4. Hukuk Dairesi 2022/34 E. , 2024/12232 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2176 E., 2021/2463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/146 E., 2018/531 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf…
**4. Hukuk Dairesi 2022/34 E. , 2024/12232 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2176 E., 2021/2463 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/146 E., 2018/531 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.06.2004-07.02.2012 yılları arasında ... şirketinde sürveyan olarak çalıştığını, 21.11.2011 tarihinde müvekkilinin eşi adına davalının ... Ticaret Ltd Şirketindeki hisselerinin devralındığını, davalı tarafından 31.01.2012 tarihinde müvekkilinin işverenine gönderilen mail sonrasında müvekkilinin iş akdinin sona erdirildiğini, mail içeriğinde kullanılan ifadelerin doğru olmadığını, her iki şirketin iştigal konularının farklı olduğunu ayrıca ... Ticaret Ltd Şirketi ile müvekkilinin ilgisinin olmadığını, bu mailin müvekkilinin eşi ile devir esnasında yaşanan sorunlar nedeniyle haksız şekilde kaleme alındığını, davalının müvekkilinin işinden olmasına sebep olduğunu, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminat ile 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, davacının işvereni ile bir iletişiminin olmadığını, bu davanın işverene yönelik açılabileceğini; davacının eşinin, müvekkilinin ... Ticaret Ltd Şirketindeki hisselerini devraldığını, devirden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek için müvekkiline iftira atıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu e-mailin davalı tarafından gönderildiği sabit olmakla beraber; davacının, çalıştığı şirket aleyhine eşine aynı faaliyet konusuyla ilgili bir şirket açmak suretiyle çalıştığı şirket aleyhine haksız rekabete girdiği ve çalıştığı şirketin güvenini sarsıcı bir eylemde bulunduğu, iş akdine de davalının gönderdiği mailden dolayı değil güven sarsıcı eylemde bulunduğu için son verildiği, dinlenen tanık beyanına göre de devralınan şirketin işleri ile davacının bizzat ilgilendiği, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 2 nci maddesi gereğince iyi niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından müvekkiline gönderilen mailin gerçek olmadığını, haksız ithamlar içeren bu mail nedeniyle müvekkilinin iş akdinin sona erdirildiğini, denizcilik çevresindeki itibarının zarar gördüğünü, şirketin devri sırasında müvekkilinin eşi işe yaşanan sorunlar nedeniyle bu mailin kaleme alındığını, müvekkilinin işine son verilen şirket ile eşi adına devralınan şirketin iştigal konularının farklı olduğunu, mailin davalı tarafından gönderildiği kabul edilmesine rağmen davanın reddedilmesinin hatalı olduğunu, tanık ...'nin müvekkilinin eşi tarafından işten çıkarılması nedeniyle doğruyu söylemediğini, tanıklığına itibar edilmemesi gerektiğini, iş mahkemesi tarafından müvekkilinin iş akdinin hukuka aykırı olarak feshedildiğine karar verildiğini, bu kararın eldeki dosyada da bağlayıcı olduğunu, bu kararın değerlendirmeye alınmamasının da hatalı olduğunu, maddi ve manevi zararın ispatlandığını belirtmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından 31.01.2012 tarihinde davacının işverenine gönderilen mail nedeniyle davacının iş akdinin sona erdirildiği iddiası ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacının eşi adına, davacının çalıştığı şirket ile ortak iştigal konusuna sahip bir şirketin hisselerinin devranıldığının, bu hususun davacının çalıştığı şirket yönünden güven sarsıcı nitelikte olduğunun, bu şirket davacının eşi adına kayıtlı olmakla beraber işlerle bizzat davacının ilgilendiğine dair tanık beyanı bulunduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.