden reddedilmiş iken, hüküm sonucunda esastan reddine karar verilerek ve de gerekçede ilk derece mahkemesince verilen tashih kararlarına yönelik istinaf başvurusu bulunmadığından bu konuda inceleme yapılamayacağı ifadelerine yer verilmiş iken, hüküm sonucunda ilk derece mahkemesi kararının hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur. Üstelik, Bölge Adliye Mahkemesinin tarafların istinaf başvurularının esastan reddeden buna karşılık ilk derece mahkemesi kararını düzelten hüküm sonucu da kendi içinde çelişkili ve tereddütlü bir hâl almıştır. Bu durumda, gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki barındırması ve hüküm fıkrasının tereddüte mahal vermesi nedenleriyle usûl ve yasaya aykırı olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir. 2-Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesindeki kabulüne göre de; davacı tarafın 21/12/2016 tarihli tashih şerhini içeren tebligatın kendilerine tebliğ edilmediği yönünde iddiaları doğrultusunda, 21/12/2016 tarihli tashih şerhinin davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği hususunda bir değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile sonuca gidilmesi de doğru görülmemiştir. 3-Bozma sebebine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (3) numaralı bentte yazılı nedenle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 30/06/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.